Kurşun kalem tarihçesi. Kurşun kalemi kim buldu?

0
136

Kurşun kalem günlük yaşamımıza o kadar girmiştir ki onunla not tutar, hesap yapar, resim çizer ve bazen hatta acaip şekiller karalayarak boş vaktimizi geçiririz. Bir karış boyunda ağaç ve grafitten oluşan bu basit ve önemsiz görülen gereç aslında çok değerlidir, öğrencisinden profesörüne, işçisinden mühendisine, sanatkarından bilginine kadar her yaşta herkes kurşun kalem kullanır Cebimizden, çantamızdan, masamızdan ayrılmaz, yeryüzüne öylesine yayılmıştır kt yıllık üretim ve satış miktarı 15 milyarı bulmaktadır. Bunlar uçuca dizildiğinde dünyayı 70 defa sarabilecek bir uzunluk oluşur.

İnsana kurşunkalem kadar, yararlı bir gereç yoktur denilebilir Oysa kullanılmaya başlandığından bu yana henüz iki yüzyıldan az bir zaman geçmiştir.
Eski çağlarda yazı için koyu bir mürekkebe batırılan ince fırçalar kullanılırdı (Romalılar bunlara penicillus” veya küçük kuyruk” adı verirlerdi kı İngilizce kalem karşılığı “pencil” bundan gelmektedir) Kalın kaz tüyünden kalem ise Avrupa’ya altıncı yüzyılda girmiştir.

Aradan bin yıl geçmişti. İngiltere’de 1564’te birgün kuvvetli bir fırtına Cumberland eyaletinde Borrowdale yakınında büyük bir ağacı devirdi Sökülen köklerin altında madene benzer kara bir madde meydana çıktı Bu o zaman “plumbago” veya “kara kurşun” dedikleri, daha önce bilinmeyen saf grafit idi

Yerli çobanlar grafit parçalarını koyunlarını markalamak için kullanmaya başladılar. Aradan çok geçmeden bazı açıkgözler grafiti çubuk Halınde keserek bunu “markalama taşı” gibi kullanılmak Üzere Londra sokaklarında satmaya koyuldular. Onsekızinci yüzyılda Kral İkinci George Burrowdaledeki madene el koyarak bunu Kraliyet tekeli gibi işletmeye başladı. Gerekçe olarak grafitin top güllelerinin işlenmesinde kullanılması gösteriliyordu. Tekeli titizlikle uygulayan Kralın baskısıyla Parlamento halkın madende veya civar bölgelerden grafit çıkarmasını suç sayan bir yasa yayınladı. Grafit fiyatlarını yüksek tutmak amacıyla maden heryıl yalnız birkaç ay çalıştırılıyor ve işten çıkan herkesin Ostü sıkı sıkı aranıyordu.
Crafit markalama çubuklarının iki büyük f sakıncası vardı bunlar elleri boyuyor ve dayanıksız olduklarından kolaylıkla kırılıyordu. Bunu önlemek için çubuklar boydan boya iple sarıldı. Crafit aşındıkça ip çözülüyordu. Artık el boyanmıyorda, ancak grafitin sık sık kırılmasına çare bulunmamıştı.

Davayı 1751 yılında Kaspar Faber adında bir Bavyeralı kimyager çözmeyi başardı. Toz haline getirdiği grafiti kükürt, antimuan ve reçine ile karıştırarak bir kalp içinde sıkıştırmak suretiyle saf grafitten çok daha dayanıklı çubuklar elde etti Şimdi bütün mesele “Kurşun” denilen bu ince çubukları koruyacak elverişle bir muhafazanın bulunmasına kalıyordu (aslında kalemlerde gerçek anlamında kurşun yoktur’ Romalılar “penıcıllus” larıyla yazılarının düzgün olması için papirüs üzerinde kurşun diskler yuvarlayarak çizgiler çiziyorlardı Kurşun nadir, seri ve pahalı olduğundan bir yazı gereci olarak kullanılmamıştır).

