Martin L.Gross’ile uzayda yaşam hakkında söyleşi.

0
75

Bu konuşma,Book Digest editörü Martin L.Gross ile Prof.Carl Sagan arasında yapılmıştır.

MLG: Dış uzaydaki yaşam konusşunda konuşmak istiyorum. Exobiyoloji konusşunda yazmış mıydınız?
CS: Evet. Kitabım The Cosmic Connec-tion bu konuya ayrılmıştır.
MLG: Dış uzayda zeki yaşama benzer şeylerin bulunmasının, matematiksel ve İstatistiksel olasılıkları nelerdir?
CS: Eldeki verilerin neler olduğu bilinse bunu hesap etmek kolay olacaktır. Tamamen bilgisiz olduğumuz nokta da burasıdır. Bıı olasılığı bulmak bir kaç şeye bağlıdır. Yaşam için uygun gezegenlerin bulunması yaşamın başlama olasılığı, üzerinde yaşam olan bir gezegende bir kaç milyar yılda zeki yaşamın gelişip gelişmemesi ve sonuç olarak gelişmişse bu yaşamın suresi. Zeki yaşam ve teknik uygarlık diğer gezegenlerde üzerinde gelişmiş olsa bile bunlar teknolojik güce ulaşınca kendilerini yok ederlerse -mesela nükleer bir savaşla- o zaman şimdi olduğu gibi ortalıkta bulunabilecek kimse olmayacaktır.
MLG: insanların o seviyeye ulaşınca kendilerini yok edebileceği düşüncesi, sizce mantıklı bir varsayım mı?
CS: öncelikle onların bizim “insan” dediğimiz şeye benzcyebileceklerini sanmıyorum. Bence insanoğlu, yeryüzünde belirli bir evrim çizgisinin ürünüdür ve başka bir yerde oluşması mümkün değildir. Gerçekte, eğer dünya aynı başlangıç koşulları ile başlasa, evrimin rastgele özelliği bugün gördüklerimizden tamamen farklı yaratıklar oluşturacaktı.
MLG: Bu insan içinde geçerli mi?
CS: insanoğlu dahil.
MLG: Bunlar hangi özellikleri ile bizden farklı olacaklardı?
CS: Ne kadar komik göründüğümüzü bir dükünün. Basit bir örnek alalım. Her elimizde neden beş parmağımız var? Bu tamamen bir kaza eseridir ve devonik çağda-okyanuslarda yaşayan ve lıerbir yüzgecinde beş kemik bulunan balıktan türeyişimizdendir.
MLG: Dış uzaydaki zeki şeylerin farklı yapıda olacakları görüşü Uzay Yolunu popüler yapmış olabilir mi?
CS: Belki. Fakat benim görüşüme göre “Uzay Yolu” dünya dışı yaratıkların tasvirinde son derece başarısızdır.
MLG: Bunlar fazla insanca mı görünüyorlar?
CS: Evet. Burda Mr. Spock’ın bir insanla Volkan’lı bir yaratığın çiftleşmesinden olduğu fikri canımı sıkıyor. Böyle bir şey bir insanla bir petunya’nın (boru çiçeği) çiftleşmesinden daha az olasıdır.
MLG: Yeryüzüodcki zeki türlerle, uzaydaki bir zeki türün çiftleşmesinin mümkün olmadığını mı söylüyorsunuz?
CS: Evet. Kuzenimiz petunya ile birçok ortak noktamız bulunuyor. Nükleik asitlerimiz aynı, proteinlerimiz aynı. Nükleik asit bilgisini protein bilgisine çeviren genetik kodumuz aynı. Dış dünyadan yaratıklar bütün bu kimyasal özelliklerde farklı olacaklardır.
MLG: Böylecc Mr. Spock mümkün olmayan bir ürün?
CS: Elbette.
MLG: Tekrar matematiğe dönersek. Dış uzayda kaç yerde zeki yaşam bulunabilir?
CS: Size bir sayı verebilirim. Yalnız şunun üstüne basarak söylüyorum; bu en İyi bir yorumla yarı-bilgiç bir tahmindir. Galakside, bizimkinden fazla gelişmiş 1.000.000 teknik uygarlık bulunabilir.
MLG: Bize en yakını ne kadar uzaktadır?
CS: Birkaç yüz ışık yılı.
MLG: Hangi yıldız ya da yıldızlar?
CS: Birkaç yüz ışık yılı mesafe içinde bir milyon kadar yıldız vardır.
MLG: En yakın yıldız hangisidir?
CS: Üçlü bir yıldız sistemi, Alfa Centauri, yaklaşık 4.25 ışık yılı uzakta.
MLG: Bu grupta zeki yaşam bulunma olasılığı nedir?
CS: Belki de yüzbinde bir şans.
MLG: İleri teknoloji ile oraya ulaşmamız ne kadar sürer?
CS:Eğer ışık hızına yakın hızda gidebilirsek 4.25 yıl artı bu hıza ne kadar zamanda ulaşabilirsek ve ne kadar zamanda durabilirsek o kadar. İşık kadar hızlı hareket edemeyiz rakat fizikte, ona yakın hızda gitmemizi engelleyecek hiçbir şey yoktur.
MLG: Böylece Alfa Centauri’yc ulaşmamız 10 yılı alabilir. Teorik olarak bir aracın ışık hızında gidebileceğini hayal etmek mümkün mü?
CS: Evet. Böyle şeylerin mümkün olduğunu gösteren deneyler yapılmıştır. Fakat bunlar bu günkünün çok ötesinde teknoloji gerektirir.
MLG: İşık hızına yakın olmasa bile, bu günkülerden daha hızlı uzay araçları için ne diyorsunuz?
CS: İşık hızının onda biri hızı düşünebiliriz. Hali hazırdaki nükleer silahların yüzlerce, binlercesini uzayda patlatarak kazanılan enerji ile yıldızlara kadar ulaşabileceğimizi ileri süren görüşler vardır. Fakat bu yüksek enerji gerektirir. Nükleer silahların bu yolda kullanılması sosyal bir yarar sağlayacaktır.
MLG: Yeryüzünde yaşamın karbon atomu üzerine kurulduğunu söylemek doğru olur mu? *
CS: Evet.
MLG: Karbon atomu diğer gezegenlerdeki yaşamın da çekirdeği olmalı mı, ya da bu, di ğer elementlerle de olabilir mi?

CS: öncelikle, karbonun yerylizündeki yaşam İçin neden merkezi bir rol oynadığını sormamız gerekir. Bu atomun dünyadaki sıcaklıklar altında yapabildiği muazzam bol ve çeşitli kimyayı başka herhangi bir element yapamaz.
MLG: Bu, dış uzay için de doğru mu?
CS:Evct. Kosmik olarak karbon boldur. Evrende en çok bulunan dördüncü ya da beşinci elementtir. Diğer adaylar -mesela germanyum- çok seyrektir ve hiç bir yerde yaşamın esasını oluşturamazlar.
MLG: Dış uzayda yaşam varsa bunun karbon kaynaklı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
CS: Evet.
MLG: Fakat buna rağmen bir benzerliğe
gerek yok.
CS: Olsaydı hayret ederdim.
MLG: Onların etleri yumuşak olacak mı?
CS: Tanım olarak öyle. Fakat durumu bir* de şu yolla değerlendirin. Mesela siz bir Marslı olun. 30 metre çapında, pembe, paralelkenar şeklinde 28 dokungaçlısınız ve yerin bir metre üzerinden gidiyorsunuz. Tc-leskobunuzdan dünyaya baktınız. Onun fiziksel koşulları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Fakat dünyadaki yaratıkların nasıl olduğunu çıkartabilir misiniz? Elbette hayır.
MLG: Muhtemel dış-uzay canlıları ile farklılık bu kadar büyük olabilir mi?
CS: Fiziksel şekli itibariyle evet. Fakat zeka yönünden bence lam zıttı. Düşünce me-todları bakımından bize çok benzer olmalılar. Çünkü aynı doğa yasalarını bulmuş olmaları gerekir. Böylece onlar ve biz en azından bilimsel şeyleri birlikte tartışabilmeliyiz. Bu sorunla, uzaya gönderdiğimiz Voyager fonografına kayıt yaparken karşılaştık. Diğer yaratıkların anlayabileceği mesajları nasıl yapacaktık?
MLG: Voyager İ ve İİ şu anda uzaydalar. Bunlar uzaydan dünya ile haberleşebiliyorlar
mı?
CS: Hayır.
MLG: Onlar orada bulunabilecek yaratıklarla haberleşebilecekler mi?
CS: Voyager İ ve ll’ye koyduğumuz mesajları alanlar, dünyayı terkedcn bu araçla buluşmalılar.
MLG: Bunlar Jüpiter’den fonoğraT yollayacaklar mı?
CS: Evet. Satürn’den, Uranüs’den onların yaklaşık bir düzine ayından ve Satürn’ün halkalarından. Tamamı 30.000 fonograf.
MLG: Bizim güneş sistemimizde yaşam biçimleri bulunması olasılığı nedir?
CS: Bilmiyoruz.
MLG: Mars’a giden Viking orada yaşam ümidini veriyor mu?
CS: Yorumlarımızda çok dikkatli olmalıyız. Mikrobiyoloji için ayrılmış üç Viking deneyi vardı. Bunlardan ikisi, Mars’ta yaşam biçimleri olabileceği konusşunda olumlu sonuçlar verdi. Üçüncü olumsuz çıktı. Toplam olarak sonuçlar, hayrete düşürücü,heyecan verici, anlaşılmaz ve son derece belirsizdir.
MLG:Tekrar deneyecek misiniz?
CS: Elbette tekrar deneyeceğiz fakat ne zaman olacağını bilemem. 1986’dan önce olacağını da sanmam.
MLG: Hükümetin bu işe daha çok eğilmesini ister miydiniz?
CS: Elbette isterdim.
MLG: Teorik olarak güneş sisteminde yaşam için en uygun yer Mars’mı?
yaklaşık bir düzine ayından ve Satürn’ün halkalarından. Tamamı 30.000 fonograf.
MLG: Bizim güneş sistemimizde yaşam biçimleri bulunması olasılığı nedir?
CS: Bilmiyoruz.
MLG: Mars’a giden Viking orada yaşam ümidini veriyor mu?
CS: Yorumlarımızda çok dikkatli olmalıyız. Mikrobiyoloji için ayrılmış üç Viking deneyi vardı. Bunlardan ikisi, Mars’ta yaşam biçimleri olabileceği konusşunda olumlu sonuçlar verdi. Üçüncü olumsuz çıktı. Toplam olarak sonuçlar, hayrete düşürücü,heyecan verici, anlaşılmaz ve son derece belirsizdir.
MLG:Tekrar deneyecek misiniz?
CS: Elbette tekrar deneyeceğiz fakat ne zaman olacağını bilemem. 1986’dan önce olacağını da sanmam.
MLG: Hükümetin bu işe daha çok eğilmesini ister miydiniz?
CS: Elbette isterdim.
MLG: Teorik olarak güneş sisteminde yaşam için en uygun yer Mars’mı?
CS: En sıcak, dünyadaki oda sıcaklığı kadar. Tipik ortalama sıcaklık 50 derece.
MLG: Titan’da ne kadar?
CS: Bilmiyorum, fakat son radyo astronomi sonuçları bunun kadar ve belki de daha famla olabileceğini gösteriyor.
MLG: – 50 derece dünyadaki yaşam biçimleri için çok güç bir ısı mı?
CS: Evet. Fakat bunun nedeni şudur. Dünyadaki yaşam, buradaki sıcaklığı sever çünkü o dünyada gelişmiştir. Başka bir yerde, soğuk bir gc/egcndc gelişen yaşam elbette o soğuk çevreye uyacaktır.
MLG:Metan, yaşamın orijini mi?
CS: Her ne kadar dünyadaki yaşamın orijini muhtemelen bir metan atmosferinde oluşsa da bir çok yaşam biçimi için değil. Dünyadaki bu günkü çevre, buradaki yaşam tarafından müthiş değiştirildi, ya da kirletildi.
MLG: O maman metanın kendisi yaşam biçimleri olasılığını olumsuz yapmam mı?
CS: Hayır tam zıttı. Güneş sisteminden dış kısımlarında metan-amonya karışımı atmosferlerin varlığı mamanda geri gidebileceğimizi- dünyadaki milyarlarca yıl öncesi koşullara ulaşma şansımızı arttırmaktadır.
MLG: Mars’ın kutupsal bu/ları için nc diyorsunuz? Bunlar neden yapılmıştır?
CS: Onlarda çok miktarda donmuş su vardır. Ne kadar karbon dioksit olduğu konusşu tartışılıyor.
MLG: Su hiç erir mi?
CS: Erime; fakat her Mars ilkbaharı ve yazında, katı halden gaz haline geçer.
MLG: Bu gaz ne olur?
CS: Atmosfere gider, diğer yarı küreye geçer ve orada yoğunlaşarak kar olur.
MLG: Kar yağan bölge, su içerdiği için çöl gibi değil herhalde?
CS: O donmuş sudur. Böylece çöl gibidir. Viking’ten bir takım sevimli fotoğraflar aldık. Kışın glincş çıktıktan az sonra alınan fotoğraflarda, her taraf kırağı ile kaplı görünüyor.
MLG: Kırağı. Bu yaşam biçimlerine götürmez mi?
CS: Bazıları öyle düşünüyor.
MLG: Tekrar Titan’a dönelim. Güneş sistemimizde bulunabilecek yaşam büyüsü bu ay üzerinde mi toplanmış bulunuyor?
CS: Bıı ay hu günkü dünyadan tamamen farklı bir durumda, fakat 4 milyar yıl sonra dünya gibi olabilir.
MLG: Bu ay güneşten ne kadar uzakta?
CS: Satürn güneşten 10 astronomik birim uzakta. Bir astronomik birim yani 1 50 milyon kilometre. Boylece, 150 milyonu 9’la çarparsak 13 milyar kilometre kadar.
MLG: Bu uzaklıkta normal olarak ısının çok düşük olması gerekmiyor mu?
CS: Evet fakat sera etkisi onu ısıtır. Bu yü/den dünya üzerinde ısı suyun donma noktasının Üzerindedir. Sera etkisi olmaksızın burada donabılecektik.

Book Digest

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz