Atatürk ve Müzik devrimi, Atatürk’ün müzik ve güzel sanatlar hakkındaki görüşü.

0
101

Atatürk devrimlerinin temel kaynağı olan Batı uygarlığı, hür düşünceye ve müsbet ilme dayanır. Bu uygarlık düzeni içinde onun vazgeçilmez unsurlarından biri olan Güzel Sanatların, bu arada Müziğin, müstesna bir yeri ve değeri vardır. Bilindiği gibi Güzel Sanatlar uygarlıkların bölünmez ayrılmaz unsurlarından biri, belki de birincisidir. Büyük Atatürk, Türk Ulusuna devrimleriyle Batı uygarlığı yolunu açar ve “Milletimizi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız”, derken, bu uygarlığı bölünmez bir bütün olarak düşünmüş ve eksiksiz olarak bütün unsurlarıyla bu çemberin içinde yer almamız gerektiğini belirtmiştir. Uygarlıklar, bir anlamda bir metotlar bütünüdür. Her uygarlığın bünyesinde, kendine özgü bir yaşama metodu vardır. Bu bakımdandır ki, kendisini meydana getiren çeşitli unsurlardan başlı başına bir bütün teşkil eden Batı uygarlığına girerken, onu her alanda, toplum hayatımızı bütünüyle kapsayan bir metotlar manzumesi olarak almak ve toplum hayatımızın her yönünde uygulamak gerektiğine, Büyük Atatürk isabetle parmak basmıştır. İşte topluca Atatürk devrimleri dediğimiz ve birbiri arkasından gelerek toplum hayatımızı yeni bir düzene yönelten hareketler, bu genel anlayışın bir tabi sonucudur.

Güzel Sanatların insan yaşayışı üzerindeki önemli etkisini çok iyi bilen ve bunu “Sanatsız bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözleriyle en güzel şekilde dile getiren büyük insan, katıldığımız Batı uygarlığı topluluğuna bu alanda da ayak uydurmamız gerektiğine yürekten inanmıştı. Gerçekten, insanlığın sevgilerinin, ıstıraplarının, erdemlerinin, özetle, insan olarak insanca yaşamanın bütün belirgin unsurlarının dile getirilmesi demek olan ve bir anlamda adeta insanı yeniden yaratma gücüne sahip bulunan güzel sanatlarda da, katıldığımız Batı uygarlığının değer ölçülerine bağlamanın zorunlu olduğunda şüphe yoktu. Hele tesir alanı bakımından bunların en önemlilerinden biri olan müzikte, Batı’ya dönmek şarttı. Türk toplum hayatına yeni bir yön veren, onu yeni bir yaşama düzenine kavuşturan Büyük Atatürk bu anlayışladır ki, doğacak modern Türk Müziğinin bir temel kaynağa muhtaç olduğunu düşünmüş ve onun beslenip gelişmesi için Devlet Konservatuvarının kurulmasını sağlamıştır. Bugün, onun emriyle kurulan bu sanat ocağından ve diğer kaynaklardan yetişen değerli müzisyenlerimiz ve zengin bir maziye sahip bulunan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının gösterdiği öğülmeye değer üstün çabalarla, modern Türk müziği günden güne gelişip serpilmekte, varlığını ve değerini bütün gerçek sanat çevrelerine kabul ettirmektedir. Bu vesile ile manevi huzurunda bir kere daha saygı ile eğilmeyi milli bir görev saydığım Büyük Atatürk’ün, ülküsünün ve devrimlerinin bu alanda en canlı ve en etkili birer elçisi olarak, dünya sanat çevrelerinde Türk’ün müzik sanatındaki yaratıcı dehasının birer sembolü halinde gönüller fetheden genç Atatürk sanatçılarını ve özellikle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının değerli mensuplarını saygı ile selamlarım.

OPUS + FİLARMONİ’den 1971

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz