Anti madde nedir kısaca, nerede bulunur, ne işe yarar, nasıl oluşur.

0
192

Maddenin temelini oluşturan çok sayıdaki elementer parçacıkların her birinin bir karşıtı vardır. Hatta o temel parçacıklar oluşurken karşıtları ya da eşleri ile birlikte oluşurlar. Örneğin elektron (negatron)-pozitron, proton-antiproton, nötron-anti-nötron birbirlerinin eşleri veya karşıtlarıdır. Bu karşıt parçacıkların da mevcudiyeti ve her parçacık çiftinin birlikte oluşumu deneysel olarak gerçekleştirilmiş, bu konudaki teoriler doğrulanmıştır.
Antimaddenin de bulunabileceği hakkındaki ilk teori kuvantum mekaniğinin babası sayılan Paul Dirac tarafından 1928 yılında ortaya atılmıştır. Dirac’ın bu teorisi, Corl Andersen tarafından 1932 yılında antielektronun (pozitronun) bulunması ile kısmen de olsa doğrulanmıştır.
Nasıl ki enerji, elektrik yükü gibi bazı fiziksel kavramlara “pozitif” veya “negatif” gibi sıfatlandırmalar yapılabiliyorsa, kütle için de “madde” “antimadde” adlandırmaları vardır. Bilindiği gibi. Einstein’in meşhur,

formülünden maddesel kütle bulunur. Buna benzer şekilde antımaddenin de

formülünden bulunması beklenir. Burada hemen belirtilmesi gereken husus, antimadde, ya da anti enerji gibi karşıt kavramların, miktar olarak eşleri ile aynı fakat diğer bütün fiziksel özellikleri itibariyle zıddı birer oluşumlar olduklarıdır. Madde ile antimaddenin ya da enerp ile antienerpin birleşmesi durumunda elde birşey kalmayacağı öngörülmektedir.
Evren, “Big Bang” patlaması ile oluşurken madde ve antimadde hemzaman olarak eşit miktarlarda oluştularsa bunlardan bir kısmının bırleşerek birbirlerini yok ettikleri, geriye kalanların birbirlerinden uzaklarda olmaları nedeniyle yokolmaları düşünülmekte ve bizlerin “madde bölgesinde” olduğumuz varsayılmaktadır. Bu teoriye göre uzayın derinliklerinde bir yerde “antimadde bölgesinin” olabileceği düşünülmektedir. Başka bir varsayım da “Big Bang” patlamasında, maddenin, antimaddeden daha çok oluşmuş olabileceği. Az oluşan antimaddenin çok oluşan maddenin bir kısmı ile birleşıp yok olmuş olabileceği ve geriye bizlerın içinde bulunduğu “artık madde bölgesinin” kaldığı da sanılmaktadır.
Sonuç olarak, antimadde, madde gibi çevremizde bulunmadığı için, onu göremiyor, dokunamıyor, tadamıyor yani gözlemsel olarak henüz “tanımıyoruz”. Ancak fizik teorileri de böyle bir kavramın olabileceğini öngörmektedir. Bu durum sanki, Mendelyefin elementlerin periyodik tablosunu doldururken, özelliklerini, atom numarasını, bildiği halde adını ve kendisini bilemediği, tanımadığı için, tabloda yerini boş bıraktığı elementlerde olduğu gibidir. Bilindiği gibi sonradan bu elementler keşfedilmiş ve simgeleri tablodaki yerlerine konmuştur. Belki birgün insanoğlu antimaddeyi de keşfeder, bulur ve kullanır. Bu konuda araştırmalar vardır.

Kimler Neler Demiş?

Bildir
avatar
wpDiscuz