Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Super Moderator

    Üyelik tarihi
    16.Mart.2015
    Mesajlar
    672
          ..::Bakiye
    $26.42::..

    Su, Suyun önemi, Yeraltı suları, Akifer nedir?,Su kaynakları

    • Suyun bütün canlılar, özellikle insanlar için önemi herkesçe çok iyi bilinmektedir. Su, hayat için gerekli olan en önemli ve en çok yararlanılan maddedir. Pek çok canlının ana maddesi sudur. Günlük hayatta kullanılan birçok maddenin yapımında sudan faydalanılır. Su ve hayat birbirlerinden aynlmayacak biçimde içiçe girmiş ve birbirlerine kenetlenmişlerdir. Özellikle suyu insandan, insanı sudan ayırmak mümkün değildir.

    Hayat için son derece lüzumlu olan su, dağılımı homojen olmamakla beraber, yeryüzünde en çok bulunan maddedir ve mevcut maddeler arasında sayısız üstünlüklere sahiptir. Denizler, göl ve akarsular, dağlardaki kar, kutuplardaki buzullar, arz kabuğunda yeraltı suları, atmosferdeki su buharı başlıca su kaynaklarıdır. Karalarda göller, bataklık alanlar, akarsular yeryüzüne serpiştirilmiştir. Su, yeryüzü, yeraltı ve atmosfer arasında yağış, buharlaşma ve terleme, yüzey akışı, süzülme şeklinde devamlı ve ölçülü bir çevrim halindedir Bu çevrimin bir parçası olan yağışlarla yeryüzüne temiz ve ölçülü bir şekilde indirilen su, yüzey suları ve yeraltı sularının kaynağını teşkil etmektedir.HİDROLOJİK ÇEVRİM
    Atmosfere taşınan su buharının büyük kısmı tuzlu göl ve denizlerden, kirli sulu alanlardan sağlanmaktadır. Bu yönüyle de hidrolojik çevrim, muazzam bir arıtma (tuzlu ve kirli suyun tatlı suya dönüştürülme) tesisi gibidir Buradan da görülüyor ki, yeryüzü hayata elverişli olmak üzere en uygun biçimde yaratılmıştır.
    Son yıllarda yaygın bir şekilde gelişen tarım, sanayi, madencilik ve nüfusa paralel olarak, suya olan ihtiyaç da devamlı artmaktadır. Buna bağlı olarak içme, kullanma ve sanayi suyu temim, sulama, taşkın kontrolü, drenaj, hidroelektrik enerji üretimi, nehir nakliyatı, su kirlenmesi, erozyon ve sediment kontrolü gibi çalışmalar büyük önem taşımaktadır. Buradan da görülmektedir ki, insan ve toplumun sularla ilişkileri, sulardan faydalanma ve korunma olmak üzere iki yönlüdür.
    Su, yeryüzü, yeraltı ve atmosfer arasında sıvı, katı ve gaz olmak üzere üç değişik halde, devamlı bir dolaşım halindedir. Karalar ve denizlerden çeşitli şekillerde ve değişik şanlar altında buharlaşan su, atmosfere ulaşarak bulutları meydana getirir. Hava akımlan ile sürüklenen bulutlar yeryüzüne yağış seklinde temiz su bırakırlar. Bilindiği gibi, gökten yağmur, kar, dolu, sulu sepken, çığ, sis gibi değişik şekillerde yağan ölçülebilir su miktarına yağış denir. Yağışların küçük bir kısmı henüz düşme halinde iken buharlaşır ve kısa yoldan tekrar atmosfere döner. Yağış şeklinde yeryüzüne ulaşan suyun bir kısmı, zeminin geçirgen olması halinde, aşağıya doğru sızar Geriye kalan ise akışa geçerek yüzeysel akış olarak akarsu, göl, bataklık, deniz gibi su kütlelerine ulaşır. Sızan su önce üst bölge tarafından tutulur ve bu bölgenin su İhtiyacı karşılandıktan sonra arta kalan su miktarı, yeraltındaki boşlukların serbest aralıklarında düşey hareketine devam ederek su tablasına ulaşır. Daha sonra yeraltı suyu akışı halinde hareketine devam ederek belirli bir mesafeyi katettikten sonra, uygun nokta ve seviyelerden boşalarak tekrar yeryüzüne çıkar. Yeraltında düşey hareket eden suyun tamamı su tablasına ulaşamaz. Bir kısmı geçirimsiz seviyeler sebebiyle yeraltı akışı şeklinde boşalır. Suyun bu dolaşım içinde izlediği yol ve geçirdiği değişik safhalar, "hidrolojik çevrim” olarak adlandırılmaktadır. Buradan da anlaşıldığı gibi, zemin altında bulunan su hidrolojik çevrimin bir parçasıdır
    Zemin ile su tutma yeteneği olmayan geçirimsiz kayaçlara kadar olan bölgede bulunan suya "yü-zeyaltı suyu” denir ve genel olarak "doymuş bölge” ve "doymamış bölge" olmak üzere iki kısma ayrılır. Boşlukları tamamen su ile dolu bölgeye "doymuş bölge", bunun üstünde boşluklan su ve hava ile dolu olan kısma ise "doymamış bölge” ismi verilir Doymuş bölge ile doymamış bölge arasındaki sınır yüzeyine "su tablası" denir. Suyun kapilarıte ile su tablası üzerinde tutulduğu, su tablasının hemen üzerindeki kısma “kapiler saçak bölgesi" ismi verilir.
    Bir jeolojik teşekkülün yeraltı suyu taşıyabilmesi, boşlukluluk, su dolaşımına elvirişli boşluk geometrisi ve sınır şartlarının bulunmasına bağlıdır. Jeolojik teşekküllerin içindeki primer ve sekonder boşluklar suyun toplanmasına, etkin boşlukluluk geometrisi ise çeşitli yollarla ortama gelen suyun hareketine imkan sağlar. Yeraltı suyu akımı suyun enerjisinin yüksek olduğu yerlerden alçak olduğu yerlere doğrudur. Sürtünme ile meydana gelen enerji kayıplarının büyük olması yüzünden bu hareket genellikle çok yavaştır. Suyun hızı günde birkaç metre ile yılda birkaç metre arasında değişir.
    Hidrolojik çevrimin bir parçası olan yeraltı suları, dünyada kullanılabilir tatlı suyun en önemli kaynaklarından birini teşkil etmektedir Yeraltı suyu genellikle, uzak rezervuar ve su iletim sistemi inşaatlarına gerek duyulmadan, daha az bir masrafla ve kısa zamanda suya ihtiyaç duyulan yerlerden elde edilebilir. Yeraltı sularının iyi kaliteli oluşu, sediment taşımaması ve temizliği (su kirliliği olan bölgeler dışında) gibi karakteristik özellikleri, yalnız ekonomik faydası bakımından değil, aynı zamanda sağlık bakımından da önemlidir.
    Akarsuların yağışlardan beslenen yüzeysel akışı yağış karakteristiklerine bağlı olarak süratle değiştiği halde, yeraltı suyu hareketinin yukarıda da belirtildiği gibi çok yavaş oluşu nedeniyle, akarsuları besleyen yeraltı suyu akımlarının mevsimlere ve yıllara göre değişkenliği genel olarak azdır. Yeraltı sularının bu özelliğine bağlı olarak, akarsu akımları, yağışların olmadığı veya minimum seviyede olduğu kurak mevsim veya yıllar boyunca da akarsuya olan yeraltı suyu boşalım miktarlan oranında devam eder. Akarsu akımlarının genel anlamda baz akımını teşkil eden yeraltı suyu akımlarının yüzey sulan ile olan sıkı ilişkisi, yeraltı sularının bir başka önemli yönünü göstermektedir.

