Mesir macunu tarihçesi. Mesir macunu ilk ne zaman yapıldı?

0
44

Kanuni Süleyman zamanında parlak günlerini yaşayan Manisa, 500 yıldan beri, her yıl 22 Mart Nevruz günü, coşkuyla kutlanan geleneksel Mesir şenliklerine sahne olmaktadır.
Mesir’in sözlük anlamı, gezilecek yer, gezinti yeri’dir. Anadolu ve Ön Asya’nın çok eski bir geleneği olan Mesir’i beşbin yıl öncesine kadar götürebiliriz. Tıp tarihinde Mesire benzeyeni bir macunun, hastaları tedavi amacıyla kullanıldığı oldukça etkili bir tedavi aracı olduğu yazılmaktadır.

Saruhan Beyliğinin başkenti. Şehzadeler şehri Manisa: Spilos Mağriesia adı lie, Truva savaşına katılan Mağriet’ler tarafından, Mitolojik adı Spil olan Manisa dağı eteklerinde kurulmuştur. (Mü- 1194-1184) ilk çağlarda Lydia, Pers, Makedonya, Roma ve Bizans imparatorluklarına yurt olan Manisa, 1313 yılında Bizanslılardan alınarak Selçuklu uç beylerinden Saruhan Bey tarafından Türk illerine dahil edilmiştir. 1410 yılında Osmanlı ülkesine katılan Manisa, bu tarihten sonra, III. Murat, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman, V. Selim, IIII. Murat ve IIII. Mehmet gibi şehzadelerin yetiştiği bir il merkezi olmuştur.

Tarihte MESİR ilk defa Sümerler, Mezopotamya’da çeşitli baharat karışımından elde ettikleri macunu, altın bir kap içerisinde saklayarak, ilkbaharın başlangıçta hastalara dağıtırlarmış. Aynı terkiple hazırlanmış çeşitli isimlerle anılan macunlar, Sümerlerden sonraki ün Asya ve Anadolu halkına da şifa dağıtmıştır.

Bu kadar derin bir geçmişe sahip olan macunun, Manisa’da “Mesir Macunu” adı ile kullanılması ise Kanuni Süleyman zamanına rastlar. Manisa’daki Mesir Macunu’nun esas yapımcısı büyük mutasavvıf, alim ve hekim “Merkez Efendi ” dir.

MERKEZ EFENDİ KİMDİR?
Asıl adı Musa Muslihiddin olan Merkez Efendi, 1460 yılında Denizli’nin Buldan ilçesinin Sarı Mahnıullj kiminde doğmuştur. İlk öğrenimim memleketinde yaptıktan sonra, İstanbul a gelerek büyük mutasavvıf Şeyh Sümbül Sinan Efendi’ye katılmış ve Halveliye şeyhi olmuştur.
1522 yılında, Kanuni’nin annesi Ayşe Uafsa Sultan tarafından tamamlattırılan, zamanın en modern, ilmi, dini, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunan Sultan Gamlı ve külliyesi (Medrese, haükah, hamam, bimarhane, daruşifa) nın idaresi için Manisa’ya gelmiş ve burada Manisa’nın çevresiyle, halkın sağlık ve sosyal yaşantısıyla ilgilenerek derin sevgisini kazanmıştır. Zamanla bir takım bitkilerden yaptığı macunlarla, birçok hastalıkları tedavi ettiği, hatta Kanuni nin hasta annesi Hafsa Sultan’ı Mesir Macunu kürleriyle tamamen sıhhatine kavuşturduğu rivayet edilir.

Tıpta bir çeşit yenilik sayılan, macunla kür yapma metodu çok başarı sağlamış, 16, yüzyılda Manisa’da çağın, en modern ve tam teşekküllü ilk hastanesi olarak kullanılan dar’üş-şifa’da akıl hastaları, tamamen hurafelerden arınmış bu macunlarla tedavi edilmişlerdir. Oysa aynı yüzyıl Avrupa’sında akıl hastaları, ruhlarının şeytan tarafından tutulduğu düşüncesiyle, zincire vurulur, kırbaçla dövülür ve tütsülenirlermiş. Böylece şeytanın korkup kaçdığı ve ruhun huzura kavuştuğu kabul edilirmiş.

Tıpta Avrupa’dan ileri olduğumuz bir dönemde uygulanan şifalı macun kürleri, ilk başlangıçta 5—6 çeşit maddeden yapılırken, zamanla 41 çeşit maddeye çıkmıştır. Bunların çoğu, çeşitli bitkiler ve bunların kök, rizom, çiçek, meyva, tohum, kabuk v.s, kısımlarıdır.

Yazar: Şemseddin KUÇOKAZAY – Ziraat Yuksek Mühendisi

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz