Anestezi nasıl bulunmuştur? Anestezinin Keşfi ve tarihsel gelişimi.

0
10

Tıp biliminde yapılmış bütün keşifler arasında anestezinin keşfi en önemlisidir. Anestezinin keşfinden önce cerrahi korkunç bir haldeydi. Ameliyatlar hastalar için bir cehennem, cerrahlar için de bir günah çıkarma işlemi sayılabilecek kadar dehşet verici şeylerdi. Koğuşlarda ameliyat olmayı bekleyenler, ameliyat salonlarından yükselen korku dolu çığlıktan işittikçe paniğe kapılırlardı.

O zamanlar ameliyat edilenlerde mortalite’nin (ölüm oranının) çok yüksek oluşu ve ameliyatların dehşet saçması sebebiyle en tanınmış tıp adamları bile ameliyattan kaçınmayı tercih ediyorlardı. Gerçekte, Avrupa’da asırlar boyu birçok önemli ameliyattan gezici şarlatanlar yapmıştır, İngiltere’de ise berber cerrahlar ameliyat yapmakta iken doktor hastanın yanında ayakta durur ve boş yere hastanın ağrısını dindirmeye uğraşırdı.
Tıbbın ilk zamanlarından beri doktorlar bir gün ağrıya galebe çalmayı ve böylelikle ameliyatları ölüm ve ağrıya karşı girişilmiş delice bir yarış gibi değil de sakin bir şekilde ve ustalıkla yapmayı ümit ediyorlardı. Gwathmey şöyle diyor : «Gerçekle, hayalle ve olaylarla dolup taşan kutsal, mitolojik veya laik edebiyat göstermektedir ki insanoğlu ilk zamanlardan beri ağrıyı dindirebilmek için bilinci körleştirmek yollarını aramıştır. Bu sırada birçok değişik metot ve maddelere başvurulmuştur. Çeşitli maddelerin dumanının solunması, acayip sihirli kelimelerle üfürükçülük, vücudun içine veya yüzeyine uygulanan ilaçlar ve birçok tuhaf posyon’lar (içilecek ilaç), önemli kan damarları ve sinirler üzerinde baskı yapmak, manyetizma ve mesmerism (hipnotizma), anestezi’nin gelişmesinde kendilerine düşen evrimsel rolü oynamışlardır».

Mandragora (adamotu veya kankurutan) Roma’lılar ve Yunanlı’larca asırlarca
uyku getirmek için kullanılmıştır, Asyalılar ağrıyı azaltmak için esrardan faydalanmışlardır. Daha sonra ağrı için afyon ve baldıran verilmiştir.

Bilimsel anesteziye giden yolu 18, asrın sonlarında kimyasal olarak hidrojen, nitrojen, oksijen ve nitröz oksit’in keşfedilmesi açmıştır. 1800 yıllarında Sir Humphrey Davy «nitröz oksit ağrıyı ortadan kaldırdığına göre ameliyatlarda kullanılabilir» demişti, bundan 25 sene sonra Hick-man nitröz oksit vererek uyuttuğu tavşanlar üzerinde didişmeye lüzum kalmadan, birçok başarılı ameliyat yaptı. Fakat bu gösterilerle ilgilenen çıkmadı ve cerrahın rolünü oynadığı tiyatro bir işkence odası olmakta devam etti.

Fakat tıp mesleğinin önemsemediği nitröz oksit ve eter halk arasında tutunmuş olup aşırı neşelenmeye yarayan bir vasıta olarak kullanılıyordu. Gezici konferansçılar oradan oraya dolaşarak kimyanın harikaları üzerinde konuşmakta idi. Bunlar toplantılarını daha da ilginç yapmak için gençlere eter koklatıyorlar ve bu gençler bilinçsiz bir halde sahnede maskaralıklar yaparken seyirciler de kahkahadan kırılıyorlardı.

Bu ilaçlar hakkındaki bilgi en uzak taşra köylerine kadar erişti. Bu köylerden birinde, Georgia’nın demir yolundan millerce uzakta bulunan Jefferson köyünde, Crawford W. Long doktorluk yapmaktaydı. Pennsylvania Üniversitesinden yeni mezun olan Long bu ilaçların aşın neşe verici özelliklerini biliyordu ve 1841 – 42 kışında «eter afacanlığını denemek için sık sık muayenehanesinde toplanan gençlere eter temin etmekteydi. Hikayeyi onun ağzından dinleyelim : «Eter’in etkilerinden o derece memnun kalmışlardı ki onu daha sonra da sık sık kullandılar ve diğerlerini de etere alıştırdılar, eter koklamak memlekette derhal moda halını aldı.

Birçok kereler neşe verici özelliğinden faydalanmak için eler kokladım, eteri soluduktan kısa bir süre sonra vücudumda sebebini izah edemediğim morluklar veya ağrılı noktalar görürdüm, sonraları bunların eter etkisi altında iken şuraya buraya çarpmamdan ileri geldiklerini anladım. Şunun da farkına vardım ki eter koklamış arkadaşlarım, anestezi etkisi altında bulunmayanlarda ağrıya sebep olacak şiddette darbe veya düşmelere maruz kalıyorlar, fakat sorulduğunda hepsi bu gibi kazalardan sonra en ufak bir ağrı bile duymadıklarını belirtiyorlardı. Bu gözlemlerden eter solumanın anestezi yaptığı ve bu bakımdan eter’in ameliyatlarda bayıltmak için kullanılabileceği sonucuna vardım.
Eter’le bayıltarak ameliyat ettiğim ilk hasta James M. Venable idi. Mr. Venable’a eter bir havlu üzerine dökülerek koklatılmıştı ve tam eter’in etkisi altında iken boynundan bir tümör çıkarmıştım. Hasta ameliyatın devamında eter koklamaya devam etmişti, ameliyatın sona erdiği kendisine bildirildi, fakat o çıkarılan tümör kendisine gösterilinceye kadar buna inanmadı. Ameliyat sırasında hastanın ağrı hissettiğine dair hiçbir belirti yoktu ve ameliyat bittikten sonra hasta en ufak bir ağrı duymamış olduğunu belirtti. Bu ameliyat 30 Mart, 1842 de yapılmıştı».

Böylecc tıp tarihinde ilk defa olarak bir hasta ağrı duymadan, ameliyat edilmiş oluyordu. Long hemen matbaa’ya koşmadı, fakat son derece titiz bir bilim adamı gibi sessizce çalışmasına devam ederek aynı hastadan birkaç hafta sonra bir diğer tümör çıkardı ve Temmuz’da tam eter anestezi si altında bir diğerinin ayak parmağını kesti. Cerrahide bir çığır açacağını anladığı bu keşfi yayınlamak için uygun zamanı, yani büyük bir ameliyatı bekliyor, bu arada da eter’le ameliyatlarına devam ediyordu.

1896 da tesadüfen Mrs. Fanny Long Taylor’la tanıştım, bana babasının anestezi’yi keşfettiğini söyleyince şaşırdım. Bense anestezi’yi keşfedenin, o sıralar Boston’da şerefine büyük bir kutlama töreni hazırlanmakta olan Morton olduğunu sanıyordum. Dr. Long’un bu keşfine ait doküman lan bana delil olarak gösterebileceğini söyleyince ürperdim; birkaç gun sonra Dr. Long’un zamanla sararmış kağıtlarını, vak’a hikayelerini, muhasebe defterlerini, Georgia üniversitesi prolesürlerinden, kendi kasabasındaki ve Georgia’nın diğer yerlerindeki hasta ve doktorlardan aldığı imzalı kağıtları inceliyordum, bunların hepsi de şüphe götürmez bir şekilde bu keşfi ilk önce onun yaptığına işaret ediyordu.

Jacksun ve Morton 1846’da bu keşfi kendilerinin birlikte yaptığını iddia ettiler. Morton bu fikri Jackson’dan aldığını kabul ediyordu. Bundan sonra Yecils 1844 de nıtröz oksid kullanmış olduğu iddiası ile ortaya atıldı. Daha sonra Morton ve Jackson keşif iddialarından vazgeçtiler; Long’un iddialarını işiten Dr Jackson Georgia’va giderek onu ziyaret etti ve gerçeği araştırdı, daha sonra Boston Tıp ve Cerrahi Mecrıuast’na cömertçe uzun bir mektup yazarak Dr. Long’un iddialarında haklı olduğunu ayrıntıları ile açıkladı.

Bundan sonraki birkaç yıl Kongre’nin anestezi’yi keşfedene vereceği mükafata hak iddia eden New England’lı rakip kaşifler arasındaki acıklı bir çekişme ve anlaşmazlık içinde geçti. Dr. Long bu çekişmeye katılmadı, fakat Georgia senatörü Dawson’un Dr. Long’un dokümanlarını Kongre’ye takdim etmesi üzerine Morton’a 100.000 dolar verilmesini öngören tasarı derhal geri alındı.

Fakat ancak Massachussets Genci Hastahanesi’nde 1846 Ekim’inde Morton tarafından birçok hasta üzerinde denendikten sonradır ki eter cerrahide geniş ölçüde kullanılmaya başlamıştır, bunu kimse inkar edemez. Bu çığır açan keşifte herkese yetecek kadar büyük şeref vardır. Long’un gerçekten dostu olanların Morton ve cerrah arkadaşlarının, anestezi’nin Boston’dan dünyaya yayılması yolundaki büyük gayretlerini küçük göstermeye kalkışmaları beklenemez.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir