[Oyuncu] Boris Karloff biyografisi, hayat hikayesi, filmleri (1887~1969)

0
79

Boris Karloff beyazperdenin gelmiş geçmiş en ünlü korku filmleri aktörüdür. İsmi doğu Avrupa’dan bir yerleri çağrıştırsa da, aslında o İngiliz kökenlidir ve asıl adı William Henry Pratt’tir. Karloff, Londra’da doğmuştu ve 9 kardeşin en sonuncusuydu. Diğer kardeşlerinin hepsi babalarının izinden giderek memur olmayı tercih etti. Ancak Karloff’un yüreğinde oyunculuk vardı. Ve çok küçük yaşta sahneye çıktı. Bu konuyla ilgili şöyle demiş:”Daha 9 yaşında Cindrellada “şeytan kral” rolüne çıktım ve bu benim uzun ve mutlu canavarlık hayatımın başlangıcı oldu”. 1909’da Seattle’da bir tiyatro grubuna kabul edildi ve adını Boris Karloff’a çevirdi.

Karloff 1919 yılında Douglas Fairbanks filmlerinde figüranlıkla sinemaya adım attı. 1920’li yıllar boyunca hep küçük rollerde rol aldı. Sesli sinemayla birlikte sesinin ve aksanının avantajını kullandı. 1931-32 yılları arasında toplam 33 filmde rol aldı. Yani aşağı yukarı ayda bir filmde oynadı. . . Ancak birden talihi döndü ve “Frankestein” hayatına girdi.
Bu rolün hikayesi oldukça ilginçtir. Universal şirketi o yıllarda ucuza çıkacak bir çok korku klasiğini filme çekme kararı aldı. Öncelikle “Dracula” sinemalaştırıldı ve film;yönetmeni Todd Browning ve başrol oyuncusu Bela Lugosi’ye büyük ün getirdi. Sıra M. Shelley’in ünlü romanı “Frankestein” e gelmişti. Öncelikle düşünülen isim Bela Lugosi oldu. Ancak Lugosi bu “ağır” makyaj altında hayranlarının kendisini tanıyamayacağını düşünerek teklifi geri çevirdi. Bunun üzerine rol için deneme çekimleri yapıldı ve Karloff’ta birkaç deneme çekiminde bulundu. Yönetmen James Whale daha onu ilk gördüğünde hayran olmuştu ve rol Karloff’a verildi. Çekimler Karloff için oldukça zor geçti. Her gün sabah 05. 30’da geliyor, üç buçuk saat makyaj yapılıyordu. Büyük bölümde bir masaya uzanmış olarak kaldı.
Ancak sonuç müthiş oldu. Adı afişlerde yoktu, galaya bile davet edilmesi unutulmuştu ancak filmin piyasaya çıkışından sonra seyircinin asıl ona ilgi gösterdiği anlaşıldı ve Universal’den parlak bir kontrat önerisi aldı ve şöyle dedi:”20 yıl sonra ilk kez yarın ki yemeyimi ödeyeceğimi biliyorum”. 44 yaşından sonra büyük bir üne kavuştu ancak yine “Frankestein” rolü yüzünden hayatı boyunca hep korku filmlerinde rol alacaktı.

Karloff bundan sonra üçlemenin diğer iki filmi “The Bride of Frankestein” ve “Son of Frenkestein”i çevirdi. Gerçi Karloff daha sonra bir çok “Frenkestein” uyarlamasında rol aldı ancak hiç biri bu üçünün düzeyine erişemedi. Karloff korku filmleri çekmeye devam etti ve kılıktan kılığa girdi:”The Old Dark House”da dilsiz bir kahyayı, ”The Mumy”de yeniden dirilen bir mumyayı, ”The Mask of Fu Manchu”da Çinli acımasız bir doktoru, ”The Black Cat” ta şeytana tapan bir tarikatın müridini, ”The Raven”de işkence aletlerine meraklı bir doktoru(bu son ikisi Edgar Allen Poe uyarlamalarıdır), ”The Black Room”da bir şatonun kötü ruhlu sahibini, ”The Walking Dead”da idam edildikten sonra yaşama geri döndürülen bir mahkumu, ”The Tower of London”da ise bir cellatı canlandırdı. Sayısız filmde garip deneyler yapan doktorları, yarım düzine filmde de Asya’lı dedektif “Mr. Wong” u oynadı.

1940 yılında Universal ile anlaşması sona erince RKO firmasına geçti. Burada The Bodysnatcher, The İsle of Death ve Bedlam’ı çevirir. Daha sonra bazı korku flmlerinde kendi parodisini yaptı ve Cecil B. De Mille’nin “Unconquered” ında bir kızıl derili şefini oynadı. Yaşlanmasına rağmen bir çok vasat filmde rol aldı. En son iyi rolü Peter Bogdanovich’in “Targets”ı oldu. Burada eski bir korku filmleri aktörünü canlandıran oyuncu, bu filmden 1 yıl sonra hayata veda etti.

Karloff deyim yerindeyse bir gecede star olmuş bir kişiliktir. Frenkestein rolü ile zirveye çıkmış ancak bu rol onun bir yerde de felaketi olmuş ve oyunculuğunu ipotek altına almıştır. Hayatı canavarları, canileri oynamakla geçmiştir. Gerçek hayatta oldukça nazik biri için şaşırtıcı değil mi?

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz