Mikrodalga hakkında bilgi, Mikrodalga radyasyon yayar mı?

0
35

Şu anda hepimiz belli bir oranda mikrodalgalar tarafından ışınlanmaktayız. Günden güne çoğalan üreteçler nedeniyle de ışınlanma dozu özellikle kentlerde yükselmektedir. Dolayısıyle çevre kirliliğinden söz ederken, artık bir ‘Mikrodalga kirliliğinden” de söz etmek gerekmektedir

MİKRODALGALAR NEDİR?
Mikrodalgalar elektromanyetik radyasyonun bir şeklidir. Elektromanyetik spektrumda 300-300.000 MHz. arasındaki bölgeyi işgal ederler ve nomonizan radyasyonların bir parcasıdırlar. Diğer elektromanyetik dalgalar gibi ışık hızında yol alırlar ve ışık ışınları gibi yansır, kırılır ve absorbe edilirler, lonizan radyasyonlardan (yani X ve gama ışınlarından) en önemli farkları, kuantum ile ifade edilen enerji seviyelerinin daha düşük olması ve atomlardan veya moleküllerden elektronları ayıramamalarıdır.
Mikrodalgaların farkına 19. yüzyılda varıldı. O günden bu yana, özellikle ikinci Dünya Savaşı sırasında radar ve radyo frekanslarında çok yaygınlaştı. Daha sonra tıpta, haberleşmede, endüstride ve askeri alanda geniş ölçüde kullanılmaya başlandı. Son yıllarda evlerde mikrodalga fırınların ve el telsizleri günlük hayatımıza iyice girdiler. FM radyo ve TV vericilerinin, uzay haberleşmelerinin de mikrodalga frekanstarı ile yapıldığını belirtirsek, artık bu ışın şeklinden pek vazgeçemeyeceğimiz iyice anlaşılacaktır.
Ne var ki, radyasyonların biyofiziksel dinamikleri ince ayrıntılarıyla anlaşılmış değildir. Biyolojik etkileri daha çok termal, yani ısı ile ilgili etkileriyle açıklanmakta, nontermal etkilerinin ise farkına varılmakta, ancak, ihmal edilebilir olduğu düşünülmekteydi. Son araştırmalar bunun pek doğru olmadığı kanısını güçlendirmektedir.

MİKRODALGALARIN TERMAL ETKİLERİ
Mikrodalgalar, yüksek frekanslı ışınlardır. Organizmadan herhangi bir ağrı veya rahatsızlık duygusu uyandırmadan geçerler. Tıpkı elektrik akımı gibi, bir maddeden geçerken enerjisi Q=RI2t(joule) formülü uyarınca ısı enerjisine dönüşür ve ilgili madde ısınır. Canlı organizmalarda da bu olay kendini gösterir ve mikrodalgalarla yeterli bir süre ve şiddette karşılaşılan organizma ısınır, dolayısıyla mikrodalgaların çok iyi bilinen termal etkileri ortaya çıkar. Vücut ısısındaki bu artış genellikle bölgeseldir ve reversibe, irreversibe (geçici veya kalıcı) ya da kısmen reversibe biyolojik değişikliklere yol açar.

Mikrodalgalar tıpta bazı romatizmal ve infeksiyöz hastalıkların tedavisinde, cerrahide dokuları kesmek ya da koterize etmekte, kanser tedavisinde radyoterapi ile bir arada, hipertermi yaratmak (ısı yükseltme) amacıyla kullanılırken, hep bu “termal” özelliklerinden yararlanılır.
Termal etkilerin ortaya çıkması için 10 mW/cm2 yoğunluğunda bir ışınlama gerekmektedir. Hücresel ve biyokimyasal seviyelerde değişiklikler ise çok daha az miktarlarda, 1mW/cm2lık (veya daha az) dozlarda başlamaktadır.

Yazar: Yrd.Doç.Dr. önder KAYHAN

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz