Miyokard enfarktüsü nedir? Enfarktüs çeşitleri nelerdir

0
87

MİYOKARD ENFARKTÜSÜ

Miyokard enfarktüsü geçirenlerde, koroner arter­lerden biri pıhtı ile (trombus) veya fibröz plаk­lar altına kanama ile tıkanmıştır. Bunun sonucu kalp kasının bir bölümü ölür (nekroz). Ölen doku tekrar dirilmez. Vücut, ölü kalp kası yerine bağ doku ya­par. Tabii bu bağ doku, kas gibi kasılamaz. Zaman­la bu bağ doku, gerilip ventriküler anevrizma denen bir balon oluşturabilir. Kalp kasının bir bölümünün devre dışı kalışı, kalp yetmezliğine neden olabilir.
Enfarktüslerin % 90’ında bir koroner arter pıhtı ile tıkanmmıştır. Pıhtı sol koroner arterin inen dalı­nın ilk 2 santimetresinde, sol koronerin circumflex dalında veya sağ koronerin ilk veya son 1/3’ündedir.
Pıhtı oluşmasına, aterom plâğında bir değişiklik (kı­rılma, kanama, yara halini alma) neden olmaktadır; bunlara yol açan olaylar ise kalp hızlanması, koro­ner spazm (geçici daralma) veya kolesterol artışıdır.
Ateromun açılması, trombositlerin endotel altı kollagen dokuya değmesine neden olur. Bu olay trombositleri aktive eder; trombositler, tromboxan A2, trombosit faktör 3 ve 4, serotonin ve ADP salgılar.
Bu maddeler trombosit kümeleşmesini, pıhtılaşma­yı ve damar daralmasını artırır (Balık yağı, aspirin ve dipiridamol trombosit kümeleşmesini azaltarak en­farktüsü önlemektedir).
Koroner arterde pıhtı oluşmasına rağmen enfark­tüs oluşmayabilir; bunun nedeni yan (kollateral) damarların dolaşımı devam ettirmesidir.

İlginç olarak otopsilerde °/o 50 olguda enfarktü­se rağmen koroner damarlarda pıhtı yoktur. Bunun 2 nedeni vardır:
1) Koroner damarda pıhtı oluşmuş, fakat vücut bunu eritmiştir.
2) Koroner damarda şid­detli bir spazm (geçici daralma) oluşmuş ve enfark­tüs oluştuktan sonra spazm geçmiştir. Enfarktüs sı­rasında yapılan koroner anjiyografller ilk 4 saat içinde % 90 pıhtı gösterdiği halde. 12-24 saat sonra, an­cak % 60 olguda pıhtı göstermiştir. Demek ki, vü­cut pıhtıyı sonradan eritmekte, fakat 4-5 saatlik bir tıkanma bile enfarktüs yapabilmektedir.

Koroner emboliler, arteritler (damar çeperi iltiha­bı) ve yüksek doz kokain alınışı da aterom pıhtısı ol­madan enfarktüse yol açabilir, bunlar nadirdir. % 40 olguda sağ koroner, % 40 olguda sol ko­ronerin ön inen dalı ve °/o 20 olguda sol koronerin dönen (circumflex) dalı tıkanır. Bu tıkanmalar sıra­sıyla sol karıncığın arka, ön ve yan duvarında enfark­tüs yapar. Ön duvar enfarktüslerinde kalbi ikiye bö­len kas perdenin (septum) 2/3 ön kısmında, arka du­var enfarktüslerinde 1/3 arka kısmında da enfarktüs oluşur. Arka duvar enfarktüsleri % 15-30 olguda sağ karıncığı ve °/o 5 olguda da kulakçıkları tutar. Sağ karıncık enfarktüsü % 1-3 olguda kendi başına gö­rülür; bunlarda daima sağ karıncık kalınlaşması var­dır (ekseri kronik akciğer hastalığı sonucu). Kulak­çık enfarktüsleri daima kulakçık içi pıhtı yaparak çev­re damarlara emboli attığı ve sıklıkla yırtıldığı için teh­likelidir. Enfarktüs, kalp kasının bütün kalınlığını değil de 1/3 iç kısmını tutarsa, buna subendokardial en­farktüs denir (kalp içi zarı endokardin altında enfark­tüs); bunlarda genellikle yalnızca damarda darlık var­dır. EKG’de sürekli T negatifliği görülür.

avatar
  Subscribe  
Bildir