[Yönetmen] Luis Bunuel biyografisi, kişisel görüşüm, filmleri (1900~1983)

1
71

Dünya sinemasının bana göre ustalarından birisidir Luis Bunuel… Kişisel hayranlıgım çok fazladır kendisine,belki de burjuvaziye yaptığı taşlamalar ve çok seri eleştrilerle inanılmaz filmlere imza atmıştı…
Herkes onu ne yazıkki Franco’nun güçleri tarafından vurulan İspanyol yönetmen olarak hatırlıyor…
Genellikle İspanya’nın en büyük yönetmeni sayılan Bunuel, yaşamının çoğunu sürgünde geçirdi; filmlerinin neredeyse tümünü Meksika ve Fransada yaptı.
1928’de Salvador Dali ile birlikte yaptığı Bir Endülüs Köpeği, sinemada gerçeküstücülüğün başlangıcı sayıldı.
Büyük aktör Fernando Rey ile yaptığı filmlerin hepsi birer başyapıttı.
Bir gün bir kolejin öğrencileriyle bağlantı kurup, Fernando Rey’in de yanında olduğu zaman gelip kendisinden imza istemelerini ayarlamış. Ama sadece Bunuel’den imza isteyecekti öğrenciler… Rey’le birlikte bir kafenin terasında otururlarken işte öğrencilerden biri gelip Bunuel’den imzayı istemiş, yanında oturan Rey’e hiç bakmadan uzaklaşıp gitmiş. Bir başka öğrenci yine aynı şekilde imzayı alıp gitmiş, üçüncü öğrenci geldiğinde Rey, artık kendini tutamayıp kahkahayı patlatıvermiş. Bunun bir şaka olduğunu anlamış, Nedeni de açık: Bunuel’den imza isteyeceklerdi ve Rey’i tanımaaycaklardı, bu tamamen olanaksız görünmüştü Rey’e
Viridiana’yı izleyen Vittorio De Sica, gösterimden sonra Bunuel’in karısıyla taksiyle yolculuk ederken Bunuel’in, gerçek hayatta da bu kadar korkunç biri olup olmadığını, hatta kendisini dövüp dövmediğini sormuş. Karısı da ‘Bir örümceği bile öldürmek gerekse gelip benden yardım ister’ demiş :mrgreen:
Şüphesiz ki Viridiana, kendisinin en seri filmiydi. Bu sefer tüm insanlık Bunuel’in eleştirilerinden nasibini almıştı…

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Emin Sonmez
Ziyaretçi
Bunuel bu forumda kesinlikle atlarımaması gereken bir isimdi. Benim de hayran olduğum yaratıcılardan biridir. (Sadece yönetmen deseydim eksik kalırdı gibi geldi bana, o yüzden yaratıcı dedim.. ) İlk izlediğim filmi “Belle de Jour-Gündüz güzeli”ydi. Henüz liseye gidiyordum, hayranı olduğum Catherine Deneuve’u izlemeye gitmiş ve hiç beklemediğim kadar etkilendiğim bir filmle karşılaşmıştım. Sinemada yönetmenin önemini yeni yeni anlamaya başladığım yıllardı ve hemen Bunuel’le ilgili bilgi aradım. Karşıma çok sevdiğim başka tanıdık isimler çıkınca da iyice afalladım, tahmin edeceksin; Federico Garcia Lorca, Salvador Dali ve André Breton… Böylece filmde zaman zaman ortaya çıkan ve neyi simgelediğini anlayamadığım “atlı araba” birden anlam kazanıverdi.… Read more »
wpDiscuz