CHARLES DARWIN (Evrim Teorisi)

0
31

Gezegenimizin üzerinde yaşayan canlı varlıklar akıl almaz biçim ayrılıkları gösterirler.
Günümüzde biyologlar yeryüzunde 1.000.000 civarında hayvan ve 270.000 civarında bitki türünü ayırt etmiş bulunmaktadırlar. Gerçekte yaşayan türlerin sayısının bu verilenlerin iki katından fazla olduğu tahmin edilmektedir. Aynca, şimdi soyları kalmamış sayısız türler de dünya üzerinde yaşamış bulunmaktadır; bunların bir kısmının fosilleri günümüze kadar gelmiştir. Vücut yapısı, görünüş ve hayat tarzı bakımından türler arasında görülen geniş farklılıklar öteden beri insanların ilgisini çekmiş, ancak bu farklılıkların meydana geliş mekanizması esaslı bir şekilde ilk defa 19 ncu asrın ortalarında Charles Darwin tarafından ortaya konulabilmlştir. Bu kısa yazıda Darwin’i başarıya götüren şartlara ve «Türlerin Orijini» konusunda ortaya attığı görüşlere değinilecektir.

1831 yılının sonbaharında Beagle isimli bir gemi Güney Amerika’ya doğru İngiltere’nin Devonport limanından ayrılıyordu. Bu gemide 22 yaşında Darvin adında bir genç de bulunmaktaydı. Seyahat Güney Amerika ve okyanus adalarında kronolojik incelemeler yapılması amacıyla düzenlenmişti. Bu seyahat sırasında Darvin hayvanlar ve bitkiler üzerinde çeşitli gözlemler yapma imkanım buldu; renk değiştiren ahtapotlar, suda yaşayan akrabaların dan farklı olarak yüzme bilmeyen ve sıcak güneş altındaki kumlar üzerinde yaşayan kara kurbağaları, sürüngenler ve daha bir çok şeyler dikkatini çekti.
Seyahatin Darvin için en enteresan günleri Güney Amerika’nın batı kıyılarının 600 mil açığında ve Ekvator üzerinde bulunan Galapagos adalarında geçti. Bilgin bu adalardan «sakinleri başka yerlerde bulunmayan başlı başına küçük bir dünya- diye bahsederdi. Bu volkanik adalarda kaktüsle beslenen ve prehistorik hayvanları andıran iri, zırhlı kaplumbağalar, kıyılardaki yosunlarla geçinen 1 metre boyundaki deniz kertenkeleleri ve insandan kaçmayan kuşlarla karşılaştı. Bu hayvanların başka başka adalarda farklı özellikler, yani variyasyonlar gösterdiklerini izledi; böylece yavaş
yavaş dünyanın en mükemmel evrim laboratuarının içinde bulunduğunu sezdi.
Galapagos’ta yaptığı gözlemlerin Darvin’in evrim teorisini geliştirmesinde önemli
bir rol oynadığı bugün kabul edilmektedir. Gerçi Darvin seyahati sırasında ve daha sonra evrimle ilgili birçok bilgileri (canlıların gösterdikleri varyyasyonlar, çevre şartlarına adaptasyon, v, b.) edinmişti ama bu olayların meydana geliş mekanizması izah edilmesi çok daha güç bir problem olarak ortada duruyordu. Bu problem, bilgini uzun süre düşündürdü,
hatta ümitsizliğe şevketti; fakat neticede şöyle bir sonuca ulaştı: madem ki herhangi bir türün fertleri arasında belirli bir vasıf bakımından farklılıklar mevcuttur, o halde bazı fertlerin kayrınlması ve diğerlerinin ortadan kaldırılması organik değişikliklere yol açabilir. Bu fikrin doğmasında, evcil hayvanların seleksiyon yolu ile istenilen yönde geliştirilebilmesinin mümkün olduğunun müşahade edilmesi rol oynamıştır. Buna rağmen bilgin selektif kudretin tabiatta nasıl çalıştığını hala bulamıyordu. 1838 yılında Malthus’un
«insan toplumun gıda stokundan daha büyük bir hızla arttığı ve dolayısıyla gelecekte bir hayat kavgasının başlıyabileceği» konusuna değinen eserini okuyunca bu prensibi bütün canlılara uygulamayı düşündü. Neticede canlı varlıkların fiziksel yapılarındaki farklılıkların, değişen çevre şartlarının doğurduğu hayat kavgası sonucu meydana geldiği tezini geliştirdi. Diğer bir değimle, canlılarda rastgele ve şansa bağlı olarak değişmeler meydana gelmekte, belirli şartlar için uygun olacak yönde değişmelere uğrayan fertler hayat kavgası sonunda varlıklarını devam ettirebilmekte, bu değişiklikleri kalıtım yolu ile döllerine geçirmekte idiler; zayıf ve dayanıksız fertler ise uygun olmayan şartlar altında yok olmaktaydılar. Hayat,
iklim ve toprak yapısı daima değiştiğinden canlılardaki değişme, yani evrim de devamlı bir özellik taşımaktaydı. Darvin’den önce bilinen, variyasyon, variyasyonların kalıtımı, selektif yetiştirme ve hayat kavgası gibi unsurlar yukardaki gibi sentezlenerek, sonradan «Darwinism» ismini alan «Evrim Teorisi» kurulmuş oldu.
Darvin teorisini geliştirdikten sonra da yalnızlık hayatını sürdürdü ve Charles Lyell ve Joseph Hooher isimli iki biyolog arkadaşı hariç, buluşundan kimseye bahsetmedi. Dönüşünü izleyen 22 yıl içinde önemli bir yayın da yapmadı. Notlarını çok olumlu bir kitap içinde toplamak istiyordu. Eksik bir eserin doğuracağı fırtınayı göze alamıyordu. Dostu Lycll, çalışmalarını yayınlamadığı taktirde başka birisinin kendisine öncelik kazanabileceğini söylediyse de kitabın yayınlanması gene gecikti. Nitekim iki yıl sonra (1858) Lyell’in endişesi doğru çıktı. Alfred Russel Wallace isimli oldukça genç bir tabiatçı, mevcut türlerin, basit hayat formlarının evrimi sonunda meydana geldiği şeklinde, Darvin’inkinin çok benzeri olan bir
teori geliştirdi ve çalışmalarını kritiğini yapması için Darvin’e gönderdi. 20 yılını verdiği rüyasının bir sır olmaktan çıktığını gören Darvin çok sarsılmıştı. Genç bir bilgin bu konuda kendisinden öne geçiyor, buna karşı doğru ve ahlaki olanı yapmak istiyen Darvin çok güç bir durumda bulunuyordu, önce Wallace’m lehine sahneden çekilmeyi düşündü. iyi bir
talih eseri olarak Lyell ve Hooher, Darwin’in çalışmasının bir özetinin de Wallace’inki ile birlikte Linneaeus Cemiyetinin toplantısında takdim edilmesini sağladılar. Böylece teori iki bilgin tarafından ayni zamanda yayınlanmış oldu.
Bir yıl sonra Darvin görüşlerini daha geniş bir şekilde «Türlerin Orijini» isimli kitapta topladı ve kitabın ilk baskısı bir gün içinde satıldı. Kitap, dinsel ve bilimsel tartışmalara yol açmakla beraber, bilim adamları ve halkın büyük bir kısmı tarafından kolay bir kabul gördü. Wallace
ise en az Darvin kadar cömert kalpli olduğunu göstererek teori için Darvinism
ismini ileri sürdü ve kendi payının derecesini «yirmi yıla karşılık bir hafta» şek-
linde ifade etti. 1831 yılında Güney Amerika yolculuğuna çıkarken denizlerin korkunçluğu onu yıldırmamıştı. 1882 de ebedi yolculuğuna çıkarken de gururla «ölümden bir
nebze olsun korkmuyorum diyordu.

avatar
  Subscribe  
Bildir