Kuğular nasıl ürerler? Kuğuların yaşamı, aşkı ve çiftleşme ritüelleri.

0
37

özellikle kimsenin yapmadığı bir zamanda, kışın, kuğuları gözetlemek çok ilgi çekicidir. Bu mevsimde çeşitli ritüalist davranım akımları ve işlemler ile bağlantılı olarak çiftleşme olayı gerçekleşir.

Doğayı sevenler ve kuşlarla yakından ilgilenenler, sadece diğerleri arasında özellik taşıyan şeyleri, dikkati çekebilecekleri ve çok ender rastlananları kolaylıkla hissetmek arzusu duymazlar mı? Elbette kaçamakta olsa, bu yaratıkları görebilmek için çaba sarf etmek her birimizin içinde büyük bir sevinç yaratmaz mı? Alışılagelmişin dışındakileri araştıran insanlar, sonsuz sayıda ve diğerleri kadar ilginç olan gözlem olanaklarını görmemezlikten gelebilirler mi? Ancak belli bir biçimde yoğun çalışmalara giriştiğimizde, temelde o konu hakkında ne kadar az bilgi sahibi olduğumuzu anlayabiliriz.

Kuğular, yumuşak başlılıkları nedeniyle yeknesak yaşam süren kuşlar sınıfına girerler. Bu hayvanlar oldukça ehlidirler. Çevrelerinde dolaşan yayaların verdikleri yemleri uysalca kabullenerek, genellikle suyun üzerinde yumuşak hareketlerle sanki kayıyormuş hissi verircesine hareket ederler. Acaba bu davranışlarıyla ilginçliklerinden herhangi bir şey kaybederler mi? Ornitologlar tarafından gözlenmelerine değer mi hiç?

Eğer, hayat ritmleri içinde kuğuların en aktif oldukları çiftleşme dönemlerinde, bu ilginç yaratıkları yakından izlemeyi arzuluyorsanız, kışın başlangıcında “Kuğu Çölünü” ziyaret etmeniz gerekecektir. Kuğular kışı özellikle su bitkilerinden oluşan besinlerin yeteri kadar bulunduğu, henüz donmamış sularda geçirirler. Ocak ayının ortalarına doğru kuğularda çiftleşme arzusu uyanır Her şeyden önce su içerisinde kendilerine ait olan alanı belirlerler. Bu işlem üreme sahasını belirlemek amacına yönelik olmayıp, ön planda dişilerini rakiplerinden korumak için gereklidir. Ancak, uzun süren soğuklarla, buna bağlı olarak baş gösterecek açlık tehlikesi kuğuların çiftleşmesini geciktirebilir. Su yüzeyinin büyük bir kısmında buzlar çözülmemiş olsa bile, kuğuların kendilerine kalan dar sayılabilecek su alanında dahi çiftleşmeleri mümkün olabilmektedir.

Çiftleşme sırasında iki ayrı davranım akımı belirlenir Bunlardan biri diğer cinsiyetteki eşe yöneltilen ve amacı birleşme olan çiftleşme davranımıdır. Diğeri ise rakipleri çiftleşme alanlarından uzak tutmayı amaçlayan tehdit edici ve kaçırtıcı kavga davranımıdır. Her iki durumda da, dişisine nazaran daha iri olan kuğu erkeği daha aktiftir Kuğu dişisi de, çiftleşme sırasında erkeği gibi hareket etmektedir. Korkutma ve kavga davranımında onunla birlikte görev almaktadır. Ancak son durumda dişi kuğu her zaman erkeğinin arkasında bulunmaktadır.

özellikle cinsel olgunluğa yeni erişen genç hayvanlarda görülen durum kuğularda da kendini belli etmektedir. “Bekar” dişi arayan erkek kuğu, boynunu gererek diklere doğru uzun yüzüşler yapar. Bu yüzüşler sırasında zaman zaman hohlama, tıslama şeklinde yüksek ve berrak trompetten çıkan seslere benzer sesler çıkartır. Eşleri olup ta, herhangi bir nedenle onlardan uzak düşmüş olan erkek kuğularda da aynı şekilde arama yüzüşleri izlenebilmektedir. Ancak, diğer bir erkek kuğu tarafından çevrilmiş otan dişisini gördüğünde arama yüzüşü yapmakta olan erkek kuğu, aniden gösteri yüzüşüne geçmektedir. Bu sırada boyun S – formunu alır, kanatlar hafifçe açılır ve yukarı doğru kalkar Kanat tüylerinin tamamen dikleştiği dikkati çekmektedir. Erkeğin bu görkemli gösterişi, rakibinin biran önce uzaklaşmasını ima edici niteliktedir. Boynun şekli, erkek kuğunun kızma duygusuyla, erkekliğinin uyanış derecesini kolaylıkla ortaya koyabilmektedir. Bu gösteri yüzüşü eğer bir rakibe karsı tehdit jesti veya saldırıya dönüşecekse, kuğu bu defa boynunu boynun vücuda bağlandığı noktadan itibaren geriye doğru havaya kalkmış olan kanatları arasına kadar bükmektedir. Cağa bükülmüş, olan boynun üzerine oturur Kafası ise omuz seviyesinde ve kanat diplerinin arasındadır.

Eğer kuğu dişisine kolaylıkla yaklaşmayı başarabilmişse, o zaman çeşitli ritualist işlemlere girilmektedir. Her ikisi de birbirlerine yeteri kadar yaklaşmazlarsa, kuğu erkeği genellikle bir “içme” hareketinde bulunmaktadır. Gagasını suya sokarak, kafası ile boynunu geriye çekmektedir “Su içiş’ hareketi kuğuların yumuşama eğilimlerini anlatmaktadır. Aynı durum ördeklerde de gözlenebilmektedir. Eşine kavuştuktan sonra erkek kuğu, rakibini kaçırtmak zorunluğunda ise, suyun üstüne çıkmış olan vücutlarını kanatlarıyla dövmeye başlar Kanat çırpışlarına ek olarak, derinden glu-glu sesleri çıkartır. Her iki hareket de saldırı hissinin ortaya çıkmasına yardımcıdır. Gerçek çiftleşme harmonik ve edalı hareketlerle başlar. Çiftleşen erkek ve dişi şişmiş boyunlarıyla karşılıklı dururlar, birbirlerini taklit ederek başlarını sallarlar (önceleri çok az faz kaymaları dikkati çeker) Boyun ve bas her iki hayvanda hızlı ve aynı zamanda aşağı iner ve sonra yavaş yavaş yukarı doğru kalkar.Ara sıra eslerden biri diğerinin boynunu veya başını gagasının ucuyla okşar özellikle erkek kuğu gerindiği zaman, bir but seklinde şişmiş olan boyun, kafanın boyna bağlandığı yerdeki inceliğe erişmiş olur.

Baş sallayışlar, yerini insanlar arasındaki tanımlama ile sevgi dolu baş çevirmelere bırakır. Baş çevirişler karşılıklı veya birlikte oluşur Karşı taraftan bakıldığında, kuğuların teker teker değişerek veya aynı zamanda bir noktaya bakıyorlarmış hissi uyanmaktadır. Çiftleşmenin bu ilk safhası sonunda birlikte batıp çıkmalar artmaktadır. Hemen aynı anda başlarını suya daldırarak besin aramaya başlarlar. Çiftleşmenin akışı bu hareketle kesilebilir Eğer birbirlerini yeniden okşamaya başlayacaklarsa, daha önce yapılan tüm hareketlerin yeniden tekrarlanması gerekecektir. Çiftleşmenin hazırlığı olarak kabul edilen ikinci safhada, başlangıçta görülen baş sallamalar sıklaşır. Kuşlar seri bir biçimde gagalarını suya batırırlar. Hareketin ritmi sürekli olarak hızlanır. Bu safhada kuğular tam anlamıyla kendilerinden geçmiş haldedirler Gagaların suya sokuluşu birkaç dakika devam eder ve birinci safhaya karşın çok ender olarak kesilebilir. Genellikle çiftleşme hareketinin devamı olarak gözlerinden mutluluk okunur. Ancak kış aylarında görülen bu birleşme üremeye yönelik bir hareket değildir.

Çiftleşme sırasında erkek kuğu dişisini tamamen suya bastırarak ensesinden ısırmaya başlar. Baş tamamen suyun içersindedir. Dişinin sadece vücudunun arka kısmı, gagası ile hörgücü suyun üstüne yükselir Birleşmeden sonra her iki hayvan da su yüzüne çıkarlar. Bu sırada boyunlarının dikleştiği, vücutlarından sular süzülürken karşı karşıya geçerek, birbirlerini gagalarından tutup kapalı ağızlarından derin seslerin çıktığı görülmektedir Bu hareket karabatakların “Penguen pozu” denilen hareketlerine benzetilebilir Bu sırada da başlarını aynı zamanda sağa sola döndürmeye devam ederler. Daha sonra temizlik safhası başlamaktadır önceleri bu hareketleri oldukça serice cereyan etmektedir. Ancak gittikçe yumuşayarak, birlikte yüzmeye ve ahenkli hareketlerle yiyecek aramaya başlarlar.
Kuğu çiftleri birbirlerinden kolay kolay ayrılmazlar Yaşamları boyunca birbirlerine sadık kalırlar. Bu nedenle, kuğu erkeğinin eşini gene bekarlara ve diğer erkek kuğulara karşı şiddetle savunması bir mucize olarak kabul edilmemelidir. Herhangi bir rakip çifte yaklaşmaya yeltenecek olursa, evin erkeği yaklaşan erkeği yukarıda tasvire çalıştığımız saldırı yüzüşü ile kaçırtmaya çalışacaktır. Bir kuğunun çevresindekilerden farklı olarak çeşitli karektere sahip olduğu, birbirleri arasında sınıf farklılıkları bulunduğu, değişik biçimde ortaya çıkan şiddet ve hiddet hareketlerinin kolaylıkla kanıtlanabileceği söylenebilir. Rakiplerinin birkaç metreye kadar yaklaşmalarına izin veren çiftlere karşın, dişileriyle birlik olarak su birikintisi yüzeyinin belli bir kısmını kendilerine ayıran ve bu sahaya girmek isteyen her saldırganı daha uzaktayken kovalayan erkek kuğularda mevcuttur. Bir seferinde rakibim kıyı boyunca 300 metre kadar kovalayan erkek kuğuya rastlanılmıştır.

Hiddetin derecesi hayvanın yaşı ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle bazı kuğuların rakiplerini uzun uzun kovalamalarına karşın, diğerleri erkekleri sadece birkaç metre uzakta durmaları için korkuturlar Kovalanan kuğu kaçtığı takdirde, kovalayan kendini bekleyen dişisinin yanına hemen geri dönmektedir. Ancak çok hiddetli savunucular kaçanları uzun uzadıya havada bile kovalayabilirler. Korkutucu “gösteri yüzüşünün” hedefi, rakibi bir an önce kaçırtmaktır. Genellikle sahaya yaklaşan erkek kuğu, bu korkutma hareketini anlayarak geri çekilmektedir. Kaçan kuğu kuyruğunu arkaya doğru yelpaze şeklinde sallar. Geriye yelpazeleme yumuşatma hareketi olarak anlaşılmaktadır. Bu hareketle karşılaşan kovalayıcı saldırıdan vazgeçmektedir. Kaçan kuğunun çok sık olarak başını yukarı kaldırıp ıslık çalar gibi bazı sesler çıkarttığı ve bu jestinin de saldırıyı önleyici olarak etkilediği görülmektedir. Eğer yaklaşan rakip ev sahibi erkeğin saldırı yüzüşünden gerekli sinyalleri almamışsa, bu durum sonuçta hiçbir hayvanın yara almadığı bir düelloya dönüşmektedir. Çok gürültülü, ancak rakibe rastlamayan kanat çırpışları yanı sıra, erkek kuğu kuvvetli olan rakibin kuyruğunu, boynunu ve ara sıra da göğsünü ısırmaya çalışır. Kuyruk ısırma en çok görülenidir. Genellikle ısırdıktan sonra kuvvetli olanı kavgayı kazandığına inanır. Sadece eşit güçteki hayvanlar arasında karşılıklı ısırmalara rastlanılır. Başarı ile sonuçlanan hiddet hareketinden sonra ısıran ve ışınlan hayvanlar yeniden sakinleşirler. Temizlenme, kanat çırpma ve varlığını göstermede hala ısrarlı olan saldırganda, gagayı boyun üzerinde sıvazlamak gibi yumuşama hareketlerini, ruhsal durumlarını normale döndürücü davranışları gözlemek mümkündür. Kuğuların aşkları yanı sıra ilginç olan diğer hususta görkemli bir görünümde olan uçuşları dır. Diğer mevsimlerden farklı olarak bu mevsimde kuğular bize bazen çok ağırmış hissini veren büyük vücutlarıyla rahatlıkla havalanırlar Kuvvetli kanat çırpışlarla sanki “kürek çekermiş” gibi gökyüzüne yükselir ve aniden su yüzüne pike yaparak süzülür giderler Başlı başına büyük bir değer olan bu oyunları izleyebilmek için yılın bu günlerinde “Kuğu Gölü”nün muhakkak ziyaret edilmesi gerekir.

KOSMOS’dan

avatar
  Subscribe  
Bildir