[Yönetmen] Alexander Payne biyografisi, hayat hikayesi.

0
40

1961, ABD doğumlu Alexander Payne’in adını en son Sideways ile duymuştuk. Citizen Ruth, Election, About Schimdt, Sideways… Citizen Ruth’u izlemedim ama diğer üç filminden yola çıkarak söyleyebileceklerimin başında Payne sinemasının “küçük insana” odaklandığıdır. Zaten son dönem fazlasıyla örneklerini izlediğimiz ve buna çok memnun olduğumuz Amerikan Bağımsızlarının ortak noktalarından biri bu. Gündelik hayatta yaşamını sürdürmeye çalışan bireylerin içsel sıkıntıları, yalnızlıkları, sevinçleri veya üzüntülerini minimal bir yaklaşımla vermeye çalışan yönetmenlerden biri de Payne. Onun sinemasına hakim olan ince ironi, (tabi ki Wes Anderson kadar değil) insanlık hallerinin günlük durumlarından doğuyor. Ele aldığı kişileri incelikle yoğurması, gözlemlerini karaktere iyice yedirmesi bizi yaşayan insanlarla karşı karşıya getiriyor. Hepsi yaşıyor onun insanlarının. Her an karşımıza
çıkabilecek, sıradan denen ama yaşamımızı temelden şekillendiren sıkıntıları paylaşıyor onun insanları bizimle.

Election’da hırs küpü genç bir kızla onun öğretmeninin yaşamı irdelenirken yer yer acı komediye kaçan insan davranışlarını sorguluyordu Payne. About Schimdt’se emekli olan bir adamın işi elinden gittikten, karısı öldükten.
sonra kendini kaybettiği boşluk gözler önüne seriliyordu. Bu boşlukta kalmış bir insanın bocalayışları, sarılacak bir dal arayışı komedi-dram karışımı unsurlarla çarpıcı bir şekilde göz önüne geliyordu. İzlediklerim arasında en sevdiğim Payne filmi Sideways İncelikli bir karakter, hatta karakterler öyküsü Sideways de. Sideways nisbeten hafifletilmiş bir film gibi duruyor Payne filmografisinde ama işin gerçeği öyle değil tabi. Birbirine zıt kutuplarda duran iki erkek karakter ve daha az üzerinde durulmuş iki kadın karakter filmin odağında. Tabi burada Paul Giamatti ve Thomas Haden Church’un hakkını teslim etmek gerek. Canlandırdıkları karakteri ete kana büründürmüş iki oyuncu… Sideways üzerinde konuşulmayı hak eden incelikli bir film kanımca…

Payne kendi sinemasını kurabilecek ender yönetmenlerden biri. Bunu tabi ki sevinerek söylüyorum çünkü bana hitap eden bir sinema tarzı var. Çoğunlukla dingin, inceliklerle örülmüş insan öyküleri anlatıyor Payne. Kendi kaleminden dökülen kelimelerle. Sideways bir roman uyarlaması ancak senaryoya dökenlerden biri Payne. Böylelikle kendi senaryo
dilını oluşturacak yönetmenlerden biri diyebiliriz kendisine rahatlıkla. Bu açıdan da takdir edilesi bir insan.

Belki hiç büyük bütçelere imza atmayacak, filmleri gişe rekorları kırmayacak ama o bize bizden olanı, bizim gibi olanı anlatacak büyük bir samimiyetle.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz