[Yönetmen] John Woo biyografisi, hayat hikayesi.

1
77

Tahmin ediyorum forumuzda bu yönetmenin çok seveni vardır. Ama nedense herhangi bir thread oluşturulmamış.

Ben kendisinin eski uzakdoğu filmlerini daha önce hiç izlemedim. Belki Televizyonda farketmeden izlemiş olabilirim. Mission İmpossible2 ve Windtalkers’ i izledim ama iki filmde de farklı bir şey göremedim.

Kendisinin seveni ve fanatiği çok, ama okudukça eski filmlerinin çok daha özgün ve daha başarılı olduğunu duyuyorum. Biraz giriş yapmak için kendisinin “Hard Boiled” ve “The Killer” filmlerini sipariş ettim. En yakın zamanda izleyeceğim inşallah. Ayrıca angee’ nin hem bu filmle hemde Woo ile ilgili yazılarını bekliyorum.

“john Woo is God”
Bu iddialı cümlenin bu güne kadar iki kişi için kullanıldıgını duydum, digeri Eric Clapton için söylenmişti. Yukarıdaki cümle bir uzakdogu gazetesinde yayınlanmış ve gazetenin sinema eleştirmenine ait. “Hard Boiled”ı seyrettikten sonra böyle bir başlık atmış. Ben de bu cümleye aynen katılıyorum anlamında yazmadım bunu, sadece kendi ülkesinde ona ne gözle bakıldıgı konusunda çarpıcı bir referans oluşturdugu için yazdım.
John Woo ile ilgili thread oluşturmayı ben düşünmüştüm ama nedense hep ihmal ettim. (Sam Peckinpah’ı ihmal ettigim gibi… 🙁 )

iki nefis film sipariş etmişsin. Bence ikisi de başucu filmlerin haline gelecek. Mİ2 ve özellikle Windtalkers’ı ben de begenmedim. Bildigin gibi Holywood’da işin içine çok fazla kişi ve dış etken karışıyor ve bu da büyük film şirketleriyle çalışan yönetmenlerin en büyük sıkıntılarından biri. Ama mesela Woo’nun Holywood döneminde çektigi “Face Off” bence muhteşem bir filmdir. Holywood’daki ilk dönem filmleri “Hard Target” ve “Broken Arrow”da da belli bölümlerde Woo kendini hissettirir. Ama ille de eski filmleri… özellikle “Hard Boiled”in başındaki çayevinde terör sahnesini hala arada bir takıp seyrederim, hemen ardından gelen “kütüphanede suç aletinin bulunması” sahnesi de bence sinema okullarında ders olarak gösterilmesi gereken bir sahnedir. Neyse zaten Angee’de yazacakmış, sen de seyredeceksin, işin suyunu çıkarmayayım. Ancak John Woo hakkında nefis bir anekdot var, belki bilmeyenleriniz vardır, onu aktarmadan geçmeyeyim;

Tam bir sinema delisi olan Martin Scorsese videoteklerden rastgele topladıgı filmleri seyrettigi gecelerden birinde “Hard boiled”i izler ve şaşkınlıga düşer. Menajerini arayarak kendisine Woo’nun telefon numarasını bulup bulamayacagını sorar ve az sonra telefonda Woo ile konuşmaktadır. Meslektaşını heyecanla tebrik eder ve ” Az önce izledığım filminiz bana ne kadar büyük ilhamlar verdi ve çektiginiz bir çok sahneden ne kadar etkilendığımi bilemezsiniz..” der. John Woo şöyle cevap verir;
“Saygıdeğer Scorsese… Eger filmimi bir kez daha izleme şerefini bana bahşederseniz; dikkatlice baktıgınızda asıl benim sizden ne kadar etkilendığımi ve sizden ne kadar ilham almış oldugumu da farkedeceksiniz..”

Yaa işte böyle… Scorsese’nin alçakgönüllülügüne ve bir de karşısındaki Woo’nun zerafetine bir bakarmısınız…
Hastayım ben bu soylu insanlara yaa…

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Emin Sonmez
Ziyaretçi
Biraz saçma olucak ama ben john Woo’yu hep Lucescu’ya benzetiyorum. Adamda saygı ve alçakgönüllülük var. Zaten yüzüne bakıncada bu hemen anlaşılıyor. Sessiz sakin bir adam, filmlerinde kamera arkası görüntülerini hiç seyrettinizmi bilmiyorum, hep eller cebinde güler yüzle olayları anlatır. Çekeceği sahnede az sonra silahlar patlıyacak kan gövdeyi götürecek o sakin sakin güler yüzle olayların nasıl gelişmesi istediğini anlatıyor. Bende Woo’yu severim.Ama kendi ülkesinde çektiği filmleri ile beraber.. Çünkü bana şöyle gliyor, kendi ülkesinde çektiği filmlerde sanki daha bir özenli çalışmış. Hollywood’ta çektiği filmler içinde Face Off hariç hiçbir filmini beyenmedim. Hatta hepsi birbirinden kötü. Bu kadar yetenekli bir yönetmenin böyle… Read more »
wpDiscuz