Mumun tarihçesi kısaca.

0
19

İnsan biraz romantik bir bayram sevinci içinde veya bir yıl dönümü, kutlarken etrafında birkaç mum görmeyi pek ister. Mum bu duyguları o kadar kuvvetlendirir ki adeta büyülü bir güce sahipmiş gibi gelir insana.

Orta Çağda buna inanılırdı. Bir kimse sarhoş oldu mu bir somun ekmek içine ya da bir tabak üzerine bir mum konur ve bu su üzerinde yüzmeye bırakılırdı. Güya böylece sarhoşun nerede olduğu bulunurdu.

Fırtına sırasında yıldırımları uzaklaştıracağına inanılan siyah mumlar yakılırdı. Ya da bir kimse başka birine bir kötülük yapmak isterse, o adamın adına bir mum vaftiz edilir ve her taralı iğne ile delinirdi, böylece düşman tarafa hastalık, her türlü bela ve mutsuzluk dilenmiş olurdu. Batıl itikatlı (boş inançlı) hırsızların kendilerine özgü mumları vardı. Bunlara “Hırsız mumu” adı verilir ve onun bal mumuna, asılmış veya öldürülmüş kimselerin vücutlarından koparılmış parçalar konulur ve beraber kaynatılırdı. Hırsız bir şey çalmadan önce bu mumu yakmak zorundaydı, böylece güya o anda görünmez olurdu.

Mumların önemli bir rol oynadıkları ve bugün hala İskandinavya ülkelerinde bir gelenek olan bir adetin kökeni ta Orta Çağlara kadar gitmektedir. İsveçliler onu 1600 yıllarında Almanya’dan almışlardı. Fakat bugün arlık Almanya’da böyle bir gelenek kalmamıştır. 13 Aralıktaki Lucia-İşık bayramı Sabahın erken saatlerinde genç kızlar fabrikalara, evlere bürolara ve sokaklara giderlerken başları üstünde yedi tane yanar mum taşırlardı. O zaman yedi kutsal bir sayı idi ve mumlar da haftanın yedi gününü simgelerlerdi. Bu adet insanların ışığa olan gereksinmelerinden doğmuştu ve muma o zaman ne kadar büyük bir kudret atfettiklerini gösterir. Kış gün dönümüne (22 Aralık) doğru geceler uzamaya ve daha karanlık olmaya başlar. 13 Aralık ise kutsal Lucia’nın ölüm günüdür, onun adı (ışık getiren) gibi bir anlama gelir. Bu yüzden insanlar karanlığı yarmak ve yeniden yer yüzüne güneş ışığını getirmek üzere güneşe benzeyen mumu seçmişlerdir.

Bir yakıtlar bunlara inanılmıştı, bugün bir muma bakıldığı zaman böyle bir his ile karşılaşılsa bile mumda süper doğal bir şey yoktur. Fakat onun yanışı her zaman insanı bir havai ülkesine sürükler. Burada yanan bal mumu değildir, zira bal mumu ancak 220C de tutuşur.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir