Aşırı kahve tüketiminin zararları ve kahvenin insan üzerindeki etkileri.

0
29

Kahvenin faydaları ve zararları nelerdir?
Batılılar ruhsal durumlarını düzeltmek için geleneksel olarak üç ilacı, alkol, nikotin, ve kafeini kullanmışlardır. Ancak, alkol ve sigara içmeye 3 ağlık kuruluşlarınca karşı çıkılmasına karşın, kahve içme alışkanlığı hiç bir zaman benzeri eleştirilere uğramamıştır. Bu belirgin ilgisizliğin nedeni açıktır, çünkü aşırı kahve içiminin o ölçüde fiziksel bir zararı olduğunu gösteren kanıtlar yoktur. Bununla birlikte fazla miktarda kahve alımı anormal bir zihinsel durum-kafeinizm-oluşturabilir, kafein alimının birden kesilmesi de kendine özgü belirtiler ortaya koyacaktır.

Aşırı kahve aliminin kanda lipoproteinlerin fazlalığı, şeker hastalığı, gut hastalığı, mide ve oniki parmak barsağı ülseri, mide ve kalın barsak kanserleri, yüksek kan basıncı, kalp kast infaktüsü, kalp ritim bozuklukları, kalp çarpıntısı ve idrar yolları kanserleri ile birlikte bulundukları görülmüştür. Fazla kahve atımının nikotin alımı ile birlikte lipoprotein düzeylerine ayni yönde etki yapabileceğine ait bazı kanıtların bulunmasına, kalp ritm bozukluklarına eğilimi olan kişilerde kahve alımının kısıtlanmasının akılcı bir tutum olduğunun saptanmasına karşın, yukarıdaki öteki hastalıkların hiç birinin nedeni ile kahve içimenin iligisi kanıtlanamamıştır. Hatta kansere karşı kafeinin koruyucu etkisinin olduğuna ve spermlerin en azından organizma dışında ( = in vitro) hareketliliğini ve dişi yumurtasını delme gücünü artırdığına ait kanıtlar vardır (vb.) Kafeinizm “ankslete nevrozuna“ çok benzeyen bir belirtiler bütündür. Günde 1 gr. dan fazla (yaklaşık 10 büyük fincan Ingiliz kahvesi) kafein alan hastalar, huzursuzluk, sinirlilik, heyecan, baş ağrısı ve kas seylrmelerlnden şikayet ederler. Böyle üç hastayı tarif eden bir yazar, bunlardan günde ortalama 15 fincan kahve içmeye alışmış birinin, hafta sonlarında daha az kahve içtiğinde şiddetli baş ağrısı çektiğini saptamıştır. Bu ağrılar olasılıkla kahve alımına birden kesilmesine bağlıydı ve kafein kapsayan ilaçlarına alınması ile iyileşiyor, ancak aspirin gibi yalnızca ağrı kesici içeren ilaçların alınması ile iyileşmiyordu. Başka araştırıcılar kahve içen ve içmeyen kişilerde kafeine karşı “plasebo” (etkisiz İlaç) kontrollü çift-kör bir deneme yaptılar. Kahve içen kişilere plasebo verildiğinde bunların çok sinirli ve gevşemiş hale geldiklerini, bu huzursuzluk durumunun kafein verilmesi ile iyileştirileblleceğini, böylece hastaların daha az sinirli ve daha huzurlu olduklarını gördüler.

Daha başkaları, bu birden kesilme halini incelemeye çalıştıkları bir denemede, 36 kahve içme alışkanlığı olan öğrencide kahve verilmesi kesildikten 3 ve daha sonraki saatlerde sinirlilik puanlarını ve yüzeyel “elektromyografi (EMG) aktivitelerini” ölçtüler. Kahve alımı kesildikten sonra fazla kahve kullananların (günde yaklaşık 4 fincan) sinirlilik puanlarını ve EMG aktivitelerini, daha az kullananlarınkilere (günde 1 veya 2 fincan) göre daha yüksek buldular. Bu araştırıcılar kahve alımının kesilmesi belirtilerinin alınan kafein miktarına göre farklı olacağını düşündüler; ancak ölçtükleri etkilerin plasebo yerine kafein ile iylleştirileblldiğlnî göstermemeleri onlar için gerçek bir sürpriz oldu.
Bütün bunlar, kahve İçenleri önemli bir düşünce karmaşasına sevkedebllir. Az miktarda kahve içiminin tıpkı az miktardaki alkol alımı gibi vücuda hiç bir zararı yoktur. Kaldı ki, eğer günde 4 fincan kahve içerken birden içememeye başlamak bizi sinirli, huzursuz, uyuşuk ve ruhsal olarak gergin yapacaksa, bu alışkanlığı bırakmak belki de tümden güç olacaktır.

THE LANCET’den

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz