Devalüasyon nedir, ne demek, neden yapılır ve ne işe yarar? – Devalüasyon hakkında bilgi.

0
27

Dünya gezegeni üzerindeki paralı ülke ekonomilerini tüm kötü etkileri ile kıskacına alan enflasyonun, iyileştirilmesi önlemlerinin en sonuncusu devalüasyondur.
Söz konusu bu çok önemli niteliğinin yanı sıra, devalüasyonun başka etkileri de vardır. Nedir bunlar?.. Ne sonuçlar doğururlar? Devalüasyonun ereğine (amacına) ulaşması, başarılı olması için ne gibi özelliklere dikkat etmek gerekir?

Ama tüm bunları yanıtlamadan önce, devalüasyonun tanımı ve içeriğini belirtelim.
Devalüasyon, “Paranın dış değerinin düşürülmesi, para içindeki kanuni altın miktarının azaltılması” tekniğidir. Başlıca iki erekle yapılır; paranın kararlılığını (istikrarını) sağlamak ve “dışa atım”! (ihracatı) teşvik. “Değer düşürümü” I.M.F. (İnternational Money Found – Uluslar arası Para Fonu)’nin para birimi olarak kabul ettiği Dolar’a göre yapılır. “Altın azaltımı” ise, günümüzde geçerli olmamakla birlikte, “altın para sistemlerinde” şöyle yapılırdı; Paranın eski tanımı bırakılır, daha az altınla yeniden tanımlanırdı. örneğin, 6 gram altına göre tanımlanan para birimi devalüasyondan sonra 4 grama göre yeniden düzenlenirdi. Buna göre şimdiki uygulanan devalüasyon tekniğini sadece, “Paranın dış değerinin düşürülmesi” olarak tanımlamak daha doğru olur. Devalüasyonun ilk örnekleri 1928 Fransa ve 1931 İngiltere devalüasyonlarıdır. “Paranın kararlılığını sağlamak” için yapılan ilk devalüasyon, 1926’daki enflasyonun, fiyatları yükselterek frangın değerini düşürmesi karsısında, Fransa’da 25 Haziran 1928’de yapılan Poincare (1) devalüasyonudur. Bu kararlılık (istikrar) devalüasyonu denemesi başarıyla sonuçlandı ve devalue edilen (değeri düşürülen) frank istikrara kavuştu. Bu türdeki devalüasyonlara diğer bir örnek de şöyle verilebilir: Eğer döviz borçlusu bir ülke devalüasyon yaparsa, alacaklı ülke de parasının değerini aynı ölçüde düşürür. Düşürmediği durumda alacaklı ülke, devalüasyon oranında zarara uğrar. Bu tür düzenlemelerde, yazımızın küçük başlıgı “Para Ayarlaması” deyimi rahatlıkla kullanılabilir.

Uygulamadaki denemelerin çoğunluğu “Dış satımı özendirme” amaçlı devalüasyonlardır. Bu tür devalüasyonlar sonucu, parasının dış değerini düşüren ülkenin malları diğer ülkelere göre ucuzlamış olur ve bu ülkelerin aynı fiyata daha çok mal almaları özendirilir, demek ki “dış-satım”ı artırıcı etki yapılmış olur Örneğin, diyelim ki Türkiye, 1 Dolar = 16 Tl, paritesini (değişim oranını) uyguluyor olsun. Enflasyon nedeniyle daha çok dövize gereksinimi olduğundan devalüasyon uygulamasına gidiyor ve 1 Dolar = 25 TL, paritesini uygulamaya koyuyor. Bu durumda 1 dolara 16 liralık mal satan ülkeler, aynı para ile (1 Dolarla) bu kez 25 lira karşılığındaki malı alma olanağına kavuşmuş olurlar. Bu durumda alıcı ülkelerin, Türkiye’nin mallarına olan talebinin eskiye oranla çoğalması gerekir (talep esnekliğinin etkisi). Dış talep artmaz ise devalüasyon yapan ülke (Türkiye) aynı fiyata çok mal satma karşılığında, daha az döviz kazanır. Burada dikkat edilmesi gereken iki önemli nokta var. Enflasyon nedeniyle ülke içindeki fiyatlar artmaya devam ederse, yapılan devalüasyonun etkisi kısa bir süre sonra kaybolacaktır. Ve yeni bir devalüasyona gidilecektir. Fiyat artışlarını durdurabilmek ve “dış-satım”ı artırabilmek için, ülkenin dış talebi karşılıyabilecek durumda olması, üretimini dış talebe göre ayartıyabilme olanağına sahip olması gerekir (arz esnekliğinin etkisi).

Devalüasyonun başka etkileri de var dedik. Kısaca bu etkiler ve sonuçları şunlardır: Devalüasyon “dış-alım”ı (ithalatı) yavaşlatır. Paranın dış değeri düştüğü için, yabancı ülke mallarının’ fiyatı yükselmiş etkisi yapar, ülke içindeki alıcılar aynı malı daha çok para ödeyerek almak zorunda kalırlar. Bu da “dış-alım”ı sınırlar.
Devalüasyon ülke içindeki fiyatların da yükselmesine neden olur. Dış ülke mallarının fiyatları arttığından dışarıdan alınan mallar maliyetleri arttırır Maliyetlerin artışı da iç fiyatları etkiler, onları yükseltir. Bu iç fiyat artışlarının iki nedeni de spekülasyonlar (aşırı mal alıp, depolama) ve psikolojik nedenler (ileride daha çok pahalılaşacak düşüncesi) dir. İç fiyatların yükselmesi gelir dağılımını da etkiler Spekülasyon yapan değişik çevreler kazanç sağlarlar.

Başarılı bir devalüasyon uygulaması için, şu özelliklere dikkat edilmesi çok önemlidir: önce zamanın çok iyi seçilmesi, sonra da devalüasyon oranının çok iyi ayarlanması gerekir.

Tüm iyileştirici Önlemleri aldıktan sonra.yapılacak tek şey beklemektir. ROUSSEAU’nun ümidiyle sözümüzü bağlıyalım:
“Sabır acıdır, ama meyvesi tatlı”.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir