Hava değişikliğinin etkileri, havanın insan üzerindeki etkileri.

0
163

Bugün ilgiyle televizyon veya radyolarımızda dinlediğimiz hava raporlarının yerini, yarın atmosferdeki değişikliklerin sağlığımızı nasıl etkileyeceğini bildiren bilimsel tahminler alacaklardır. Günün birinde, barometrelerin yardımıyla, hastalıkların başlamakta olduğunu bile tahmin edebileceğiz.

Havanın insanlar üzerindeki etkisi?
Bugün: baş ağrısı, sıkıntı, vücutta kırıklık, gittikçe artan ağrılar ve uyuma güçlükleri. Yarın: Kalp rahatsızlıkları şansı artacak, özellikle banliyö bölgelerinde yaygın spazmlar ve koliklere rastlanacaktır.

Böyle bir hava raporu, insana ne kadar tuhaf geliyor değil mi? Alman Hava Tahmin Bürosu, bugün bile böyle tıbbi tahmin raporları yayınlamaktadır. Havanın fizyolojik etkileri üzerinde şimdiye kadar esaslı araştırmalar yapılmış olmamasına rağmen, hava değişikliklerinin insanları etkilediği. İstatistiklerle saptanmıştır ve gerçek bir olay sayılmaktadır. Alman Hava Tahmin Sistemi havayı, yüksek ve alçak basınç merkezlerinin gelişmesiyle sıcak ve soğuk cephelerin hareketlerine göre altı safhaya, devreye ayırır. Meteorologlar bu safhaların saradan, mide ağırlarına kadar, birçok hastalıkların başlaması ve ağırlaşması ile ilintili olduklarını (aralarında korelasyonlar bulunduğunu) saptamışlardır. Genel olarak yüksek basınçlı hava. İnsanlara bir sağlık ve rahatlık duygusu verir, alçak basınç ve sıcak cephe koşulları ise yakınmaları arttırır.
Quebec, Kanadadaki John Abbott Kolejinden Prof. Simon M. Kervana göre, birçok Alman doktorlarının bugünkü tahminleri kuşku ile karşılamasına rağmen, gittikçe artan bir grup da bunları, acil olaylara karşı önlemler almak için bir neden saymakta ve hastaları da uyarmaktadırlar.

Hava, değişik şekiller gösterdiğinden onu oluşturan her elemanın insan vücudunu nasıl etkileyeceğini önceden söylemek olanaksız denecek kadar güç bir şeydir.
Aşırı İklim koşullarının kan akımını ve hormon salgılanmasını etkilediği bilinmektedir. Fakat ılımlı koşulların aynı şeyi yapıp yapmadıkları henüz bilinmemektedir.

Nedenleri ne olursa olsun, İncelemeler, havanın bizim genel sağlığımızı İlgilendirdiğini göstermiştir. Kanada iklim Merkezi tarafından ele alınmış bulunan bir inceleme, migren (başağrılarının) en fazla yüksek rüzgar, çoğalan nem düşen basınçla ve hızlı sıcaklık değişiklikleri olan günlerde ortaya çıktığını göstermiştir. Columbia Üniversitesi Sağlık Okulundan Prof. Dr. Inge Goldstein, New York ve New Orleans gibi sıcak ve yüksek derecede nemli olan şehirlerde, astım epidemi günlerini incelemiştir. Bu İnceleme sonucunda, daha serin bir hava getiren, fakat yağışa neden olmayan bir sistem her İki şehrin hastanelerinde acil astım vakalarının sayısının artmasına sebep olmamıştır. Illinois Üniversitesi Tıp Merkezinden Dr. Anita Baker, Houston’da Kalpten ölen hastaların, bir fırtınalı kış gününü izliyen iki gün İçinde % 20 azaldığını saptamıştır.

Tıbbi Klimatolojiye karşı gösterilen bu ilgi, Asheville, National Climatic Center’den Lawrence Nicodemus’a göre bir gün Almanya’da olduğu gibi her tarafta, yerel hava sağlık tahmin merkezlerinin kurulmasını sağlayacaktır. Eğer bu olursa, Amerikan meteorogları ve hekimleri, neredeyse 2 yüzyıl önce başlatılmış olan bir hava servisi İle İlgilenme gereğini duyacaklardır. 1300 yıllarının başında Amerikan ordusu, uzak askeri noktalara çavuşlar göndererek bunları hava koşullarını gözleme İle görevlendirmişlerdi kİ, sonradan bu Ulusal Hava Hizmeti denilen örgütün kurulmasına bir beşangıç olmuştu.

Selence Digest’ten

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz