Antartika kıtası nerde? Antartika kıtası hakkında bilgi.

0
381

Antarktika kıtası, sert iklime, ısıtmayan güneş ışınlarına ve ibretli bir manzaraya sahiptir. Kıta, alan itibariyle Avrupa büyüklüğündedir. Kıta da yerleşik yaşam, ülke ve şehirler yoktur. Yüzde 98’i, ortalama 2000 metre kalınlığındaki buz tabakası altında saklıdır. Buzlar deniz altında 600 metre derinliğe kadar inmektedir.
Bunların toplam hacmi 24 milyon kilometre küptür. Dünyadaki buz mevcudunun % 90’ı bu kıtada bulunmaktadır. Buz kütleleri hareket halinde ve çöldeki kumlar gibi buz zerrecikleri rüzgarda saatte 320 km hızla gidebilmektedir.
Antarktika’da kış aylarında hava sıcaklığı, Mars gezegenindeki gibi -70°C ve altındadır. Birgün önce gemilere geçit veren deniz, birgün sonra birden buz tutup geçit yollarını kapatmış olabilir. Kıta, haziran ve temmuz ayının altı haftası karanlık, bunu takibeden iki haftası yarı aydınlık, sonra ağustos ayında güneş çok daha parlaktır.

Penguenler Antarktika’nın hakimleridir. Sayıları 60 milyon kadardır, kral ve Kraliçe penguen, asil penguenler, alim tepeli ve dizfunli penguenler, eşek ve kava penguenler olmak üzere yedi çeşittirler.

Kalın buz tabakaları altında yeraltı zenginliklerini gizleyen Güney Afrika’nın, Anden ve dağlarındaki petrol ve maden yatakları, transantarktika sıra dağlarının derinliklerine kadar iner. Jeologların taslakları da bu değerli madenleri gösterir. Kıta da petrol haricinde bakır, manganez, altın, platin ve uranyum bulunmaktadır.
Güney Kıtasını ilk olarak haritada Yunanlılar göstermişlerdir. Gökte parlayan yıldızları Arktos ve Ayı olarak belirlemişler ve kutbu Arktik olarak adlandırmışlardır. 1531 yılında Fransız haritacı Orontius, güney kutbunun körfezlerini, fiyortlarını ve dağlarını çizmiştir. 1775 yılında James Cook 71, enleme kadar gelip güney kutbunu dolaşan ilk kişidir. Burada deniz buzulu, soğuk su, buz kütleleri, karla kaplı sarp kayaları ve ada gruplarını, denizde ise, fok balığı, balina ve diğer balıkları görmüştür. Cook’un gerçeği bildirmesine kadar burası hep bit cennet olarak hayal edilmiş; keşfedildikten sonra da kıtada birkaç düzine araştırma istasyonları kurulmuştur. Bugün ise Antarktika, kimileri için hazine adası, kimilerine göre cazip bir sömürge, kimileri içinse dünya cennetidir. Aynı zamanda Kıta, araştırmacıların hayran kaldığı bir açık hava laboratuvarıdır. Coğrafyacılar buraya gelerek yer sarsıntılarını çizip, yer kabuğunun tarihçesini incelemişlerdir. Biyologlar, fok balıklarının albatrosların ve penguenlerin yaşam biçimlerini incelemişlerdir.
Uzun bir aradan sonra, burada yaşayan deniz cevherleri de keşfedilmiştir. 150 çeşit balık haricinde karides ve krill (fok balıkları, balinalar, deniz kuşları ve penguenler için bir besin çeşitidir) bulunmaktadır. Güney kutup denizinden senede yüzbin ton civarında balık yumurtası, balık ve büyük miktarda krill çıkmaktadır.
Antarktika kıtasının keşfinden sonra bazı ülkeler buraraya gelerek Antarktika Antlaşması imzalamışlardır. Bu antlaşma 1991 yılına kadar kıtanın 60 derece güney kısmı için geçerlıdır. Ayrıca burada bulunan madenler hakkında görüşmeler yapmışlar, işlenmemiş araziden nasıl ve ne kadarını serbest bırakacaklarını da kararlaştırmışlardır. Antlaşmada şu noktalar da tespit edilmiştir. Bu kıta sadece iyi amaçlar için kullanılacaktır. Atom denemelerinin ve radyoaktif çöplerin buraya atılması yasaktır. Dünyadaki bütün araştırmacılar karşılıklı olarak birbirlerinin projelerini programlarını ve gözlemlerini inceleyebilecek ve sonuçları birbirleri ile değiştirebileceklerdir. Oysa buğun kıtada madenlerin özellikle petrolün de bilinmesinden sonra durum değişmiş, bazı ülkeler bu antlaşmayı hiçe sayarak birtakım girişimlerde bulunmuşlardır. Örneğin Arjantin, kıtadaki “Esperanza Üssü”nde hakkı olduğunu, bu sebeple de burada bir banka şubesi açarak medeniyet için ilk ana taşı koyduğunu savunmuş; Çin devleti ise buraya aileler yerleştirmiştir. Halbuki her iki ülkenin de antlaşmada imzası vardır.

TABAKA BUZDAĞLARI
Karadan kopan büyük tabakalar halindeki buz dağları, haftalar boyunca güneşin ve deniz suyunun kemirmesine rağmen, Antarktika denizinin kuzey yönünde sürüklenmektedir.
Büyük bir buzdağı kenarından kopan 6500 km’lik bir buz kütlesi karadan denize sürüklenmektedir.

Bugüne kadar Antarktika Antlaşması’na on sekiz ülke katılmıştır. Bunlar danışman devletlerdir ve ülkede araştırma yapabilirler. Bunlar içinde Almanya, Belçika, Brezilya, Fransa, Hindistan, Japonya, Güney Afrika, Rusya, Amerika ve Polonya da vardır. Fakat antlaşmaya dahil olmayan daha birçok ülke, bölgede hak iddia etmektedir. Bu sebeple endüstri devletlerinin bölgeyi aralarında paylaşmalarından endişe edilmektedir.
Çevre koruma organizasyonlarından “Greenpeace”, 1986 kışında ilk bağımsız araştırma ve kışın konaklama istasyonunu kurmuştur. Bu istasyon dörder kişilik kamplar olarak düzenlenmiştir. Amerikan istasyonu “Mc Murdo”dan 50 km uzaklıktadır.
“Greenpeace”, Antarktika’yı ‘Dünya Parkı” olarak ilan etmiş, doğasının aynen kalması için de bir takım girişimlerde bulunmuştur. Örneğin, buradaki hayvanların korunması, hammaddenin çıkarılması ve hammaddeyi işletmek için o ülkelere izin verilmemesi gibi.
Çevre korumacılarına göre bu kıtadan buzdan başka bir şey kullanılmamalıdır. 38 milyon senelik kıtanın sarsılmadan tutulması için doğa barışı ile buraya bir şans verilmelidir.

Antartika kıtası ülkeleri ve başkentleri

avatar
  Subscribe  
Bildir