İnsan ırkları, Irklar arasındaki farklılık, Hangi ırk daha önce doğdu?

0
34

İnsan ırkları bir ressamın paletindeki çeşitli renklerle boyanmış gibidir: kum sarısı, kızılımsı, koyu ve açık kahverengi, krem rengi, uçuk pembe. Derinin rengi, saçlar, vücut yapısı ve yüz ifadeleri bir ırktan ötekine o kadar değişmektedir ki bunu merak etmeyen insan yok gibidir. Neden Afrikalıların derisi köyü kahve rengi de Avrupalıların ki açık pembe. Neden Uzak Doğu’dakilerin gözleri çekik? Bir ırk acaba diğerlerinden daha önce mi doğdu? Eğer öyle ise bu ırk daha mı ileri, daha mı geri? Acaba karışmamış ırk diye bir şey olabilir mi?

Irklar üzerindeki araştırmalar üç büyük sonuç verdi. Birincisi şu: Irklar arasında yalnız deri rengi, saç yapısı ve yüz İfadeleri açısından değil düzinelerle fark vardır. Bu fark kemiklerin biçiminden kulak kırının kıvamına ve vücut kimyasına kadar değişir. ikinci sonuç: İnsanın evrimde başarılı oluşu büyük genetik (kalıtsal) farklar göstermesine bağlıdır. İlk atalarımız yeni bir çevreye göç ettiklerinde içlerinden hiç olmazsa bir bölümü farklı oluşları sayesinde o çevreye uyarak sağ kalabilmiştir. Üçüncü sonuç: Bir ırkı diğer ırklardan ayıracak kesin bulgular yoktur. Örneğin deri rengi ırkları ayıramaz. Evet, Büyük Sahra’nın güneyindeki Afrikalılar ve onların dünyaya dağılmış torunları köyü kahve renklidir. Fakat Hindistan’da antropolojistlerce beyaz ırktan sayılan milyonlarca İnsanın rengi Amerikan zencilerin den bile daha koyudur. Diğer yandan Kuzey Afrika da yaşayan birçok İnsan bir İspanyol, İtalyan veya Lübnanlıdan daha esmer değildir. Boy da önemlidir, örneğin cüce bir ırk olan Afrika Pigmeleri siyah ırktan sayılmamaktadır Fakat boy önemli ise uzun boylu Afrika Watuşi’leri ile İskandinavyalılar aynı ırktan mı sayılacaktır?

Mongoloid ırkın gözlerinde burna yakın bir deri kıvrımı (epikantik kıvrım) vardır, fakat Kızılderililerde böyle bir kıvrım yok diye onları Mongoloid ırktan saymayacak mıyız? Saç rengi, göz rengi, saç biçimi, burun ve dudakların biçimi v.b, ırkları ayırt etmede hatta daha da önemsizdir.

Dünyanın en uzun boyluları arasında siyahlar da, beyazlar da ve ikisi ortası olanlar da vardır. Dünyanın siyah derili insanlarında hem kıvırcık, hem düz hem de dalgalı saça rastlanır. Geniş burunlu ve kalın dudaklı olan insanlara hem beyaz, hem de siyah ırkta ve bunların ikisi arası olanlarda rastlanmaktadır. Irkları ilk sınıflayan 1735’de Cari von Ünno oldu, dört ırk ayırt etti: Homo sapiens Africanus negrus (siyah Afrikalı), H, s. Amerlcanus rubascens (Amerikalı kızıkderili), H, s. Aslatlcus fuscusens (kahverengi Asyalı) ve H, s. Europaeus albescens (beyaz Avrupalı). Fakat Linné bu ırkları İnsanın farklı türleri saymakla yanılıyordu. Tur deyince kendi aralarında birleşip kısır olmayan kuşaklar verebilen bireylerin topluluğu anlaşılır. Örneğin farklı türlerden olduktan içindir ki at ve merkepten doğan katır kısırdır; buna karşı bir çoban köpeği ile finodan doğan melez köpekler kısır değildir, demek ki bu ikisi aynı türdendir. Farklı insan ırklarından doğan melezler de kısır değildir, o balde insan ırkları aynı türdendir.

Ünné’nin sinflandırması bugün artık geçersizdir, çünkü bu 4 grubun dışında kalan pek çok insan bulunuyor:
• Güney Afrika Büşmenlerl Mongoloid (sarı) ile Negroid (siyah) arası
• Güney Pasifik N’egrito’ları Negroid’e benzer, fakat Afrika dan çok uzak.
• Japonya Ainu’ları çok kıllı olup Beyaz ırkı andırır.
• İskandinavya Lapon’ları hem Eskimo’ya, hem Avrupalıya benzerler.
• Avustralya yerlileri Negroid’leri andırır, fakat çoğunun saçı kıvırcık değil düz veya dalgalı ve sarışın olarak doğuyorlar.
• Polinezyalılar birçok ırkın karşımı olup yapılan adadan adaya değişiyor.

1965’de ABD’II antropoiojist Carleton Coon “Yaşayan İnsan Irkları” adli kitabında 5 ana ırk ayırdı: Beyazlar (Kafkas), Mongollar (sarı), büyük Avustraloidler (Avustralya yerlileri) ve cüce Australoldler (Negrito’lar-Andaman Adası yerlileri v b.), büyük Koogoldler (Afrika Negroid veya zencileri), ve cüce Kongoidler (Afrika Pigmeler), Kapoidler (Büşman ve Hottento’lar).

Bundan 35000 yıl önce pre-Homo sapiens 5 farklı bölge ve zamanda Homo sapiens’e dönüşmeye başladı ve en son beliren ırklar “en az uygar” oldu. M.Ö. 1500 yıllarında ırklar karışmaya başladı, çünkü beyaz Avrupalılar gemilerle dünyaya dağıldı. Afrika yerlileri ise köle olacak Amerika ya getirildi. Ancak bugün bu 5 ırkın bir -birlerinden ayrı geliştiği kabul edilmiyor, saf ırk diye bir şeyin muhtemelen hiçbir zaman olmadığı, ırkların ta başından beri karıştıkları düşünülüyor.

Irkların karışması insanlığın lehine olmuştur, çünkü ana bir genetik kuralı vardır: aynı tip canlıların kendi aralarında çiftleşmeleri kaliteyi bozar (örneğin akraba evlilikleri), farklı tiplerin çaprazlaşması ise üstün bireyler verir, bu olaya “melezlerin gücü” denmektedir, insanların farklı oluşları genetik olarak karışmaları sonucudur. Farklı oluş İnsanlara kuvvet ve elastikiyet kazandırmıştır. Bilindiği gibi evrimde ilk safha yumurtalık veya ter bezlerinde bir gen’in değişmesidir (mutasyon), bu değişme kalıtsal olarak kuşaklara geçer, ikinci safha doğal ayıklanma dır (naturel seleksiyon): ortama en iyi uyan türler ve ırklar hayatta kalır, diğerleri elenir.

Deri rengi Avrupa da Kuzeyden Güneye gidildikçe koyulaşır; İsveçlilerin sarışın. İspanyolların esmer oluşu gibi. Kuzey Afrika da deri rengi koyulaşmaya devam eder, rengin koyuluğu Ekvator’a kadar giderek artar. Asya da da kuzeyde sarışınlar bulunur, güneye gittikçe renk koyulaşır ve Hindistan da Afrika zencileri kadar siyah insanlara rastlanır. Kuzeydekilerin sarışın. Ekvatorda kilerin siyah renkli oluşu güneş ışınlarının derideki melenin pigmentini (boyasını) arttırması ile ilgilidir. Derisinde fazla melanin bulunan siyah ırk deri kanserine az tutulur, çünkü ultraviyole Melanin, ışınları emerek zararlarını azaltır. Buna karşı sarışın Kuzeyliler de ve Ekvator’da doğan albino’larda (derisinde siyah melenin boyası hiç olmayanlar) deri kanser) sıktır. Kuzeyde doğan esmer derili bebeklerde D vitamini eksikliğine bağlı bir kemik hastalığı olan raşitizm sıktır, çünkü derideki boya D vitamini oluşması için gerekli ultraviyole ışınları tutar. Tropikler ise çok güneşli olduğundan raşitizme rastlanmaz. Bir de Kore Savaşında zencilerin çok daha kolay dondukları gösterildi. 2. Dünya Savaşında da esmer Norveçlilerin sarışın Norveçlilerden biraz daha sık döndukları gözlenmişti.

Siyah ırk da gözün rengini veren tabakada (iris) ve ağ tabakada daha fazla pigment bulunur, bu gibi gözler kırmızı rengi çok iyi görmezler, buna karşı kuzey Avrupalılar gözleri açık renk olduğundan kırmızı ışığı iyi görürler. Kuzey Avrupa da gözlerin açık renkli oluşu orada şafakların uzun sürüsüne ve mayaralar da aydınlanmak için ateş yakılmasına bağlanmaktadır.

IRKLAR VE HASTALIKLAR
Afrika zencilerin de bir çeşit kansızlık (orak hücreli kansızlık) sık görülür, kandaki alyuvarlar orak biçimindedir, bu hastaların alyuvarların da hemoglobin S denilen anormal bir kırmızı boya bulunur. Fakat hemoglobin S bulunuşu bu gibi hastaları sıtmaya dirençli kılmaktadır.
Tay-Sachs hastalığı yeni doğmuş bebeklerde körlük ve zeka geriliği yapan kalıtsal bir hastalıktır, en sık Doğu Avrupa Yahudilerinde görülür. Paget hastalığı denen kemik hastalığı İngilizlerde sıktır. Akıl dişinin abseleşmesi Asya ve Avrupalılarda sıktır, Afrika da görülmez. Küçük çocuklar laktaz mayası (enzimi) yapabildiğinden şutu iyi sindirir, erişkinlerin laktozu sindirmesi ise ırka bağlı bir özelliktir. Mongol ve siyah ırkların % 91 erişkin hayatta laktozu sindiremez ve süt içince çok hastalanır. Afrika ve Asya çobanları çok az süt içer, daha çok laktozun parçalandığı yoğurt veya peynir yerler. Beyaz ırktan olanların % 90’i ise süt şekeri laktozu rahatça sindirebilir Amerika kızılderllilerinde kesici dişler toprak küreği biçimindedir, beyaz ırk da buna rastlanmaz. Kızılderililerin ve Kuzey Asyalıların alt 2, azı dişlerinde 5 çıkıntı vardır. Avrupalılarda ve Güney Asyalılarda ise 4 çıkıntı bulunur (Bu. Kızılderililerin Bering boğazından Amerika ya geçmiş Asyalılar olduğunu gösteren bir kanıttır). Kuzey Amerika Esklmolarında kuzey Asyalılar gibi üst 3, azı dışı kazık biçimindedir. Güney Asyalıların dişlerinin Kuzey’e göre daha düz olması çok bitkisel besin almaları ile ilgilidir, dışın düz oluşu bitkisel şekerlerin diş yüzeyindeki çukurlarda birikerek diş çürüğü yapısını önler.

İLK İNSANLAR
İlk insanlar köyü kahverengi derili idi, çünkü ilk insanların (Homo erectus] tropik Afrikada 1.5 milyon yıl önce görüldüğü biliniyor. Homo ereç-tus 750 000 yıl önce Avrupa ve Asya’ya dağıldı. Avrupa ve Asya’ya geçmiş Homo erectus’larm deri rengi açıldı, böylece beyaz ve Mongoloid ırklar doğdu. Homo sapiens 250 000 – 500 000 yıl önce belirmeye başladı. İlk Homo sapiens’ler muhtemelen köyü renkli idi. Kuzey Avrupa’ya göç ettikçe renkleri açıldı veya bunun aksi oldu: Kuzeyde beyaz Homo erectus’lardan doğan beyaz Homo sapiens’ler güneye göç etti ve deri renkleri karardı. Kızılderelilerln kızılımsı deri renkleri kızıl bir pigmente bağlı olmayıp sarışın insanların yıllarca güneşde yanması sonucu oluşmuştur.

BURUN BİÇİMİ
Soğuk ve kuru iklim insanlarında burun, sıcak ve nemli iklimlere göre daha sivri ve uzundur, burun bu şekilde yüzeyini genişleterek havayı daha iyi ışıtır ve nemlendirir. Beyazların burnu siyahlara ve mongoloidlere göre daha uzun ve sivridir. Kuzeyin İnsanlarında tropiklere göre kol, bacak ve gövde daha kısadır, bunlar arasında tıknazlara daha çok rastlanır (Eskimolar gibi). Vücut biçiminin küreye yaklaşması ile işi kaybı azaltılmış olur. Bunun aksine işi kaybını kolaylaştırdığı için Afrikalıların çoğu ince ve uzun kol ve bacaklara sahiptir. Afrikalıların kıvırcık saçı dalgalı veya düz saçlara göre daha az işi geçirir, çünkü siyah ve kıvırcık saçlar güneş ışınlarını iyice emerek ısıya çevirir ve bu işi havaya dağılır. Arktik hayvanlarının beyaz kürkü aslında saydamdır, ışınlar hayvanın deri altı yağında toplanarak ısıya dönüşür. Mongoloidlerin gözlerinde neden bir deri kıvrımı (epikantus) öldüğü ve yüzlerinin neden yassı olduğu açıklanamamıştır. Zencilerin dudakları neden kalındır? Beyaz ırkta yaşlıların neden çok daha sık olarak saçları dökülür ve tepesi açılır? Büşmen’lerin 40 yasını geçince derisi neden öyle buruşur? Zencilerin derisi neden buruşmaz? Bazı Güney Amerika kızılderilllerinin erkeklik organı neden mavidir? Hottentot kadınlarının kalçaları niye öyle kocamandır? Bunların yanıtı bilinmiyor.

Kulak kiri:
iki çeşit kulak kirine rastlanıyor. Yaş-yapışkan ve kuru-gevrek. Bu ikinci tipe Kuzey Çin de % 98. Amerika beyazlarında % 16, Amerika zencilerin de % 7 oranında rastlanıyor. Apokrin ter bezleri: Bu bezler her insana kendine özgü bir koku verir, köpekler insanı bu kokudan tanır. Beyazlarda bu bezler koltuk altı, üreme organları ve anus civarında iken zencilerde göğüs ve karında da bulunur (zencilerin kendine özgü kokusu). Sarı ırk dan olanlarda apokrin ter bezleri yoktur. Kuzey Avrupalılar vücudu en çok kokanlar arasındadır. Japonların vücudu hemen hiç kokmaz.

Kan grupları: Kızılderililerde 0 grubu çok şıktır (bazı yerlerde % 100). Batı Kanada ve Avustralya yerlilerinde A grubu. K. Hindistan. Asya ve B Afrika da B gurubu en sıktır.

Tat: Feniltiokarbamid denen maddenin tadını alma oranı ırka gone değişmektedir: Zencilerin % 90-97 si, sarı ırkın % 83-100 u ve beyaz ırkdakilerin 60-80 i bu tadı duyar.
İdrar: Asyalılar ve Kızılderililerin idrarında betamlno-lzobutrik asit miktarı yüksek. Avrupalılarda ise düşüktür.

Irklar hakkındaki en yeni bilgileri böylece derlemiş oluyoruz. Sözümuz şöyle bitirelim: İnsanlar farklı olsa da İnsanlık aynı kalacaktır.

Sciences & Avenlr’den

avatar
  Subscribe  
Bildir