Bilim nedir, neden önemlidir? Bilim neden gereklidir? işte cevaplar…

0
7

Gözlem ve ölçümlerden oluşan metodoloji (yöntem bilimi), evrenle ilgili sonuçlara varmada çağların bütün bilgelerinin sezgiye dayanan kehanetlerinden çok daha güvenilebilir bir kılavuzdur. Bilgeler yalnız “İnan” emrini verebilirler.

Gerek evren ve gerek onun herhangi önemli bir parçası hakkında elde edilebilen genel sonuçların sayısı umumiyetle sınırlıdır, dünyanın geçmişteki ve bugünkü bilgeleri de (gözleri kapalı, fakat sezgilerini işleterek) bunların her birine bir kehanette bulunmuşlardır.

Bunun neticesi olarak bilim adamları herhangi bir konu hakkında bilimsel bir sonuca vardılar mı, onların ya Doğu Kurgusunda, ya Kelt Mitolojisinde, ya Afrika Folklorunda ya da Eski Yunan Felsefesinde ona benzer gibi görünen bir şeyle karşılaşmaları daima olasıdır.

Boşa Giden Bir Uğraş mı ?
Bunlarla uğraşıp kıyaslamalar yaparken sonunda bilim adamları bu akıllı Doğulu (Keltli, Afrikalı, Yunanlı) Bilgelerin neler bildiklerini meydana çıkarmak için boş yere değerli para ve emekler harcarlar.
örneğin evrenin çok uzun bir zaman süresinde açık ve kesin olarak başından geçen Uç şey olmuş olması olasıdır:
• Belki genellikle evren hiç değişmemiştir ve bundan dolayı da ne bir başlangıcı ne de bir
sonu vardır.
• Belki evren sürekli olarak değişmektedir ve bu değişme yalnız bir doğrultuda olmaktadır. Bunun sonucu olarak da kesin bir başlangıcı ve değişik bir sonu vardır.
• Belki evren devresel olarak ileri geri değişmektedir, bundan dolayı da başlangıçta son bulur ve tekrar yeniden başlar.

Sezgi yoluyla evrenin sırlarına bir cevap bulmaya çalışan bütün bilgeler, bu üç seçenekten birini ortaya atmış olmalıdırlar. Ve her şey aynı olduğuna göre onların bilimin sonunda bu hususta meydana çıkardığı sonuçları bulmuş olmaları için üste bir şansları vardır.

Şimdilik bilim adamları ikinci seçeneği kabul etme eğilimindedirler. Evrenin büyük bir patlama (big bang) ile başlamış olması olasıdır ve sonsuz genişleme ve azami entropi içinde son bulmak üzere giderek değişmektedir. (Kara deliklerle veya kara delikler olmadan).
Eğer Bibel (Kutsal Kitap)’ın ilgili ayetleri ele alınır ve yeteri derecede bir beceri ile bugünkü dile çevrilirse, siz de Bibel’in aynı şeyleri söylediğini doğrulayacaksınız.

Sizin burada yapacağınız şey, örneğin “ışık olsun!” “Big Bang”in toleojik bir çevirisinden başka bir şey olmadığını ve bundan sonra gelen “altı günün” 15 milyar yıldan pek farklı olmadığını kabul etmektir. Böylece siz de en son astronomik kuramların Kutsal Kitap’taki “Genesis + Yaradılış”) desteklediklerini serbestçe söyleyebilirsiniz.

önemli Olan Sistemdir
Bununla beraber bilimin değerini niteleyen onun vardığı o özel sonuçlar değildir. Onlar sayıları bakımından keskin bir surette sınırlanmıştır ve “tahminler” yarış pistinde bulacağınızdan sizi daha “doğru” yanıtlara götürebilir.

Bilimin değerini niteleyen methodolojidir, bu, onun sonuçlara varmasını sağlamak için kullandığı sistemdir.

Yüz bilge, istedikleri kadar bilgece konuşsunlar, hiç bir zaman “İnan!” emrinden daha inandırıcı bir şey söyleyemezler. Yüz bilgenin her birine inanacak insanlar bulunabileceğinden bu yüzden doktrinlerin (öğretilerin = akidelerin) her noktası üzerinde sonsuz kavgalar, savaşlar çıkar ve insanlar sevgi adı altında bütün kuvvetleriyle birbirinden nefret ederler ve barış, huzur adına da birbirlerini öldürürler öte yandan bilim adamları, gözlem ve ölçümlerle işe başlarlar ve bulgularını bunların sayesinde sonuçlar ve kanıtlarlar. Onlar ne yaparlarsa açıkta yaparlar ve hiç bir şeyi, gözlemler ve ölçümler birçok kez tekrarlanmadıktan sonra kabul etmezler.

Hatta kabulleri bile ileride daha iyi gözlemler ve ölçümler yapıncaya kadar geçicidir, kesin değildir. İlk aşamalardaki tartışmalara rağmen sonunda genel bir anlaşmaya varılır.

Neticede bilimde önemli olan onun şu anda (ve geçici) olarak bir büyük patlamanın var olmuş olduğunu kabul etmiş olması değildir; önemli olan bilim adamlarını ona doğru götüren uzun bir araştırma zinciridir ki bu da izotropik radyo dalgalarının yardımıile yapılan gözlemler ve bunların o sonucu desteklemiş olmasıdır.

Araştırma Zinciri
önemli olan bilimin evrenin, görünüşte sonsuz bir genişleme yoluyla sürekli olarak değişmekte olduğunu şu anda (ve geçici) olarak kabul etmiş olması değildir; önemli olan bu sonuca bizi götüren galaktik spektrumlardaki kırmızının yerini değiştirmesinin gözlemine giden uzun araştırma zinciridir.

Şimdi bana sakın, o akıllı Doğuluların (Keklerin, Afrikalıların, Yunanlıların veya hatta Bibel) bilgelerinin büyük patlamaya benzeyen ya da sonsuz genişlemeyi andıran bir şey söylemiş olduklarından söz edeyim demeyin. Bunların hepsi boş kurgudur.

Bana bu bilgelerin nerede izotropik radyo dalgaları üzerinde, ya da galaktik spektrumlarda kırmızının yer değiştirmesi konusunda çalışmış olduğunu gösterebilir misiniz? Yalnız onlar boş iddialardan fazla bu sonuçları destekleyebilirler. Tabi ki böyle bir şey gösteremezsiniz. Tek başına dimdik ayakta duran bilimdir.

Yazar: Dr. İsaac ASİMOV

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir