Ormanlar ve İnsanlar

0
32

Ormanları çöle çevirenler halkın refahının en kötü düşmanlarıdır», bu tarihte ün salmış bir adamın yaptığı ünlü bir konuşmadan alınmıştır. Bu adamın adı Çiçero’dur.

Bundan 2000 yıl önceydi. Sicilya daha tarihte önemli bir rol oynuyordu ve Enna ormanlarla kaplı, bitek topraklarıyla İmparatorluğun göbeği sayılıyordu. Bugün Sicilya bir step ve taş çölü karakterini taşır ve Avrupanın gelişememiş kenar bölgelerindendir. Anadolunun ve İspanyol Mescta’sının o geniş stepleri bir zamanlar muazzam ormanlara sahiptiler, bugün orman yerine devletin sıkı kontrolü altında bulunan bir kaç Lübnan Sedirin’den başka bir şeyi bulunmayan, fakat bir zamanlar dev ormanlarla kaplı olan Lübnan Dağı da artık bir taş ve kum yığınıdır. Onun bütün ağaçlarını Fenikeliler gemilerini yapmakta kullandılar.
Ormanların bize sağladığı zenginlik nelerden meydana gelir ? Botanik bilimi toprak yüzeyiyle ilgili üç bitkileşme türü açıklar: Çöl, step, orman. Bunların karşısın-dada üç kültür formu vardır: Şehirler, tarlalar ve ormanlık arazi. Doğal çöller ve şehirlerin taş çölleri yaklaşık olarak bitkileşmenin sıfır noktasını gösterirlerse, ormanlar ve ormanlık arazi de, yüzey birimi başına düşen en büyük Biyo-kitleyle en zengin bitkileşme birimini meydana getirirler.

Bu biyo-kitle insanların düşünebildikleri kadar eski zamanlardan beri faydalı fonksiyonlarıyla dünya uluslarınca iyice bilinmektedir, bu bir tarafta yapı kerestesini, veya yakacak odun olarak öteki tarafta da odundan üretilen maddeler ve selülozlar, toprakta büyüyen veya ağaçta yetişen meyveler yada bu bölgelerde yaşayan hayvanların avlanması olur. İnsanların suda kullandıkları ilk ulaşım araçları olan sallar, için boşaltılmış büyük ağaç gövdeleri ve ilk aletler de ağaçlardan yapılmıştı. Sonraları bu gereç sanat ve kültür aracı olarak oymacılıkta kullanılmış ve insan tarihi boyunca möble yapımında bundan faydalanılmıştı.
Fakat ormanın bugün koruyucu fonksiyonu gerçekten hayat verici niteliğinden dolayı çok daha önemlidir.

İnsanın çevresindeki atmosferin o ince hayat sahası şeridi, insanlar ve yaşayış tarzları dolayısıyla büyük bir tehdit altındadır. 35000 ha, orman toprağı her yıl inşaat ve fabrika tesisleri, koloniler, hava alanları, trafik yollan, erozyon ve daha başka müdahalelerle ortadan kalkmaktadır.

Mevzli yağışların en aşağı üçte birini o civarda tutan, su akışını bütün yıl boyunca düzenleyen ve böylece su baskınlarının önemli bir kısmının önüne geçen hep ormanlardır.
ifalyada, özellikle Apcnin’lerde, 50.000 km- toprak tamamı ile taş ve kaya çölü haline gelmiştir, zira zemin örtüsü ormanların tahrip edilmesi nedeniyle korunmasız kalmıştır. Eğer Floransa dolaylarında-ki dağlar o eski ormanlarına sahip olsalardı, geçen yıllardaki müthiş su baskınları olmaz ve o eski ve paha biçilmez sanat eserleri de bozulmadan müzelerinde kalırlardı. öte yandan Sicilya ırmak yatakları da kuru birer vadi ve ikide bir çevreyi suya boğan tehlikeli nehirler halını almazdı.

Ormanın kaybolduğu yerde, su hızla akar ve böylece zeminin erozyonuna sebep olur. Binlerce yıldanberi ormanlarda oluşan bir kaç desimetre kalınlığındaki bi
tek zemin tabakası birkaç yıl içinde boş yamaçların üzerinden sular tarafından süpürülüp götürülür: Zeminin yeniden meydana getirimlesi, özellikle dik yamaçlarda veya iklimin yeniden bir ormanlaşmaya imkan vermediği yerlerde mümkün değildir.
Dünyadaki ormanların hemen hemen üçte ikisi insanlar tarafından yok edilmiş durumdadır. 500 milyon ha, ekilip biçilen topraklar erozyon ve tuzlanma yüzünden tamamı ile faydalanılamaz hale gelmiştir ve yılda 2000 km* de besin üretimi için kullanılmaktadır, 30 milyar desimetre bir tek zemin toprağı da erozyon yüzünden denizlere gitmektedir. İnsanın asıl ormana borçlu olduğu zemin, suyu önemli besin tuzlan ile zenginleştiren, onu süzen ve asilleştiren zemindir. Orman suyu tutan, doğal bir rezervdir, aynı zamanda havayı da başka hiç bir şekilde temizlenmesine imkan olmayan şekilde temizler. Bir hektar çam ormanı örneğin, yılda 30-40 tonu toz ve havanın öteki kirliliklerini emer, aynı yüzeyde kayın ormanının aldığı miktar 68 tona kadar çıkar. Ruhr Havzasındaki her litre havada 800.000 toz parçacığı ölçülmüştür, halbuki ormanda bu 5CD’c düşmektedir.

Aynı zamanda suda başka zemini yüzeysel olarak taşıyan ve zamanla dibini çıplaklaştıran (denudation) serbest hareket eden havadır. Ormanlar ve çitlerle koruma sayesinde zeminin bu taşınmasına engel olunabilir ve bu yüzden tarlalarımız bu korunma sayesinde % 15 daha fazla ürün verir.

Ormanın faydalarından söz ederken insanlar üzerindeki huzur verici ve iyi edici fonksiyonundan da bahsetmek gerekir. İnsan ne kadar fazla dört duvar arasında yaşamaya zorlanırsa, o kadar da tabiattan uzaklaşır ve bu vaizden de o kadar fazla ormanın huzur verici, rahat ettirci fonksiyonuna ihtiyaç gösterir. Oksijen üretimi ve karbondioksidi bağlaması dolayısıyla orman şehirlerin akciğeri olmuştur. Yalnız insanlar sık, kalabalık yerlerde oksijen tüketmez, taşıt motorları, sobalar, ve kalorifer kazanları da oksijene ihtiyaç gösterirler. Bir otomobil 100 kilometrelik bir yolda 24 saatte 26 kişinin tüketeceği kadar oksijen tüketir.

Orman insanlara yalnız vücut bakımından tazelik getirmez, aynı zamanda ruhi gerilimler! de bertaraf eder. Yaşadığı yerin darlığından dışarıya çıkıp derin bir nefes almak, birikmiş gerilimlerden kurtulmak gelecekte, her yıl yaptırılan bir röntgen muayenesi veya koruyucu aşılar gibi hepimiz için önemli bir şey olacaktır. Orman insanların istirahat edebilecekleri en iyi yerdir ve eskiden söylendiği gibi, «Orman insan olmadan, insan da orman olmadan yaşayamaz!»

Eylul 1973

avatar
  Subscribe  
Bildir