[Yönetmen] Woody Allen biyografisi, hayat hikayesi.

0
22

Forumda bir Woody Allen topiğinin bulunmaması beni uzun zamandır düşündürüyordu(Yahudi değilim ama yine de düşündürüyordu).Ben de düşünmek yerine eyleme geçmeye karar verdim(Bana katılan Allendaş’larım ellerini kaldırsın)
Woody Allen malumunuz olduğu üzere New York’ta dünyaya
geldi.Kendisi Yahudi bir ailenin çocuğuydu ve bu çevre ileride onun
dünya görüşünü ve mizah anlayışını şekillendirecek olan ana etmendi.Henüz gencecik yaşında mizah dünyasına girdi,esprilerini ünlü komedyenlere ve Tv showlarına satmaya başladı.1958 yılından itibaren bizzat sahneye çıkmaya başladı.Onu Blue Angel adlı gece klübünde görüp çok beğenen Charles Feldman ondan bir senaryo yazmasını istedi;o da bu istek üzerine “What’s new Pussycat” adlı filmin senaryosunu kaleme aldı,aynı filmde küçük bir rolde de,ilk kez beyazperde de boy gösterdi.Woody o yıllarda Broadway için oyunlar yazmaya başladı.Yine aynı yıllarda Amerikan entellektüel çevresinin dergisi “New Yorker” da yazılar yazmaya başladı.

Allen sinemada ki ilk yıllarında genel olarak oyunculuğa yöneldi.”Casino Royale” ve “Play it again Sam” de oynadı.İlk çektiği film “What’s up tiger Lily” pek ciddiye alınmadı.İlk ciddi yönetmenlik denemesi ise “Take the money and Run” oldu.Arkasından “Bananas”,”Everything you always wanted to know about Sex”,”Sleeper” ve “Love and Death” gibi filmler geldi.Bu filmler Woddy Allen’ın henüz tam olarak felsefesini yansıtamadığı,daha çok komedi ağırlıklı filmlerdi.

Ama bu filmlerinden sonra;belki de Allen’ın en iyi filmi(benim de eski gözdelerimden biridir) “Annie Hall” geldi.Film aslında bir çesit öz yaşamsal sinemadır. Allen’ın korkuları,zaafları,ilişkileri hep gözler önüne serilir.Zaten Diane Keaton ile Woody Allen arasındaki ilişki film dışında da mevcuttur(Diane Keaton’un gerçek soyadı “Hall”dur.Size küçük bir sır).Film akademi tarafından en iyi film,yönetmen ve kadın oyuncu oscarlarına layık görülür.Bir daha da zaten oscarlardan yana pek şansı olmayacaktır Allen’ın.
Bir sonraki filmi “İnterirors” ilham kaynağı İngmar Bergman’a göndermelerle doludur.Ancak seyirciler tarafından pek sevildiği söylenemez.Ama ardından bir diğer başyapıtı “Manhattan” gelir ve eleştirmenler tarafından övgülere boğulur(bunda siyah-beyaz ve cinemascope olmasının da payı var tabi).Daha sonra “Stardust Memories”,”A midsummer night’s sex Comedy”(bu filmde yeni aşkı Mia Farrow ile ilk kez yan yana gelir),”Zelig” ve benim favorim “Purple Rose of Cairo” gelir.Özellikle Purple Rose of Cairo gerçek dünya ve filmlerde ki klişeler üzerine çok çarpıcı ve keyifli bir filmdir ama sonu biraz insanı hüzünlendirir.
Allen bu başarılardan sonra;”Hannah and Sisters”,”Radio Days”,”Crimes and Misdemeanors” gibi yine oldukça kaliteli filmlere imza atar.2000’li yıllarda eski başarılarını aratsa da yinede kaliteli yapımlarla karşımıza çıkar.Özellikle “Small time Crooks” ve “Jade of the curse Scorpion” ile.Ancak bu filmler eski Allen takıntıları ve göndermelerinden uzaktır.
İşte bu kısa,kel,koca burunlu ama çok duygusal ve komik adam hala çalışmaya hala üretmeye devam ediyor.Son filmi “Melında and Melında” Venedik film festivalınde açılış filmiydi.Allen daha da üretmeye devam edecek gibi duruyor.Ne diyelim…İnşallah!

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz