[Cerrah] Alexis CARREL biyografisi (1873-1944)

0
15

Alexis carrel kimdir?
Damarların dikilmesi, kan nakli ve organ değiştirme üzerindeki çalışmalarıyla tanınır.
Bir dokuma tüccarının oğlu olarak doğan Carrel, daha beş yaşındayken babasını kaybetti. Babasının bıraktıklarını iyi yöneten ve cesaretini kaybetmeyen annesi sayesinde okulları bir bir bitirerek henüz 17 yaşındayken hekim oldu.

Çevresinde çok kısa sürede eli işe yatkın bir cerrah olarak tanındı, öğrenciliği sırasında, Fransa Cumhurbaşkanı Carnot’ya (Fizikçi Sadi Carnot’nun yeğeni) suikast yapıldığını ve atardamarlardan birinin ciddi biçimde parçalanması ve o zamanlar damar dikişinin bilinmemesi yüzünden başkanın yaşamını yitirdiği söylentilerini hemen her gün dinliyordu. Cerrah olduktan sonra da unutamadığı bu olay, onu bir benzetme yapmaya zorladı ve yaraların dikilmesi gibi damarların da onarılacağı düşüncesine vardı.

Yapılan damar dikişlerinde kan pıhtılaşması damarı tıkıyor, ameliyat sonrası kanamalar oluyor ve dikiş sonrası büzülmeler görülüyordu. Yaptığı çalışmalar sonucu, damar birbirinden eşit uzaklıkta üç noktadan gerilir ve oluşan üçgenin kenarları parafine batırılmış ipek iplikle dikilirse, bu sakıncaların belirmeyeceğini gördü.

Fakat Fransa’daki tıp çevreleri bu genç cerrahın yaklaşımına İnanmıyor ve ilgi göstermiyordu. Bunun üzerine Carrel, yönetiminin övgü ile karşılandığı Kanada’ya geçti, bir süre sonra da Amerika’ya gitti. Buradaki çalışmaları, kesilen damar parçalarının fizyolojik eriyikler içinde saklanıp aylar sonraki ameliyatlarda bile kullanılabileceğini gösteriyordu. Cerrahlıktaki bu yeni dönem Carrel’i cesaretlendiriyor ve ilk organ nakli denemelerine girişıyordu. Aşıladığı doku ve organlarda kanama ve pıhtılaşmayı (tromboz) önledi ve yaptığı böbrek nakillerinde yüzde yetmiş başarılı oldu.

Organ nakillerinde temel sorun gereken organın gerektiği zaman bulunmamasıydı. Bu olanaksızlığı gören Carrel çözüm olarak organları uzun süre canlı tutabilme yöntemleri üzerinde çalışıyordu. Civciv cenininden aldığı kalp dokusunu vücut dışında uzun yıllar canlı tutabiliyor, bundan cesaret alarak, Atlantiği uçakla ilk aşan mühendis pilot Lindbergh ile bir-dokuları besleyecek mekanik bir pompa üzerinde çalışıyordu (perfozyon pompası). Bu, bugün kullanılan yapay kalbin ilk denemesi oldu.

İlk çalışmaları tıp çevrelerinde oldukça erken kabul gören Carrel. 1912 yılında Nobel Tıp ve Fizyoloji ödülü İle onurlandırıldı.

Fransız asıllı olması sonucu Birinci Dünya Savaşı sırasında orduya katıldı. Sodyum Hipoldorit adlı mikrop öldürücü enyiği bularak sayısız yaralı askerin yaşamını kurtardı. Bundan sonra yeniden Amerika’ya dönüp çalışmalarını sürdürdü. Bu arada kendi dünya görüşünü yansıtan “insan Denen Meçhul (Man, The Unknown)’ adlı kitabıyla milyonlara öğütler veriyor, yazar olarak adı hekimliğinden daha çok yaygınlaşıyordu. Devletlerin ancak seçkin çevrelerce yönetilmesi gerektiğini savunan Carrel, demokratik çevrelerce kabul edilmedi.
ikinci Dünya Savaşında yeniden Fransız ordüsünda yer aldı, Almanlarla işbirliği yaptığı söylenen Vichy Hükümeti adına çalıştığı öne sürülüp. Fransa’nın kurtuluşundan sonra beklenmedik bir biçimde yerildi. Bu, Fransa’yı hiç unutmamış Carret’e ağır geldi ve birkaç ay sonra da yaşamını yitirdi.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz