Fillerin birbirleriyle iletişimleri

0
22

FİLLERİN GİZLİ TELEFONU
Hayvan bilimllerin uzun süredir dikkatini çeken bir şey var: Filler birbirlerinden çok uzak bile olsalar, aralarında gizli bir anlaşma varmış gibi, birbirlerine benzer davranışlar gösterirler. Büyük fil sürülerinin bireyleri, birbirleriyle çok iyi anlaşır. Bu seriderililerin (pachyderm) bağırması, kulağımıza gök gürültüsünü andıran bir borazan sesi gibi gelir. Bu ses, aslında fillerin kendi aralarında haberleşmeleri için yetersizdir; çünkü, fazla değiştirilemez. Fillerin koku alma duyguları da çok keskindir, ama bu da sürüdeki o mükemmel ahengi açıklayamaz.
Fillerin “gizli telefon”u keşfedilmiş bulunuyor. Filin alnında bulunan bu organ, 20 Heriz’in altındaki frekanslarda (insan kulağı 20-20.000 frekanstık sesleri duyar) ses çıkartmaktadır. Bugüne kadar bu kadar kalın ses çıkaran kara hayvanı bilinmemekteydi. Yalnız yarasa ve sorekslerin ultrason (frekanslan 20.000 üzerinde ses dalgaları) oluşturabildikleri bilınıyordu. Fillerde bu keşfi yapan, balınaların denizaltında çıkardığı infrasonları (frekansı 20’den az ses dalgaları) incelemiş olan Katharine Payne’dir (ABD’de Cornell Üniversitesinde zoolog). K.Payne, bir gün Oregon’daki Portland Hayvanat Bahçesi’ni gezerken fillere yakın havada tuhaf bir şey hissetti: Sanki çok pes perdeden bir org çalınıyordu, ya da çok uzaktan gelen bir gök gürültüsünün çok zayıf şok (basınç) dalgası hissedilmekteydi. Günler süren gözlemlerden sonra Payne, fillerin alnında hissedilen hafif bir titreşimin sürüde bazı davranışlara neden olduğunu buldu; sanki fillerin alnında bir anten vardı. Fillerin borazan sesi çıkarmaları yabancıları korkutmak içindir. Filler kendi aralarında, diğer canlıların anlayamayacağı gizli ve şifreli bir dil konuşmaktadırlar; İnfrason.
Payne, fillerin çıkardığı infrason dalgalarını cihazlara yazdırabilmiştir. Bu infrasonun harmoniklerini insan kulağı duyabilmektedir. Gariptir ki, eskiden bu çok pes sesler, filin karın guruldamaları sanılıyordu.
K.Payne, Kenya ve Hindistan’a giderek filleri yakından inceledi. Bir yavru fil ağlayınca, sürünün dişileri onun etrafına toplanıp infrasonla ninni söylüyorlardı. Yolunu kaybetmiş bir yavru fili annesinin yanına gönderen erişkin filler de infrason kullanıyordu. Filler ayda 2 gün kızgınlık dönemine girer, bu sırada birbirinden çok uzakta olan erkek ve dişi infrason sayesinde hemen birbirini bulur. İnfrason, filler için ultrasondan daha kullanışlıdır; çünkü ultrason, ormandaki ağaçlar tarafından emilir.

Filler gibi birbirinden çok uzaklarda yaşayan hayvanlarda bu uzaktan iletişim (telekomünikasyon) çok gereklidir. Bu sayededir ki birbirinden çok uzak fil sürüleri eşzamanlı olarak aynı hareketleri yaparlar, örneğin bir yavru uyumak mı istedi, çok geniş bir alana dağılmış sürü bireylerinin hepsi durup onun uyanmasını bekler. Ne yazık ki bu akıllı, uslu ve güzel hayvanlar uygarlığın fildişi hırsı uğruna öldürülüp durmaktadır. Oysa canlı bir fil, bir fildişi biblodan çok daha güzel ve anlamlıdır.

Fil, hortumundaki iki kanala hava basarak (mavi ok) burun boşluklarının kafatası ile birleştiği noktada alın derisini titreştirir (kırmızı ok), böylece insan kulağının duyamayacağı kadar kalın (düşük frekanslı) sesler oluşturur. Filler aralarında bu sesle anlaşırlar.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz