Toxoplasma hastalığı nedir ve belirtileri nelerdir? kedilerin taşıdığı hastalıklar.

0
424

Türkiye’de ev hayvanı olarak kedi, herzaman köpeğe tercih edilmekte ve özellikle çocukların yakın arkadaşı olarak onların yiyeceklerini paylaşmakta, yataklarında birlikte uyumakta ve beraberce oynayarak eğlenmektedirler.

Ancak bu sevimli hayvanlar evi terkettikleri zamanlarda yöredeki çöp bidonlarına girip orada yiyecek, pişmiş veya çig et artıkları aramakta, veyahut da civarda görülen kertenkele, fare, sıçan, kuş gibi bir çok hastalık etkenlerini taşıyan hayvanları avlayarak hem kendilerini enfekte etmekte, hem de bunları, sahibi oldukları ev halkına taşıyıp yaymaktadırlar.

Bu durumun başlıca nedenleri ise, yurdumuzda gelişmiş ülkelerde olduğu gibi tüm besin maddelerini içeren hazır’ hayvan mamalarının henüz yeterince kullanılmıyor olmasıdır.
İkinci bir neden de bu hayvanların çok belirli hastalık işaretleri göstermeden herhangi bir sağlık muayenesine götürülmemelerı ve gerekli kontrollerinin yapılmayışıdır.
Kediler insanlara bir çok salgın ve paraziter hastalık taşıyıp yaymaktadırlar.

Bunlar arasında, bir zoonoz karakteri göstererek çok yaygın bir alanı kapsayan Toxoplasmosis hastalığı üzerinde durup bunun bulaşmasında kedilerin rolünü belirtmek suretiyle durumun önemini açıklamakta yarar görmekteyiz.

Bu hastalığın etkeni olan Toxoplasma kedilerin barsak epitelinde bir gelişme dönemi geçirmekte, burada küçük kistler gelişmekte ve bunlar kedilerin dışkısı ile dışarıya atılmaktadır.

Yapılan derinlemesine araştırmalar sonunda sadece evcil kedilerle, vaşak, step vaşağı (Karakulak) ve Avrupa yaban kedisi gibi kedigiller familyasının diğer türlerinin barsaklarında bu kistlerin oluşabildiği anlaşılmıştır.

Buna ilaveten Toxoplasma etkenlerinin vücudun diğer dokularını da enfekte etmede büyük bir yetenek gösterdiği ve bu suretle eti yenen bir çok hayvan türü ile insanlarda yaygın ve barsak dışı bulaşmalara da neden olduğu anlaşılmıştır.

Bu etken, ayrı biyotop’a sahip iki gelişme göstermekte ve tek bir biyolojiye bağlı üç dönemle kendini belirtmektedir.

Bunlardan bir tanesi kedilerin barsak epiteli içindeki gelişme dönemi sonucu oluşan kistlerdir. Buna ek olarak, iki barsak dışı dönemi daha görülmekte olup birisi akut enfeksiyonlarda, diğeri ise kronik hallerde ve doku kistleri içinde görülen şekilleridir.

Bu suretle Toxoplasma hastalığının belirlenen üç dönemi.
1) Dokulardaki kist safhası;
2) Akut hallerde dokularda görülen çabuk ve devamlı çoğalma ve yayılma şekli ve
3) Kedilerdeki kist meydana getirme halleridir.

Kediler fare, sıçan gibi kemirici hayvanları ve kuşarı avlayıp yemek suretiyle bu hayvanların etleri arasındaki kistleri alarak veya akut Toxoplasma enfeksiyonu dönemindeki kemiricileri yiyerek veyahut da başka bir kedinin dışkısıyle dışarıya çıkıp belirli bir sürede gelişen kistleri almak suretiyle bu hastalığa yakalanmaktadırlar. Bu şekillerden herhangi biriyle alınan enfeksiyonla kedilerin barsaklarında Toxoplasmosis etkenleri gelişerek sonuçta kistler meydana gelmekte ve bunlar dışkı ile birlikte dışarıya atılmaktadırlar.

Dış evrende çevrenin ısı ve oksijen durumuna göre bu kistler 1-5 gün içinde gelişmektedirler.

Bu şekildeki hastalıklı kedi, 7 – 20 günlük bir süre ile bu kistleri dışarıya dışkısı ile çıkarmakta ve etrafı kirletmektedir.

Barsak dışı yani doku enfeksiyonunda ise, eti yenilen hayvanlar ve insan ve kedi orijinli gelişmiş kistleri ağır yoluyla alarak veyahut doku içindeki kistleri etle birlikte yiyerek hastalığa yakalanmaktadırlar. Diğer bir bulaşma şekil ise placenta yoluyle olup ana rahmindeki yavru gebe ananın ya iyice pişmemiş et içindeki kistleri veya da kedi dışkısı ile dışarıya atılarak gelişen kistleri almak suretiyle bu hastalığa yakalanmaktadır. Burada enfeksiyonlu kedilerin ev halkı ve özellikle genç anneler için ne denli bir hastalık kaynağı olduğu açıkça görülmektedir.

Ağız yoluyle alınan bu etkenler vücut içinde hücreden hücreye taşınmakta ve dolaşımla bir çok organlara yayılmaktadırlar.

İnsan ve hayvanların özellikle beyin, kalp ve iskelet kaslarına yerleşen kistler kasaplık hayvanların iyi pişmemiş veya çiğ yenen etleriyle insanlara geçmektedir. Nitekim fazla çığ köfte yenilen yurdumuz Güney ve Güney Doğu bölgelerinde bu hastalığın dağılışının yüksek oluşu bu nedene bağlanmaktadır.

Sonuç olarak temelde toxoplasmosisin üç şekilde bir yayılış gösterdiği anlaşılmış olup, bunlar hayvanların birbirlerini yemeleri, kedi dışkısı ile bulaşma ve placenta yoluyle yavruya geçiş şekilleridir. Ancak burada üzerinde önemle duracağımız başlıca tehlike, konunun başında da değindiğimiz gibi doğada toxoplasmosisın yayılışında en önemli rolün kedilerin oynadığı realitesidir.

Evcil kedilerle, kedigiller familyasına bağlı diğer türlerin dışkıları ile çıkardıkları kistler doğada insanlar dahil tüm memeli hayvanları ve kuşları enfekte edebilme yeteneğine sahip bulunmaktadırlar.

Kediler tek bir dışkılama ile milyonlarca kisti bir defada dışarıya çıkarabilmektedirler. Yapılan araştırmalarda kedi dışkısı ile çıkarılan kistler sıcak ve rutubetli iklim şartlarını taşıyan yerlerde bir yıl canlı kalmakta, serin bölgelerde ise kistlerin bu canlılık ve hastalık yapma süreleri daha da uzun olmaktadır.

Bu kistlere doğada kedi dışkısı ile karışmış topraklarda sık halde rastlanmaktadır. Bu suretle ev yörelerindeki bahçeler, avlular ve çocukların oyun alanları bu kistlerin daimi bulunabileceği uygun yerler olmaktadır.

Toxoplasma kistlerine, etleri yenen kuzu, sığır, koyun ve domuz gibi hayvanların mutfaklar için kasaplar tarafından hazırlanan değişik et parçalarında da rastlanmaktadır.

Etlerin dondurulması veya soğukta saklanması Toxoplasmanin dokulardaki kistlerini öldürmemektedir. Et içindeki bu kistler, etin her bölümüne tamamiyle intikal edecek şekilde asgari 60°C‘deki ısı ile imha edilebilmektedir.

Kediler Toxoplasma enfeksiyonlarını enfekte kuşlarla veya fare ve sıçan gibi küçük kemiricileri veya hastalıklı çift veya az pişmiş et ve mezbaha artıklarını yiyerek, veyahut da Toxoplasmali başka bir kedinin dışkı ile çıkardığı kistleri alarak enfekte olmaktadırlar.

Fareler bu hastalığın doku şeklinin kronik taşıyıcıları olup büyük bir olasılıkla bu hayvanlar kediler için bu hastalıkta diğer bir kaynak olmaktadırlar. Buna karşın, fareler de kedi dışkısındaki kistleri alarak Toxoplasmaya yakalanmaktadırlar.

Toxoplasma olaylarına ev kedilerine oranla sokak kedilerinde veya sık halde sokağa kaçan kedilerde daha çok rastlanmaktadır. Bunun nedeni ise, bu tip kedilerin çöplüklerde çığ et artıklarını bulup yeme olanaklarını daha fazla bulmaları, diğer bir neden ise bu gibi kedilerin fare ve kuş yakalama ve avlanma olanaklarına daha çok sahip olmasından ötürüdür.

Kediler genellikle dışkılarını toprağa yüzeysel olarak ve çoğu zaman da insan meskenlerine yakın çevrelere gömmektedirler. Bir gram toprakta 10,000 – 100,000 Toxoplasma kisti izole edilmiştir.

Bu gibi dışkı ile bulaşık topraklarla elle oynandığı zamanlarda tırnak aralarında 7-13 mg toprak birikmektedir ki bu miktar toprak 10 – 100 kist içermektedir. Bu suretle, yöredeki bahçe toprakları, çocuk kum havuzları ve kedi dışkı kutuları insanlar için enfeksiyon kaynağı olmaktadır.

Yukarıda verilen izahattan da anlaşılacağı üzere kediler bir zoonoz olan Toxoplasma enfeksiyonlarının devamında biyoloji zincirinin zorunlu bir halkası olmaktadırlar.

Toxoplasmosisin ana rahmindeki bebeklerle, yeni doğanlarda, çocuklarda, büyüklerde, kanser hastalarında, organ ve kan nakli yapılan ve göz arızaları gösteren hastalarda görülmesi, ciddiyetini ve önemini daha da artırmaktadır.

Diğer taraftan devamlı çocuk düşüren, veya erken ve ölü doğum yapan yetmiş kadının yirmi üçünde Toxoplasma etkenlerinin saptanması hastalığın kadın – doğum yönünden de önemini artırmaktadır.

Yukarıda bildirilen nedenlerle bu ciddi hastalığın epidemiyolojisinde, dışkılarında Toxoplasma kisti çıkaran kedilerin başlıca rol oynadıklarını anne ve babalara hatırlatmakta ve onların dikkatlerini bu konu üzerine çekmekte sayısız sağlık yararı görmekteyiz.

Prof. Dr. Nevzat GÜRALP

avatar
  Subscribe  
Bildir