1790 yılında Napoléon Bonaparte diğer Avrupa ülkelerine savaş açtığında İngiltere ve Almanya’dan almakta olduğu gralit kalemlerden mahrum kaldığına pek üzülmüştü. Zira Fransız bürokrasisinin bunlara büyük ihtiyacı vardır Derhal Fransız kimyageri Nicolas lazques Conté ye ülkede bulunabilecek grafiti kullanarak kalem üretimine geçilmesi için emir verildi. Başarısız kalmaktan korkan veya vaadedilen ödülü düşünen Conté çalışmaya koyuldu. Yaptığı birçok denemelerden sonra sınırlı miktarda sağlanabilen düşük kaliteli Fransız grafitine kıl katarak karışımı bir potada pişirdi ve böylece zamanın en iyi yazı çubuğunu elde etti Conté sonra grafite karıştırdığı kilin oranını değiştirerek seriinden yumuşağına, açık renginden koyu karasına kadar “kurşun” üretmeyi başardı.

Birkaç yıl sonra Amerika’yı İngiliz kurşun kalemlerinden mahrum bırakan 1812 savaşı başgösterdi. Düşük kaliteli Amerikan grafitine ne karış-tır ılırsa karıştırılsın o zaman kullanılan kaba işlenmiş ağaç koruyucuların içinde olumlu sonuç vermiyordu.

Bu defa, Massachussets eyaletinde yaşayan bir Amerikalı sanatkar günün adamı oldu William Monroe atelyesinde belirli genişlik ve 6-7 inç boyda standart ağaç dilimleri üreten bir makina yaptı ve dilimlerin yüzünde yuvarlak ince grafit çubukların yarıyarıya yerleştirilebileceği uzun oluklar açtı Bunlara “kurşunları” dizdikten sonra dilimlen ikişer ikişer yüz yüze yapıştırdı Sonra kalemleri birbirinden ayırarak yüzeylerini yuvarladı. Böylece ilk modem kurşunkalem meydana geldi Dayanıklı, amacına uygun, ucuz ve son derecede kullanışlı olan bu yazı gereci hemen bütün dünyaca benimsendi.

Bugün kullanılan standart yedi inçlik kurşun kalemi 60 kilometre uzunluğunda bir çizgi çizebilir, en azından 45 000 kelime yazabilir ve boyu 5 santimetreye ininceye kadar 20 defa yontulabilir. Arka ucuna genellikle san metalden bir halka içinde lastikten bir silgi takılır. Kurşunkaleminde en tutulan renk sarıdır. Başka renkler denenmekte ise de o kadar tutulmamıştır.

Bir fabrika ilginç bir sondaj yapmış ve satıcısına 500 sarı ve 500 yeşil kalem yollamıştır. Birkaç hafta sonra yeşiller hakkında şikayetler yağmaya başlamıştır: bunların uçları çabuk kırılıyor, yontulmaları zor oluyormuş, kalemler pisleniyormuşl. Oysa bütün kalemler renkleri hariç aynı kalitede idiler.

Modern kurşun kalemin üretiminde 40 değişik malzeme kullanılmaktadır En iyi grafit Sri Lanka. Madagaskar ve Meksıkadan gelmektedir Silici lastik Malazya’dan, mum Brezilya’dan, grafit ve kilin karıştırılmasında kullanılan yumurta büyüklüğünde çakıllar Belçika ve Danimarka kıyılarından sağlanmaktadır.

Kalem üretiminde genellikle yaşlı sedra ağaçları kullanılmaktadır. Bu ağaç çok homogen ve nisbeten yumuşak olduğundan kolay işlenmekte, mumlanmakta ve yontulmaktadır. Ağaç bloklar sekizer santimetre kalınlığında dilimlere kesilir ve kurutulur. Sonra yarım kaleme göre beşer milimetre kalınlık. 70 milimetre genişlik ve 185 milimetre uzunlukta ince dilimlere ayrılır. Bu dilimler perdahlanıp mumlandıktan sonra işlenmek, grafitle doldurulmak, ikişer ikişer yapıştırılmak ve kalemlere ayrılarak son izlemleri yapılmak üzere kalem fabrikalarına sevkedilır.

Böylece, bugün özel amaçlarla yapılanlar dahil, üçyüzü aşkın çeşit kalem üretilmektedir. Genellikle küçümsenen ve önemsiz sayılan kurşunkalemin aslında büyük bir değeri vardır Zira bunu çocuğundan en yaşlısına kadar herkes türlü amaçlarla kullanır.

Herşey bir Kurşunkalem’den başlar!

Yazan: BÜlent BÜKTAŞ

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz