Yoğurdun tarihçesi ve faydaları, yoğurt hakkında bilgi.

0
16

Yoğurt, çok eski çağlardan beri Orta Asya kavimleri ile daha batıda bulunan İskitler’deki yiyecek çeşitlerinden biridir. Yunan tarihçisi Hippokrat bile, İskit kavimlerinin yaptıkları yoğurt veya yoğurda benzer yiyeceklerden sık sık söz açmıştır.

Yaklaşık 1000 yıl önce Balasağunlu Yusuf Has Hacip ve Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olan “Kuladgu Bilig” ve “Divan-ı Lügatit Türk” adlı eserlerde yoğurtla onun kurutulmuş bir şekli olan “Kurut” kelimesine rastlanmaktadır.

Yoğurt. Avrupa’ya 16’ncı yüzyılda Fransa Kralı 1. Fransuva’yı tedavi amacıyla Türkler tarafından götürülmüş ve o tarihte Fransa’da daha ziyade bir ilaç olarak tanınmıştır. Hatta bu konuda Fransız tıp aleminde geniş yankılar yaratan ilginç bir olayda tıp tarihi kayıtlarına geçmiştir. Bu kayıtlara göre Fransa Krallarından 1. Fransuva çok hastalanmış, ihtiyarlığının da etkisiyle kendisini bir türlü toparlayamıyormuş. Memleketinin ve Avrupa’nın en ünlü doktorlarının bütün çabaları olumlu sonuç vermemiş Nihayet o devirde yalnız askerlik ve siyasal alanlarda değil, aynı zamanda ilim ve fende de en yüksek düzeyde bulunan Osmanlı İmparatorluğuna başvurularak devrin padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dan bir hekim rica edilmiş. Saraydan bir doktor gönderilmiş. Bu doktor beraberinde getirdiği keçiden elde ettiği sütü, Fransız doktorlarının hayretleri arasında yoğurda işlemiş ve onu Krala yedirerek birkaç gün yoğurt kürü yaptırmış ve bu yoğurt tedavisi sonucunda Fransuva sağlığına kavuşmuş. Bunun üzerine yoğurt Fransa’ya mucize yaratacak bir ilaç olarak girdiği gibi tababette de ilaçların kralı “İmparator” olarak anılmaya başlamıştır.
16 ncı yüzyılda Avrupa’da harika bir ilaç olarak tanınan yoğurdun gerçekten insan sağlığı üzerinde yaptığı katkılar birçok toplumların ve beslenme uzmanlarının ilgisini çekmiştir. Zamanımıza kadar yoğurt üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmış ve ondan faydalanma yolları araştırılmıştır.
O halde yoğurdun tanım ve bileşimini açıklamakta fayda vardır.
Yoğurt, sütün laktik asit (süt asidi) kültürleriyle mayalanması sonucunda elde edilen ekşimsi aromalı, pelteleşmiş bir süt ürünüdür.

Bileşimi ise söyledir:

% Oranı
Su 80-86
Kuru madde 14-20
Protein 2-8
Süt Şekeri 4-8
Mineral Maddeler 0.8-12
Asitik (% Süt asidi olarak) 0.9

100 gr. Yoğurdun kalorisi ise 90.5’tur.
Yoğurt son derece değerli bir besindir. Yukarıda da açıklandığı gibi sütte bulunan önemli besin maddeleri eksiksiz, hatta çoğu kez biraz daha zenginleştirilmiş durumda yoğurtta bulunmaktadır. Yoğurdun işlenişinde, özellikle pişirmede C ve B gurubu gibi ısıya hassas bazı vitaminler zarar görürse de, yoğurt bakterilerinin faaliyetleri sonucunda B grubu bazı vitaminlerin bu arada özellikle B6 vitamininin (Ribaflavin) sentezlendiği anlaşılmıştır.
Yoğurdun insan sağlığı üzerinde yaptığı etki gerçekten büyük önem kazanmıştır. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, bu mamül beslenmede diyette ve hatta bazı tedavi şekillerinde yararlı bir besin olarak geniş kullanım alanları, oluşturmuştur. Yoğurdun bu özelliklerinden başlıcalarını şu şekilde belirtebiliriz.

-Sindirim sistemi bozukluğuna etkili olmakta, bağırsak hareketlerini ayarlamaktadır.
Çeşitli araştırmacılar, bağırsaktaki proteolitik bakterilerin faaliyetleri sonucunda meydana gelen toksinlerin dokuları yavaş yavaş zehirlediğini ve ömrün kısalmasına neden olduğunu saptamışlardır.

Ancak buna karşılık yoğurt bakterilerinin süt şekerini parçalayarak meydana getirdikleri asitlik, midede ve barsaktaki kokutucu ve toksin meydana getiren bakterilerin faaliyetlerine engel olmakta kokuşmayı durdurmakta ve ihtiyarlığı geciktirerek yaşlıların sağlığını düzene koymaktadır.

•Böbrek ve deri hastalıklarına şifalı olmaktadır.
Hazımsızlıktan doğan ağız kokusu, kronik diyare, dizan teri, kabızlık, mide kanamaları, aşırı gebelik sıkıntıları gibi hastalık ve düzensizliklerde güven ve başarı ile kullanılabilmektedir.
-Günümüzün harika ilaçlarından sayılan antibiyotiklerdeki mikrop öldürücü özelliğin, yoğurtta da bulunması onun değerini bir kat daha artırmıştır.
Ayrıca çağımızda çok kullanılan pensilin vs, gibi antibiyotiklerle, sülfamitlerin kötü etkilerim yoğurt önleyebilmekte ve bu tedavilerde zarar gören barsak florasını düzeltmektedir.
-1957’de Japonya’da yapılan bir araştırmada radyoaktivitenin sebep olduğu hastalıklara karsı yoğurdun çok yarayışlı bir besin olduğu bulunmuştur.
Bunlardan da anlaşılıyor ki yoğurt günümüzün en önemli bir besin kaynağı, etkili bir tedavi aracıdır.
Yazar : Şemsettin KÜÇÜKAZAY

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz