Yağmurlu havada trafikte nasıl davranmalıyız.

0
119

Trafikte Yağmurlu havanın oluşturduğu tehlikeler.
Bir araba üzerine düşecek bir yıldırımın arabanın kendisine ve içindekilerine zarar vermediği eskiden beri bilinen bir gerçek olmakla beraber, farkında olmadan böyle bir doğa afetine çarpılmış olanların geçirdikleri korku da az değildir. Yıldırımın arabaya tehlikeli olmadığı fiziksel olarak açıklanır. Bir araba, kendisini çevreleyen madensel karoserisi ile elektrik akımlarını alıp etrafına yayan, ve fakat içerisine vermeyeni bir çeşit Faraday kafesinden başka bir şey sayılmaz. Bu gerçek, fizikle ilgisi az olanlara bir bilmece sayılabilir. Fakat yapılmış hesapsız bilgisel deneyler, bu durumun doğru olduğunu kanıtlamıştır. Hatta, kumaşla kaplı tavanı bulunmıyan bir Faraday kafesine benzeyen Kabriyo arabalarında bile bu güvenlik hemen yüzde yüz oranında vardır. Hiç değilse bunları şimdiye kadar bir yıldırımın etkilemiş olduğu kanıtlanamamıştır. Buna rağmen yolculuk sırasında özellikle yakına düşen bir yıldırım şoför üzerine büyük ölçüde bir şok etkisi yapar ve sonuç olarak da gerek şoförü ve gerekse içindekileri korkutarak şaşkınlığa yol açar. Bu da bir kaza ortamı yaratır.

En az yıldırım çarpması kadar, hatta daha da tehlikeli olan başka bir durum da şiddetli fırtınadan sonra gelen sağnak halindeki yağmurdur. Gök gürültüsü, şimşek ve yıldırım şüphesi beliren hallerde sağlık verilen yavaş sürme zorunluğu, asıl bu yağmur sırasında önem kazanır. Çoğu zaman, yol üzerindeki su miktarı o kadar çok artar ki bu da camların buğulanmasına neden olur. Yani yağmur dolayısıyla sadece görüş fenalaşmaz, aynı zamanda fırtına nedeniyle meydana gelen büyük ısı düşmesi sonucu camlar da süratle buğulanır. Şu halde, yolda giden arabaya tehlikeli olan şey, şimşek ve yıldırımdan çok, bunlarla birlikte gelen öteki doğa olaylarıdır.

Yağmurlu havada araç trafiği nasıl etkilenir?
Yağmur başlayınca yol üzerindeki tozların su ile birleşerek çamur haline gelmesi sonucu, yol yüzeyi çoğu zaman kaygan olur. Ayrıca, sonbaharda dökülen yaprakların etkisi de çok kötü bir durum meydana getirir. Böylece yapraklar tekerleklerin istenilen ölçüde yolu tutmasına engel olarak gereken güvenliği azaltır.

Yağmur sırasında çok süratli giden bir arabanın kuyruk tarafında bayrak şeklinde asılı bir su perdesinin oluştuğunu, arkasından gelen arabanın görüşünü kestiğini ve ara uzaklığının artırılmasına zorladığını herkes bilir. Bu sırada farların ışık verme güçlerinin % 80 oranına kadar azalmış olabileceğini de çok az kimse fark eder. Bunun için de, bu gibi fena koşullu yolculukta, arabayı sık sık park yerine çekerek kuyruk lambalarına kadar bütün ışıklarını temizlemek tavsiye edilir. Bu iş için zorunlu olarak kaybedilecek az bir zaman iyi bir görüşün şart oluşundan dolayı önemli sayılmaz. Bizdeki trafik yoğunluğu, gündüz zamanındaki yağmur veya kar yağma durumunda bile, lambaların yakılmasını gerektirir. Bunun da nedeni, daha iyi görmek için değil, başkaları tarafından zamanında ve daha iyi görebilmek içindir.

Yağmur sırasında beliren büyük tehlikeler şunlardır:
• Görüş uzaklığının azalması,
• Tekerleklerin fren anında yeri tutmasının zayıflaması,
• Frenden sonraki durma uzaklığının çoğalması.
• Aquaplaning.

Sonuç olarak trafik usullerine çok iyi uymakla birlikte ön arabadan olan uzaklığı kuru havadakinden daha fazla tutmak gerekli olur. Prensip olarak orta şiddetteki yağmur durumunda bile 80 kilometreden daha fazla sürat yapmak kazalara neden olacağından doğru olmaz.
Sorumluluk taşıyan bir şoför, yağmurun şiddeti oranında bu süratı daha da azaltır. Ani sağnak ve dolu hallerinde, derhal ilk gelecek park yerine arabayı çekerek fırtınanın dinmesi beklenir. Bunun dışında yapılacak her davranış, sadece bir düşüncesizlik demektir.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz