Arılar hakkında bilinmeyen gerçekler

0
286

Bir hayvan toplumunda aşağı sınıflardan bir bireyin daha yükselmek için bir savaşım vermesi, sık rastlanan davranışlardandır. Yabancı bir yuvanın başına geçebilmek için yaban arısı beyleri (arılarda her kovanda bir tane olan ana arıya nedense arı beyi denmektedir) arasında, doğanın en acımasız düellolarından biri olur. Bu düello törensizdir ve daima arıbeylerinden birinin ölümüyle sonuçlanır.

Amerikalı böcek uzmanları (entomolojistler) Robert ve Janice Mathews, hayvanlar dünyasındaki en ileri asalaklık (parazitlik) örneklerinden birini ortaya çıkardılar. Vespula maculifrons ve Vespula squamosa alt-türünden yaban arılarının beyleri arasında yuvayı ele geçirmek için yapılan düello, beylerden birinin ölümüyle sona ermektedir. Bu düello her yıl tekrarlanır, ilkbahar gelince arı beyi uyanır ve uygun bir yer aramaya başlar. Böyle bir yer bulunca küçük bir petek yapar ve petek gözlerinden her birine bir yumurta bırakır. Bu mini petek geleceğin yuvası olacaktır. ilkbahar sonunda yumurtalardan çıkan dişi işçi arılar yuvayı genişletirler. Arı beyi yumurtlamaya devam eder ve arı sayısı giderek artar. Yaz sonunda, dişi işçi arılar daha büyük petek gözleri yapmaya başlar, bu gözler kısır dişi işçi arılar için değil, döl verecek dişiler için yapılmaktadır. Gerçekten de arı-beyi tarafından salgılanan bir madde, dişi işçi arılarda yumurtalık oluşmasını önler. Yumurtalık gelişimi durdurulmamış dişiler, sonbahar başlangıcında erkeklerle beraber olgunlaşırlar. Çiftleşmeler olur ve döllenmiş dişiler, ilkbaharda arı beyi olarak uyanmak üzere uykuya yatarlar. Kışın bütün erkekler ve dişi işçi arılar ölür ve devir tekrarlar.

Böylece her yuvada birçok arı beyi oluşur. Arı-beylerinin hepsi aynı güçte değildirler. Bir bölümü, ilerde büyüyecek ve işçi arıları barındıracak olan küçük yuvayı kuramaz, bunlar kurulmuş hazır yuvaları korsanlık yoluyla ele geçirmek isterler. Ortalama 278 gözlü petekler üzerinde korsanlık savaşı en yoğundur bunun nedeni kuşkusuz bu yuvaların yeteri kadar işçi arı içermesidir. Çok şiddetli bir düello olur, her arı beyi zehirli iğnesiyle diğerini sokmaya çalışır. Bu iğne yalnız bu düello içindir. Diğer arı beylerini öldürerek yuvanın tek hakimi olan arı beyi, bir süre bu beyliğini sürdürür, fakat her arı bir başka arı-beyi gelip onunla düelloya tutuşarak yuvayı ele geçirmek isteyebilir. İşçi arıların davranışı da ilginçtir, bunlar gelen her yeni arı beyine hücum ederler. Bu intiharı andıran bir davranıştır, çünkü arı beyi olmayan bir yuvadaki bütün arılar ölür. Bu çelişkili davranışın da bir nedeni vardır. Arı beyi olmayan yuvalarda dişi işçi arıların yumurtalıkları hızla gelişir ve bunlar yumurtlarlar. Bütün zarkanatlılarda olduğu gibi, bu döllenmemiş yumurtalardan erkekler çıkar. Bu erkekler, geleceğin arı beyleri olacak dişilerle birleşme yaparlar. İşçi arıların gelen arı beyine karşı koymalarının nedeni, onun kendilerini kısırlaştıracak maddeler salgılayabildiğini bilmeleridir. Bir yuva, bir günde üç arı beyi değiştirebilir. Bir arı beyi rakip arıbeylerini öldürüp yuvanın başına geçince, işçi arılar yuvayı büyütmeye devam eder, işçi arılar yuvayı kendi türlerine özgü biçimde yapartar. Böylece örneğin Vespula macuHJrons’lara özgü san ve narin gözler yanında, Vespula Squamasa’ya özgü gri, büyük ve katı hücreler olabilir. Hayvan karakterolojisinde nadir olaylardan biri yaşanır: Bir türün bireylerine bir başka türden bir birey liderlik etmektedir. Benzer olaylar toprak yabanarılarında da görülür (bunların bir türüne ‘‘guguk yabanarısı denmektedir). Durum bir kurt köpeğinin çakallara, bir kazın tavuklara hakim olması gibidir. Hayvanlarda türler arası savaşlar, insanlarda devletler arası savaşlara benzemektedir. insanlarda olduğu gibi yenen taraf, yenilen taraf üzerinde egemenlik kurmaktadır. Kısacası savaş, doğada da vardır; fakat doğanın en akıllı varlığı olan insanın mutlaka bu kurala uyması gerekmez. Yaban arılarına benzedikten sonra insanın insanlığı nerede kalır?

avatar
  Subscribe  
Bildir