DUATEPE tarihçesi

0
58

Boğaziçi’nin muhteşem manzarası ile İstanbul’un en bilindik tepelerinden biridir Dua Tepe. Elinizi uzatsanız tutacakmış gibi hissedersiniz sol tarafınızdaki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü… Sağ tarafında Boğaziçi Üniversitesi, eteklerinde ise Rumeli Hisarı bulunan Dua Tepe, Boğaz’a en hakim noktalardan biridir.

Bizans döneminde Fonea adıyla bilinen tepe, bu özelliği ile Fatih Sultan Mehmet’in de dikkatini çeker. İstanbul’u fethetmeye kararlı olan III. Mehmet, Bizans’a Karadeniz üzerinden gelecek yardımı önlemek için 1452 yılında Anadolu Hisarı’nın karşısında bir hisar yapmayı planlar. Osmanlı Sultanı, Bizans İmparatoru Konstantin’den bir av köşkü yapmak için toprak ister. İmparator, bu av köşkü için bir dana derisi kadar toprak vereceğini söyler. Sultan Mehmet, Konstantin’in bu küçümseyici tavrına üstün zekasıyla yanıt verir. III. Mehmet, hemen bir dana kestirip derisini yüzdürür, deriden iplik yaptırır ve Rumeli Hisarı’nı yapacağı alanı bu iple çevirir. Genç Sultan, dana derisinden yaptırdığı ipi gösterir ve şöyle der: “Ben bu ipi, bir dananın derisinden eğirttim. Bir fazlası varsa yıkalım.” İmparator, bu üstün zeka karşısında şaşkına döner. Çünkü inşaat arazisi değil bir dana derisi, yüzlerce dana derisini içine alacak kadar büyüktür.

Boğaz’ın en dar noktasında 30 dönümlük bir alanda inşa edilen Rumeli Hisarı, 90 gün gibi kısa bir sürede tamamlanır. Yapımında Sultan Mehmet’in de çalıştığı hisar, üç büyük kuleye ve dünyanın en büyük kale burçlarına sahiptir. Klasik Türk kale mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan ve bütün heybeti ile yüzyıllardır Boğaz’ı süsleyen Rumeli Hisarı, bugün müze ve açık hava tiyatrosu olarak kullanılıyor. Kulle-i Cedide, Yenice Hisar ve Boğazkesen Hisarı olarak da adlandırılan hisar, sağlam ve ihtişamlı yapısıyla Boğaz’dan geçen vapurları ve gemileri selamlamaya devam ediyor.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz