Balıkların senfonisi

0
22

Büroda zorlu bir gün geçirdiniz. Akşam saatlerinin kalabalık trafiğiyle de savaştıktan sonra, sinirleriniz iyice yıprandı. Eve geliyorsunuz, ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz ve müzik setinizin düğmesini çeviriyorsunuz. Kendinizi iç çekerek divana bırakırken, balıkların yumuşak ezgilerine doğru açılıyorsunuz.
Bu size garip gelebilir, fakat Monterey Bay Akvaryumu’nda çalışan, uzman (aquarist) Mark Ferguson, müzik setiniz onunki gibi donatıldığında, bir elektrik balığı orkestrasının günlerinizi renklendireceğinden söz ediyor. Ferguson’un şarkı söyleyen balıklar düşüncesi, beklenmedik, basit bir buluştan kaynaklanıyor.
Ferguson,yedi yıl önce San Diego’da bulunan Scripps Oşinografi (Ana deniz bilim) Enstitüsü’nün akvaryumunda çalışırken, çevredeki araştırma laboratuvarlarından birini ziyaret etti Orada bir çevre bilimci, zayıf elektrik sinyallerini izleyerek birtakım küçük tatlı su elektrik balıklarının davranışlarını anlamaya çalışıyordu. Her balığın kuyruğunda bulunan organlar, yine balıkların kafalarında yer alan özelleşmiş duyu organlan tarafından algılanabilen bir elektrik alanı yaratır. Bu elektrik alanı bir kısa mesafe radarı gibi işlev görerek, balığın, yiyeceğin bulunduğu yen belirlemesini ve yaşadığı karanlık sularda karşısına çıkabilecek engellerden kaçına bilmesini sağlar.
Billmadamı çalışmasında, elektrik sinyallerini sese dönüştürmek İçin, basit bir EAS sistemi (elektrot-amplifikatör-spiker sistemi) kullanıyordu. Elektrot balıkların bulunduğu su tankına batırıldığında. Ferguson duyduğu sesten çok etkilendi ve bunun ilk kez duyduğu bir melodi olduğunu söyledi.
Bu olay, uzun süreden beri akvaryumlar, müzik ve elektronikle ilgilenen Ferguson’u kusursuz bir bileşime götürdü. Elektronik bilgisini daha etkili elektrotlar ve yükseltici sistemler düzenlemek için kullandı. Uyumlu bir orkestra yaratmak çabasıyla, farklı düzenlemeler deneyerek, akvaryumundaki koleksiyona birkaç elektrik balığı türü ekledi. Çok geçmeden de, San Diego’daki Kaliforniya Üniversitesi’ nin Müzik Deneyleri Merkezi nde bir konser verdi.
Ferguson, müziğinde daha büyük bir çeşitlilik ve yaratıcı boyutlar arayarak, olabildiğince fazla sayıda elektrik balığı türünü dinlemeyi sürdürüyor. Şimdiden hem eski, hem yeni dünyada var olan birkaç tipin varlığı bilınıyor. İssız tropikal alanlarda ise, düzinelerce keşfedilmemiş türün yaşadığı sanılıyor Ferguson, her tür kendine özgü frekansım yaydığına göre, yaratılabilecek çeşitliliğin neredeyse sonsuz sayıda olduğunu öne sürüyor.
Bu müzik, dinlemenin verdiği zevkin yanında, söz konusşu akvaryumda yer alan balıkların aralarındaki etkileşimlerin de anlaşılabilmesi için ipuçları veriyor. Birbirlerinin elektrik alanına girmemek için, her balık kendi frekansını incelikle yükseltip alçaltabiliyor. Sonuç; usta tempo ve armonilerle, neredeyse hipnotize edici nitelikte oluşturulmuş zengin bir ses örgüsü
Son zamanlarda yapılan bir deney de. ilerisi için beklenmedik kazançlar sağladı Ferguson ve Scripss’ten meslektaşı Walter Heiligenberg, A.B.D.’de ilk kez yapay bir tropik orman ortamı yaratarak-bu ortam, tank içindeki su düzeyinin rastgele değiştirilmesi, yüzeyde yağmur damlaları taklidi ve suyun mineral-tuz seviyelerinin ayarlanmasıyla oluşturuldu-“knifeftsh” adlı bir cins balığın bazı türlerini çiftleştirmeyi başardılar. Ferguson, balıkların elektrik alanlarını aralarındaki iletişimde kullandıklarını çoktandır biliyordu, fakat çiftleşme sırasında çıkarılan dalgaların farklı nitelikte olduklarını keşfedince sevindi. Bu seslerin, insanı kendinden geçirecek kadar harikulade olduğunu söylüyor.

Science 85’den

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz