Reddedilmek nasıl bir duygu ve nasıl kabullenilir.

0
172

Cesur ol-öğrenebildiğin Kadar öğren, azimle devam edip kendini kanıtla.

Reddedilme hiç kimsenin kolaylıkla yutamayacağı hır haptır. Ancak artık psikologlar, belirli stratejilerin reddedilmeyi daha kolay bir hale getirebileceğini, hatta belki de önleyebileceğini söylüyorlar.

Pürde Üniversitesi Psikolojik Servis Merkezi direktörü psikolog Judith Clementson Mohr, dışlanmanın özellikle Amerikalılar üzerindeki sert etkisiyle ilgili olarak: “Burada insanların iş ünvanları ve mesleki konumları, kişilerin tarihi veya ailevi konumları ile öz saygılarını besleyebilmeleri diğer bazı ülkelerdekilerden daha farklıdır. Bence, Amerika’da eğer işinizden kovuldunuzsa, diğer insanlar size artık daha fazlasına layık görülmediğinizi açıkça hissettirirler.” diyor.

Yakın zamanda yapılan araştırmalar göstermektedir ki, işte veya aşkta reddedilmeye en kötü tepki, onunla tekrar cesaretle karşılaşmaktan kaçınmaktır. Newyork (Albany) Devlet Üniversitesi psikoloji profesörü Jerry Suls: genel reaksiyonun, reddediliş hakkında düşünmek değil, ondan kaçmak olduğunu söyler. Örneğin yetişkinlerin ilişkilerinde reddedilişi ele alışlarının bir yolu da ilgiyi başka bir yöne çevirir gibi, fazla düşünmeden derhal başka birini arayıp bulmaktır. Reddedilmekten kaçınmanın kişiye zararlı etkileri olduğuna işaret eden Suls un çalışmaları “Psychosomatic Medicine” adlı dergide basılmıştır. Burada açıklandığına göre reddedilmenin acısını körleştirmeye çalışan insanlar, ileride normalden daha sık rahatsız olacaklardır. Reddedilmeyi gerçekten reddedemeyeceğimiz için en iyisi, sevgilimizin kaybındaki gibi, bu darbenin ruhumuza tamamen gömülmesine izin vermektir. “Bu sağlıklıdır” diyor Suls. “İnsanlar reddedişten kaçmayı bırakıp, yüzyüze gelmeyi kabul ettiklerinde, bu deneyim yavaş yavaş kişinin düzenlenmiş bir benlik resmine dönüşür ve acı azalır “.

Diğer iyi bir strateji de ilerlemeye bir adım olarak, reddedilmeyi kabul etmektir. Suls. “Bir çiftin arası bozulduğunda.,her iki şahsın da reddedilmeyi kısa bir zamanda kabullenmesini olumlu bir durum olarak görmeye başladığım şaşkınlıkla farkettiğini anlatır. Bunun anlamı gerçekte iyi gitmeyen ilişkilerde bazı şeylerin değişmek zorunda olduğudur. Bazı insanlar, eğer gerilimli bir olayda anlam bulabilirlerse, canlılıklarını tekrar çabucak kazanabilirler.

Okul öncesi oyun gruplarındaki birçok çocuğun ilk öğrendiği şey, reddedilmenin hayat boyu sürmediğidir. Indiana Üniversitesinden sosyologm Bili Cassaro, çalışmalarındaki okul öncesi çocukların yarısının okul gruplarına ilk katılmak istediklerinde ötekiler tarafından nefretle reddedildiklerini, fakat bu çocuklardan asla vazgeçmeyenlerin en sonunda diğer çocuklar tarafından sevildiklerini söyler. Bellidir ki, sebat etmek işe yaramıştır.
Okul öncesi derslerini örnek alan akıllı yetişkinler, geçirdikleri dışlanma olayına öğrenilmiş bir deneyim diye bakarak, onu, tekrar reddedilmekten korunmak için bir araç olarak kullanırlar.

Bu göründüğünden daha zordur, çünkü Clementson Mohr’a göre, reddeden kışı hileler yapıyor olabilir. “Bir kişiyi reddetmek için ilk olarak birey kendini diğer insanın dayanılmaz yokluğuna iyice inandırmalıdır.” diyen Clementson Mohr, sozunu şöyle sürdürüyor:’ ‘Bu yüzden pek çok kişi iyice kızıncaya kadar bekler ve reddetme de genellikle isim takma ve o kişiyi konuşturmamaya yöneliktir. Eğer reddedildiyseniz bu olayın neden olduğunu öğrenmek için her şeyi yapmalısınız, böylece onun değiştirebileceğiniz belli hareketlere veya karakteristiklere dayalı olduğunu görebilirsiniz”.

Kuşkusuz, reddedilmeye en iyi tepki, işin başında buna meydan vermemektir, Nasıl mı? İddiacı olun, Clementson Mohr’a göre, böyle insanlar daha az reddedilmektedirler. Çünkü tepkileri önceden kestiren iddiacı kişiler durumlara uyabilir ve gerekli değişiklikleri yapabilirler. İddiasız bir kişi daha hiçbir şey söylenmeden önce, işinin çekilmez hale gelmesine izin verirken, iddiacı bir kişi başka bir iş aramaya başlamıştır bile.

Selence Digest’dan

avatar
  Subscribe  
Bildir