Yanardağ nasıl patlar (Volkan nasıl püskürür) – Kamçatka Yanardağı patlama hikayesi.

0
30

Vladimir Vlodavets bir volkanın püskürüşünü şöyle anlatıyor “Bu olayı size yalnız bir teorisyen olarak değil, bir görgü tanığı olarak anlatabilirim. Kamçatka yarımadasından döndüm, oraya olayı kendi gözlerimle görmeye gitmiştim. Bu, hayatımda gördüğüm en unutulmaz püskürme idi Her şey, 6 Temmuz, 1975’de beklenmedik bir şekilde başladı: volkanın püskürmeye başlayacağı resmen gazetelerde ilan edilerek halk uyarıldı. Bilginler bunu nasıl anlamışlardı? Kuril adaları ve Kamçatka yarımadası dünyanın volkanik bölgeleri arasındadır, buradaki bazı volkanları 40 yıldır devamlı gözlüyorduk 1975 Haziran’ı sonlarında Kamçatka’daki sismograflar (deprem kayıt cihazı) giderek şiddeti artan küçük depremler kaydetmeye başladı. Bu depremlerin merkez üsleri Ploski Tolbaçik volkanının güney yamaçlarına rastlıyordu. Volkan püskürme laboratuarı şefi P. Tokarev bu bulguları inceleyerek volkanın ne zaman püsküreceğini büyük bir kesinlikle bildirdi. İlk önce üzerinde 4 krater bulunan bir çatlak belirdi, her krater yarım km ve daha fazla yüksekliğe kırmızı sıcak “bombalar” fırlatıyor ve 4 – 5 km yüksekliğe kül püskürtüyordu. Püskürüşlerin sayı ve gücü giderek arttı ve kraterlerden biri ötekilerden daha aktif olmaya başladı. Bu kraterin üzerinde 1000° sıcaklıkta ve 2.5 km yükseklikte ateşli bir şamdan belirdi. Büyük gaz ve volkanik kül bulutları daha yükseklere, 10 – 12 km ‘ye erişti. Rüzgarın taşıdığı bu küller 800-1000 km uzunlukta bir bulut oluşturdu. Bu toz ve kül bulutu içinde her yönde parlak şimşekler çakıyordu. Volkan uzmanlarının cihazları yandı, radyo bağlantıları kesildi, bir gecede toprak üzerinde 80 cm kalınlıkta bir kül tabakası oluştuğundan ve erimiş lavların her an herhangi bir yeri basması ihtimali olduğundan uzmanlar bilimsel kamplarının yerini devamlı değiştirip durdular. 18 Eylül’de 10 km güneyde yeni bir noktadan lav fışkırmaya başladı. Yüzlerce metre uzunlukta bir çatlak üzerinde otuzdan fazla noktada lav kaynakları belirdi. Lav ırmakları dokuz km, uzunlukta ve yedi km eninde idi. Bütün bu olaylar uzmanlar üzerinde bile unutulmaz izlenimler bıraktı. Volkanolojist’ler, jeofizikçiler, fizikçiler, sismolog’lar (deprem uzmanları), manyetometrist’ler, jeokimyacılar, jeolog’lar, kimyacılar ve diğer bilim adamları burada çalışmalar yaptılar. Tabi gazeteciler, sinemacılar, fotoğrafçılar ve turistler de vardı. Herkes doğa ananın gri renkli lav kanları akarken doğan volkan çocuklarını görmeye gelmişti.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir