Deli (zehirli) bal nedir. Bal zehirlenmesinin belirtileri ve tedavisi.

0
18

Bal zararlı mıdır

Genellikle Karadeniz Bölgesi sahil şeridinde ve seyrek olarak da Bolu, Adapazarı ve Bursa’da rast­lanan Deli (zehirli) bal, çok eski yıl­lardan beri bilinmektedir. Eski Yu­nan bilginlerinden Xenophon. MÖ (431-350) “Anabasis” isimli eserin de “Onbinlerin dönüşü”nden bahsederken Karadeniz kıyılarında de­li bal yiyen askerlerin 1- 2 gün ka­dar şuur ve idraklerini kaybettiklerini yazmaktadır. Aristo, Dioskonides, Strabo ve Pilinus’da eserlerin­de bu olaydan bahsetmektedirler. Fatih Sultan  Mehmet’in 1461 de Trabzon’a yaptığı sefer sı­rasında deli bal yiyen bazı yeniçeriler arasında geçici zehirlenmeler görüldüğü de kaydedilmektedir.

DELİ BALIN KAYNAĞI
Bala zehir özelliği veren mad­de en çok mor-kırmızı çiçekli ormangülü (Rhododendron ponticum L.) ve sarı çiçekli silin (Rluteum sweet) bitkilerinden arılar ta­rafından taşınarak geçmektedir. Adi geçen bitkilerin nektar ve po­leninde “Andromedotoksin” adı verilen bir alkoioidin bulunması ve bunun bala, tarlacı arılar tarafından karıştırılması, o yöredeki balları ze­hirli hale getirmektedir. Deli balın Kuzey Anadolu Bölgesinde bulunan yerli arıların lar­va ve erginlerinde olumsuz bir et­kisi bulunmamaktadır. Ancak böl­ge dışından Karadeniz’e getirilen bütün arı ırklarında (Anadolu, Muğ­la vb.) ormangülünün nektar akımı süresince önemli arı kayıplarına rastlanmaktadır.

Kovandan yeni alinmiş bir balda alkoloid miktarı en yüksek dü­zeydedir. Belirli bir süre sonra ay­nı balda alkoloid seviyesinin gide­rek azaldığı saptanmıştır. Balda mevcut olan andromedotoksin’in zehir etkisi 3 ay ile 36 ay kadar devam etmekte ve bu özellikteki balları tüketenlerde çeşitli klinik belir­tiler görülmektedir. Ormangülü veya kumar adı ve­rilen bitkinin dışında, bala zehirli maddeler diğer bazı bitki türlerin­den de geçebilmektedir. Örneğin Amerika’da New Jersey Virginia ve North Carolina eyaletlennde ye­tişen dağ defnesi (Kalmia latifoliaj’nden arıların topladığı polen (çi­çek tozu) ve nektar (balözû) da bal­ları zehirli hale getirebilmektedir. Ancak burada yanlış anlaşılmaması için, hemen şunu belirtmekte yarar vardır. Doğada mevcut her zehirli bitkinin, balda zehir etkisi meyda­na getireceği endişesine kapılma­malıdır. Zira arılar çiçekleri zehirli olan zakkum (Nerium oleander), yüksükotu (Digitalis spp.) güzelavratotu (Atropa belladonna) at kestanesi (Aesculus hlppocastaneum) tütün (Nicotiana spp.) ke­nevir (Cannabis satlva) ve baldı­ran (Conlcumm aculatum ) gibi birçok bitki arasında dolaşmalarına rağmen, üretilen balın zehirli olma­dığı bilinmektedir örneğin Akde­niz ve Ege Bölgesi’nde çok yaygın şekilde yetişen zakkumun bulundu­ğu alanlarda zehirli bala hiç rastlanmamaktadır. Zira arılar bu özellik­teki bitkileri çok ender olarak ziya­ret etmekte ve içgüdüsel olarak bunları ayırmaktadırlar.

ZEHİRLİ BALIN TANINMASI
Bir balın zehirli olup olmadığı­nı dış görünüşünden, renginden kokusundan hatta tadından anla­mak pek miimkûn değildir. Ancak laboratuvarda polen analizi yapıla­rak şüpheli bal hakkında bir kanı­ya varılabilir. Eğer balda R .ponticum veya R.luteum polenleri bu­lunuyorsa ve bunlara diğer bitki po­lenlerine oranla daha yoğun olarak rastlanıyorsa, bu balların zehir etkisı göstermeleri kaçınılmazdır.

ZEHİRLENME BELİRTİLERİ
Karadeniz Bölgesi’nde halkın “bal tutması” olarak tanımladığı de­li baldan zehirlenmenin şiddeti, ye­nen bal miktarına ve zehir yoğun­luğuna göre bünyeden bünyeye değişmektedir Yaklaşık 10-50 gr kadar zehirli bay yiyenlerde, yarım saat kadar sonra başdönmesi, bu­lantı, kulaklarda uğultu, yüzde ve çevrede yanma hissi, ellerde uyuş­ma, gözlerin yuvalarından çıkacak gibi büyümesi, geçici körlük, gö­ğüste daralma ve boğulma gibi bir his, solunum yetmezliği, halsizlik, soğuk terleme, sarhoşluk hali, bilinç kaybı, nabız zayıflaması ve bayılma gibi belirtiler görülebilmektedir. Ölüm, hastanın ileri yaşına ve ye­nen balın miktarına bağlı olarak çok ender hallerde meydana gel­mektedir.

TEDAVİ
Dolaşım sistemi, sinir sistemi ve kalbı olumsuz yönde etkileyen bal zehirlenmesine karşı halk arasında başvurulan çare hastayı kustur­maktır. Baş ve vücudu soğuk suy­la yıkamak, sarmısaklı yoğurt yedir­mek, turşu suyu veya tuzlu ayran içirmek ve hastaya müshil vermek gibi tedavi usulleri de uygulanmak­tadır. Ancak bütün bu önlemlere rağmen bir iyileşme olmayabilir. Bu nedenle ilk fırsatta doktora gidilmeli ve zaman kaybedilmeden tedaviye başlanmalıdır. Eğer doktora hasta derdini anlatamayacak durumda ise bir yakını tarafından baldan ze­hirlendiği mutlaka söylenmelidir.

avatar
  Subscribe  
Bildir