    YERALTİ SULARİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

    Suya olan ihtiyacın devamlı artışına paralel olarak, yeraltı sularının bulunması, değerlendirilmesi,planlanması, işletilmesi, kontrolü, kirlenmesi, sum beslenmesi ve yüzey sulan ile ilişkilerinin ortaya konulması çok önemli konulardandır. Yeraltı suları aynı zamanda, her büyüklükteki yapıların temel işlerinde ve maden kazı çukurlarında su seviyesinin düşürülmesi, tünel ve galerilere su baskınları, bataklık alanların kurutulması, yapılarda betona ve çeliğe zararlı etkileri gibi çeşitli yönlerden konuyla ilgili mühendisleri yakından ilgilendirmektedir.
    Yeterli miktar ve kalitede yüzey sularının bulunmadığı kurak ve yarı kurak bölgelerle fazla ölçüde yeraltı suyuna ihtiyaç duyulan yerlerde, bu tabi su kaynağından devamlı ve ekonomik olarak faydalanabilmek için, en uygun yeraltı suyu işletmesi yapılır.
    Geniş anlamda, doymuş bölgede bulunan su,yeraltı suyu olarak tanımlanır. Bu bölgede bulunan ve hareket eden su, deniz, göl, akarsu, kaynak, bataklık alanlar ve kuyuları besler.

    AKİFERLER
    içinde su lutabılen ve belirli miktarda suyun hareketine imkan sağlayan jeolojik teşekküllere akifer denir Akiferlerin en önemli üç özelliği: suyu depolama, suyu iletme ve su verme yetenekleridir.
    Yalnız alt tarafından geçirimsiz bir ortam ile sınırlanmış, yeraltı suyu basınçsız (serbest yüzeyli) olan akıterlere, serbest akiferler denir. Bu gibi akı-ferlerde yeraltı suyunun üst sınırı, yeraltı suyu yüzeyidir (su tablası), bu yüzey boyunca doymuş bölge doymamış bölge ile temas etmektedir. Doymamış bölgenin boşluklarında haya da bulunduğuna göre, yeraltı suyu yüzeyi boyunca atmosfer basıncı mevcuttur Yeraltı suyu yüzeyi, akifere İnen kuyulardaki statik su seviyesi ile belirlenir.
    Alt ve üstten geçirimsiz ortamlarla sınırlanmış akıferlere basınçlı (artezyen) akifer denir Bunların atmosfer basıncı ile temasta olan bir serbest yüzey-len yoktur. Bu bakımdan basınçlı akıferlerdekı akım, borulardaki basınçlı akıma benzer. Basınçlı akıter-lerde açılan kuyular, borulara takılan pıyezometre-lere benzetilerek, bu kuyulardaki statik su yüzeyine "piyezometre yüzeyi” denir. Akım basınçlı olduğundan, pıyezometre yüzeyi akifenn yukarısındadır. Artezyen akıterdekı bir kuyuda su, akıferın üst sınırının yukarısına kadar yükseldiğine göre, zemin yüzeyinin yeter derecede alçak olduğu bazı hallerde zeminden yukarıya da fışkırabilir (Denizli-Dereköy ve Göksu artezyen kuyularında olduğu gibi) Basınçlı akiferlere suyun girdiği bölgelere 'beslenme alanı” denir.

    YERYÜZÜNDE VE ÜLKEMİZDEKİ SU KAYNAKLARİ
    Yeryüzünün yaklaşık 3/4'ü denizlerle kaplıdır Yeryüzündeki toplam su hacmi yaklaşık 13.6 x 108 km3 dür. Bunun yaklaşık % 97'sl denizlerde tuzlu su halindedir. Dünyadaki toplam yeraltı suyu miktarı ise 4 x 106 km3 tahmin edilmektedir Bu miktar hidrosferdeki toplam tatlı su miktarının % 14,158’ine tekabül etmektedir. Aşağıda hidrosferdeki tatlı su miktarının dağılımı verilmiştir.
    Ülkemiz çeşitli iklim özellikleri taşıyan coğrafi bölgelerle oldukça zengin toprak ve su kaynaklarına sahiptir Ülkemizin ortalama yıllık yağış yüksekliği 652,5 mm, buna tekabül eden su potansiyeli 509 x 109m3, akış 183,2 х 109 m3, yağış akış oram % 36, tüketilebılecek yıllık yüzey suyu miktan 95 х 109 m3'tür. Bugüne kadar tespit edilen, yararlanılabilecek yıllık toplam yeraltı suyu rezervi yaklaşık olarak 9.5 x 109 m3'tür. Halihazırda bu rezervin yaklaşık 4,9 x 109 m3'ü sulama, ıçme-kuilanma ve sanayi suyuna tahsis edilmiştir.

    Yukarıda da açıklandığı gibi suyun yerküresindeki çevrimınınde yüzeysel su sistemleriyle sıkı bir şekilde ilişkili olan yeraltı suları, dünyadaki kullanılabilir tatlı suyun en önemli kaynaklarından birim teşkil etmektedir Bu önemli su kaynağının genellikle iyi kaliteli oluşu, sediment taşımaması, temizliği ve yüzey sularına göre daha az kirlenmesi, suya ihtiyaç duyulan yerlerden genellikle kısa sürede ve daha az masrafla temim gibi karaktenstık özellikleri ekonomik ve sağlık yönünden ayrıca büyük önem taşımaktadır. Suya olan ihtiyacın devamlı artışına paralel olarak büyük çapta faydalanılan yeraltı sularının ısrat edilmeden ve kirletilmeden en ekonomik bir şekilde sürekli kullanılmasının sağlanması su mühendisliğinin en önemli konularından birim teşkil etmektedir.

  2. #2
    lvl1
    Üyelik tarihi
    07.Ocak.2019
    Mesajlar
    2
          ..::Bakiye
    $0::..
    Yeraltı suları yani kuyu suları vs tüm sular arıtılmadan kullanılamaz. Yani içerisinde bulunan elementlerin zehirli düzeyde olup olmadığını görmek için analiz yapmak gerekir. Bu konuda aşağıdaki sitelerden bilgi alabilirsiniz.

    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
    [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

 

 

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •