[Yönetmen] Federico Fellini biyografisi, filmleri (1920~1993)

1
85

Biraz Avrupa yönetmenlerini tanıtıyım , en çok tanınmak isteyenlerinden başlıyım.
Federico Fellini 1920de doğdu. Orson Welles, bir zamanlar Fellini’nin çalışmalarını bir kır çocuğunun büyük kent rüyaları diye tanımlayarak önemsememişti. Ama gel gelelim 1954’te dünyaya sesini duyurdu Fellini.

La Strada tüm dünyada çok sevildi ve Fellini’yi tüm dünyaya tanıttı. İtalya’nın kasvetli yaylalarında geçen bu nefis film’i unutmak mümkün değil. Anthony Quin ve Giulietta Masına’yı bir arada görmek muhteşemdi.

Yeni gerçekçiliğin hala hüküm süren bir gelenek olduğu sırada yapılan ilk filmlerinde bile Fellini , esin kaynağı olan anıları ve fantezilerinden yararlanmayı tercih etti. Bu öznel ve otobiyografik eğilim , anılarını anlamlandırıncaya dek filminin tamamlayamayan bir film yönetmenini betimleyen 8 ½ ‘dan başlayarak daha da belirginleşti.
Bununla birlikte , Fellini bireysel filmlerin yönetmeni olmaktan çok;bir bütün olarak bir arada duran bir eserin yazarıdır. Yıllar geçtikçe, toplumun ve dünyanın , tarzların ve anlatım biçimlerinin değişmesi gibi kendisi de değişti. Ama o ;filmlerinde aynı temaları ve düşünceleri sürdürüp geliştirmeyi başardı.

Tavsiye edebilceğim filmleri:
La Strada-Criterion Collection (2 disc)
8 ½-Criterion Collection (2 disc)
Amarcord-Criterion Collection
La Dolce Vita (1960) (DVDsi çıkmadı 1, bölgede, VHS’si box set)
Roma (1972)
Juliet of the Spirits-Criterion Collection

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
Sıralama:   En Yeniler | Eskiler | Beğenilenler
Emin Sonmez
Ziyaretçi
Fellını küçüklüğünde hiç sinemaya gitmemiş mesela bir eisenstein veya welles filmi seyretmemiş.Böyle kendine has bir tarz yaratmasında da bunun rolü büyük herhalde Fellını gerçekten çok farklı bir yönetmen.o tam anlamıyla özyaşamsal bir sinema yapıyor.Filmlerinin çoğunda onun çocukluğuna,yaşadığı yerlere beğenilerine ait izler bulabilirsiniz.Mesela o “büyük” kadınları.Fellını sineması diğer yönetmenlerinkinden çok farklı.Onun sineması belli bir aşamadan sonra düzenli olmaktan çıkıyor.Yani filmlerini çeşitli epizodlara bölüyür ve bunu yaparkende filmin ritmini bozmuyor bu epizodlar birleşince ortaya anlamlı bir şey çıkıyor.En açık örnekleri roma ve amarcord. Bu özgün sinemacı ömrünün sonuna kadar hep eleştirilmişti,çünkü o kiliseye kurulu düzene fena halde göndermekteydi her filminde.Seveni olduğu kadar… Read more »
wpDiscuz