İyi bir kitap nasıl olmalıdır, iyi kitap nedir?

0
22

İyi kitap nedir? iyi kitap ile kastedilen anlam açığa kavuşmadıkça bu soruya kesin bir cevap verilemez. Kitaba bakış açısı, onun mahiyeti hakkında da değişik görüşler getirir.
olan kitaptır. Onun için kitap bir ticaret metaından ibarettir. Yıllarca göz nuru dökülerek, ince eleyip sık dokuyarak kaleme alınmış bir kitap, eğer kitlelerin tüketim pazarlarında yatırımı süratle ve yüksek karlara dönüştüremiyorsa “iyi bir kitap” değildir. Burada “iyi” kelimesinin yerini rahatlıkla “ekonomik” veya “kar getirici” kelimeleri alabilir.

Bir pedagog veya bir neslin yetişmesinden sorumlu olan kişiler ise iyi kitabı, yetişme yaşlarındaki çocuklara milli ve insanlık değerlen veren kitap diye tarif edebilirler.
Yetişkinler kendi zevklerine kavuşmuş oldukları için onlar bakımından “iyi kitap” seçimi, sadece kendi tercihlerine kalmıştır. Fakat çocukların ve yetişme çağında olanların ellerine verilecek “iyi kitap”, eğitimcileri düşündürmesi gereken en önemli meselelerden biridir. Çocuklar, yaş gruplarına göre kendilerini hayata hazırlayacak kitapları okumalıdırlar.
Modern ailede masalcı ninenin yerini televizyon almıştır ve onun tesiri bugün kitaptan da önemlidir Fakat o programların geçip gitmesine karşılık, kitap kalıcıdır, okuyucusunu sabırla bekler, bu yüzden de tesiri anı olmaktan çok süreklidir.
İyi kitap, eğitımcilerin ve annelerle babaların tarifine muhtaçtır. Nasıl bir çocuk yetiştirilmek isteniyorsa, seçecekleri kitap da ona göre olacaktır
Dost kitaba gelince, insan hayatında dostlukların önemli bir yeri vardır. Dostlukların temelinde çoğunlukla sevgi ve huzur yatar. Ancak bu dostluklar, gerçek ve riyasız olanlardır Dostluklar insanın manevi dayanağı, eksilmeyen bir güvence kaynağıdır İnsanın gerçek dostları arasında iyi, güzel ve doğru kitabın seçkin bir yeri bulunmaktadır.
Dünyada hiçbir dost, insana kitaptan daha ya* kın değildir Sıkıntımızı unutmak, donuk hayatımıza biraz renk katmak, biraz ışık vermek, daracık dünyamızda bulamadığımız şeyleri yaşamak için, tek çaremiz kitaplara sarılmaktır Şu dünyadan kitap yok oluverse yaşamak ne kadar güçleşir, çekilmez bir ağırlık olurdu. Romancı ve şair için yazmak nasıl dayanılmaz bir ihtiyaçsa, okur için de yazılanları okumak, öyledir En kötümser zamanlarımızda yardıma koşan onlardır.
Dünyamızı nasıl insansız düşünemezsek, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Onların arasına serpiştirilen notlar, altları çizilen satırlar ya da unutulmuş kuru bir çiçek, kitapların biraz da “biz” olduğunu göstermez mi? Gençlerin yeni, yaşlıların da daha çok eski kitaplara düşkünlükleri, belki de birincilerin umudu. İkincilerin de hatıraları çağrıştırmalarından ileri geliyor.
Kitaplarla dostluk küçük yaşlarda kurulduğunda, insan büyüdükçe ve yaşlandıkça bu dostluktan kopamayacak, ayrılamayacak bir hale gelir. Bu dostluğun bir hoş yanı da sitemsiz oluşudur. Dost kitabı okumaya başlar da bir zaman bir köşede bırakır, başka kitaba ya da başka işlere dalarsınız, (ik dost kitabınızı bir köşede aylarca, yıllarca unutursunuz. Sonra bir gün elinizi uzatır, alıp açarsınız, ne bir sitem, ne bir serzeniş; sanki birkaç dakika önce ayrıtmışçasına ya da yıllarca süren bir hasretle sizi, o kendine has dost sıcaklığıyla sarıverir. Kitap, okuyucusundan belki arada bir tozunun alınmasından başka bir şey beklemeyen, alan değil, daima veren bir dosttur.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz