Klor Nedir, Klor’un faydaları ve zararları, kullanım alanları.

0
18

Klor – Cl

Klor elementlerin periyodik sisteminde yedinci ana grupta yer alan halojenler ailesinden bir element­tir. Normal koşullarda hardal renkli bir gaz olan klor, havadan daha ağırdır. Çok hızlı reaksiyona girdiği için doğada saf olarak bulunmaz. Çoğunlukla alkali me­talleri ile tuzlar oluşturur.

Klorun üretimi de kloralkali-elcktrolizi yoluyla yapılmakta ve yan ürün olarak sadyumhidroksit ve hidrojen elde edilmektedir. Sanayileşmenin ilk yılla­rında sadyumhidroksit daha çok kullanım alanı bul­ması klor fazlasının oluşmasına neden olmuş ve klor için değişik kullanım yerleri aranmış ve bulunmuş­tur. Günümüzde kullanılan yapıştırıcıların, ağartıcıla­rın, sebze/meyve koruyucu ilaçların, oto, tekstil ve elektronik sanayisinde kullanılan birçok plastik mad­delerin üretiminde klor ve klorlu bileşiklerden yarar­lanılmaktadır. Hemen akla gelen ve çok yaygın ola­rak kullanılan plastikler PVC, poliüretan ve termoplastlardır. Halen 30 000 kadar maddenin üretiminde klor, direk veya dolaylı olarak rol oynamaktadır.

Günlük yaşantımızda vazgeçilmez olan yemek tuzu, sodyum ile klorun yaptığı bir bileşiktir. İçme sularının klorlandığı çoğunlukla bilinir. Yani az mik­tarlarda iyon olarak vücuda alınan klor, hayatın deva­mı için yararlı ve gereklidir. Ancak gaz halinde klor teneffüs edilirse ölümle sonuçlanabildi akciğer tahri­şine neden olmaktadır. Birinci Dünya Savaşı’nda ilk olarak kullanılan ve kitlesel ölümlere neden olan, halk arasında hardal gazı olarak bilinen gaz klordan başka birşey değildir.

1984 yılında Hindistan’ın Bhopal şehrinde bir fabrikadan etrafa yayılan phosgen 3 000 kışının ölü­müne neden olmuştu. Birçok plastik maddenin üreti­minde dolaylı olarak rol oynayan phosgen klor, oksi­jen ve karbondan oluşan bir moleküldür. Yine bir za­manlar çok kullanılan ve şimdi yasaklanmış olan DDT (Diklordifeniltrikloretan) klorlu organik bir bileşiktir. Soğutucularda kullanılan floroklurokarbon gazlarının ozon tabakasına zarar verdiği artık anlaşıl­mış ve bunların yerini alacak başka soğutucu madde­ler bulunmuştur, 1976 yılında İtalya’nın Seveso şehrinde etrafa yayılan dioxin (tetraklordibenzodioxin) literatüre Se­veso zehiri olarak geçmiştir. 1986 yılında Basel’de klor içeren sebze/meyve ilacının Ren nehrine karışmasıyla binlerce balığın telef olduğu basında yeral­mıştı.

Klor iyonu olarak zararsız iken havada binde beş klor gazının bulunması bile nefes yollarında ve akciğer­de telafisi mümkün olmayan tahrişlere yol açmaktadır.
Normal koşullarda insanın koku alma duyusu yukarıda sözü edilenden çok daha düşük konsantrasyonlardaki kloru fatkedebilmektedir. Klor gazının yanı sıra klorun organik bileşenleri de çok zehirli etki gösterebilmekte­dir. Hatta dioxin için insanoğlunun kendi eliyle ürettiği en zehirli madde denmektedir. Dioxin yüksek sıcaklık­larda oluştuğu için baca gazları ile etrafa yayılmaktadır. Bu nedenle çöp yakma tesislerinin önemli problemle­rinden biridir. Üretilen klorun yaklaşık dörtte birinin kullanıldığı PVC üretimi için gerekli olan vinilklorit ise karaciğerde tahribata neden olmaktadır. Günlük hayat­ta kullanılan birçok maddenin üretiminde klorun ken­disi veya katalizatör olarak kullanılmaktadır. Bu üre­timler sırasında olabilecek kazaların ne kadar korkunç sonuçlanabileceği yaşanan olaylarla görülmüştür. Bu nedenle kimya sanayisinde klorun verim alabilecek başka maddeler bulma veya klorsuz Üretim yöntemleri geliştirme çabaları yoğunlaşmıştır. Bu arada poliüretan hammaddesi olan propilenoksitin sentezini klorsuz ger­çekleştirme yöntemleri bulunmuştur.

Klorun katalizatör rolü üstlendiği reaksiyonlar içinde biyoteknik çözümler düşünülmektedir. Canlı yaşamında katalizatör görevi yapan enzimlerin burada devreye sokulması mümkün olursa büyük bir başarı sağlanmış olacaktır. Hata o zaman tekrar kullanılabilir deterjanların üretilebileceğinden söz edilmektedir. Kü­çük plastik parçacıklar üzerine yerleştirilmiş enzimler yıkama işleminden sonra atıksudan ayrılabilecek ve tekrar kullanılabilecektir. Böylece atıksu temizleme iş­lemi de büyük ölçüde kolaylaşacaktır.

Görüldüğü gibi, insanlık yaşamını kolaylaştırmak için uğraşlar verirken bir yandan da kendini tehlikelere atmaktadır. Sanayileşmenin ilk yıllarında bu risk ilerle­menin bir bedeli olarak görülmüş ve pek ciddiye alın­mamıştır. Ancak üretimin artması ile birlikte kaza olduğunda ortaya çıkan zararların büyük boyutlara ulaşması insanlığı tekrar düşünmeye sevk etmiş ve yaşama zarar vermeyecek üretim yöntemleri ve üretime geri dönüşü kolay ürünler geliştirme çabaları içine sokmuştur.

Sonuç olarak klorsuz kimya henüz mümkün gö­rünmemekle beraber ileriye yönelik sevindirici adımlar atılmaktadır.

avatar
  Subscribe  
Bildir