Neden kanser oluyoruz ve kanserden korunma yolları.

0
19

Neden kanser oluyoruz?
işte bu sorunun cevabını iyi öğrenirsek, hem kanserden kaçınmayı, hem de kanseri sınırlı da olsa tedaviyi beceririz. Kanserin çeşitli bilim dallarında araştırılması sırasında en önemli sorun bu sorunun cevabını bulmaktır.

immünolojistlere göre kanserin asıl nedeni doğan kanser hücresine bir lenfositin rastlamaması, ya da lenfositlerin o bölgeye erişememesidir. Bir başka olumsuz etki de o bölgeye erişen lenfositin yeteneksiz ve güçsüz oluşudur. Özellikle çağımızda tırmanan kanserin nedeni budur. İnsanlar çeşitli nedenlerle doğallıktan uzaklaşmakta ve her yönden olduğu gibi lenfositler yönünden de güçsüzleşmektedir. Özellikle lenfositlerin güçlü bir savaşçı niteliği taşımaları biyolojik deneyimleri ve antikor zenginlikleri ile yakından ilgilidir. Antibiyotiklerin keşfinden ve sanayi patlamasından sonra kanserin tırmanışını immünotojıstler doğrudan doğruya lenfositlerin yapısına ve deneyimsizliğine bağlamaktadırlar. Bu konu genç araştırmacılar için çok önemli olduğundan, biraz daha ayrıntılı inceleyelim.

Dünya tabiatının doğal dengesi içinde insan mikroplarla devamlı mücadele etmekte, bu arada lenfositler hem güçlenmekte, hem de deneyim kazanmaktadırlar. Yine bu denge içinde güneş ışınları, temiz, bol oksijenli hava, doğadan bozulmadan gelen besinler, lenfositlerin yapılmasında güçlü biyolojik ortam sağlamaktadır. Lenfositlerin yapımında kemik iliğinin sağlıklı sitobiyolojik ortamını bozan etkiler bugün için en önemli kanserojen sorunlardır. Eskiden, kirli hava, sigara ve tüm kimyasal kanserojenlerin hücrenin biyolojisini saptırarak kanser yaraitığı sanılıyordu. Halbuki bu etkilerin, kemik iliğinde depresyon (olumsuz baskı) yaratıp güçsüz, yetersiz lenfosit yapımına yol açarak kanser yarattığı görüşü bugün için ağırlık kazanmaktadır.

Gelişigüzel ve yaygın antibiyotik kullanılması da lenfositlerin deneyim kazanmasına fırsat vermeyerek güçsüz lenfosit yaratılmasına yol açmaktadır.
AİDS hastalığının ani olarak yaygınlaşması da ciddi bir lenfosit güçsüzlüğü sorununu gündeme getirmiştir. Bu arada ilginç bir keşif de, bazı onkovirüs-lerın kemik iliğinde lenfosit yapımlarını olumsuz yönde etkileyen toksinler saldığının tespitidir. Zaten kanser konusunda yapılan tespitler de buna benzer bazı gerçekleri doğrulamaktadır.

Kanser hücresi için ciddi bir sorun olan lenfositlere karşı bu hücrelerin anti-lenfositler saldığı bilinmektedir. Bu yüzden kanser hücresi vücutta doğup belli bir büyüklüğe ulaşınca (yaklaşık yedi milyar hücre) lenfositler artık etkisiz kalmaktadır. Bu nedenle lenfositler sağlıklı vücutta kanser hücresini ancak başlangıçta yok edebilir. Sonraki evrelerde yalnızca onları baskı altına alarak üreme ve yayılmalarını geciktirir.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz