[Tıp doktoru] SADİ RÜŞDÜ BİLGİNSOY Biyografisi, hayat hikayesi, icraatlari (1914~1977)

0
61

Dr. Sadi Bilginsoy’un hayat hikayesi son derece ilginç olup, Anadolu İnsanının neler yapabileceğinin en belirgin örneklerinden biridir. 1914 yılında Bolu’nun Gerede ilçesinde doğdu. Henüz İlkokula başlamadan babasını kaybetmiş ve iki kız kardeşi ile birlikte örnek bir Türk kadını olan annesi tarafından yetiştirilmiştir. Daha on iki yaşında iken hayvan sırtında dört günlük yolculuktan sonra Kastamonu’ya gidişini ve altı senelik Orta tahsilini hangi şartlarda yaptığını özel sohbetlerinde sık sık anlatırdı. 1932 yılında İstanbul üniversitesi Tıp Fakültesinde yüksek öğrenimine başlamış ve 1938 yılında tıp doktoru olmuştur. Böylece Dr. Bilginsoy’un kendisini halkının hizmetine adama dönemi başlamış oldu.

Bir yıllık yedek subaylık görevi da dahil olmak üzere, yaşamının 18 yıla yakın bir süresini pratisyen hekim olarak Anadolu insanına adamıştır. Çorlu, Şiran, Dursunbey, Bayramiç ve Altındağ gibi yurt köşelerinde fakir halkının bütün sorunlarıyla içli dışlı olup Anadolu insanının sağlık problemlerini çok iyi incelemiş ve öğrenmiştir. Bu sorunların giderilmesinde ekip çalışmalarının önemini çok iyi bilen Dr. Bilginsoy memuriyetinin icabı olan kademeleri bir bir aşarak S.S.Y.B, merkez örgütüne dahil olmuş, böylece yurt çapındaki Önemli hizmetleri yürütme olanaklarını elde etmiştir. Meslek hayatının 20 yılı aşkın süresinde onun Bakanlığın çeşitli görevlerinde görüyoruz, özellikle, Eczacılık ve Tıbbi Müstahzarlar Genel Müdürlüğüne atandığı andan itibaren ülkemizin “İlaç Sorunu” üzerine eğilmiş ve mesaisini bu yönde derinleştirmiştir.

Ülkemiz ilaç sorununun esas mekanizmasını senelerin verdiği tecrübeleri ile en iyi kavrayan Dr. Bilginsoy’du. Bu sorunda kendi teşkilatı da dahil, endüstri, eczacı, hekim ve tüketici halkın büyük sorumluluklar taşıdığını çok iyi bilirdi.

Nitekim, 1971 yılından beri özellikle endüstri kesiminde ilaç ham maddeleri üzerinde yapılmış bütün bilimsel çalışmaları kapsayan kaynaklar bulunmadan hiçbir suretle ruhsatlandırma yapmamış ve böylece bir kısım İlaç yapımcılarını en azından literatür karıştırmaya sevk etmiştir. Bilimsel olarak mevcutlarına üstünlüğü, daha az zararlı, ülkemiz şartlarına uygun olduktarı ispatlanmış ilaçlara rahatlıkla ruhsat vermiştir.

Dr. Bilginsoy geceli gündüzlü çalışarak bu çok önemli sorunu ülkemizin yüksek menfaatlerine en uygun biçimde halletmiştir. Sadece bu İcraatı için ülkemiz bu büyük İnsana ne kadar minnettar olsa yine de az olur.

Her fani gibi Dr. Bilginsoy’da sessizce ve çok ani olarak aramızdan ayrıldı. Şerefli yaşamı boyunca ülkemize sayısız hizmetlerde bulundu. Bütün memuriyet hayatında hiçbir zaman beşeri zaafları olmadı ve ülke menfaatlerini her şeyin üzerinde tuttu ve kimseye hiçbir zaman ve hiçbir baskı altında taviz vermedi. İsmi Türk Tıp tarihinde daima şerefle anılacaktır. Bu büyük insanın ruhunu şad etmenin en etken yolu, kendisinden sonra aynı mevkiye gelecek olanların onun koyduğu, kabul ettirdiği yöntemlerden ayrılmamatadır.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz